T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:06/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:06/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili davacı ... Ltd. Şti.'nin davalı ... A.Ş.'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde senet verdiğini, dava konusu olan davacı ... keşideli, lehtarı davacı ... Ltd. Şti. olan 16.10.2015 tanzim tarihli, 27.04.2016 vade tarihli 80.000,00-TL bedelli senedin de bu amaçla avans olarak verildiğini ve davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, bu çekin ödeme amaçlı verilen çek olmadığını, davalı şirketin müvekkili şirkete, bu çeke istinaden iplik göndermesi gerekir iken göndermediğini, çeki de iade etmediklerini, bu hali ile dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, kaldı ki davalı şirketlerin hali hazırda iflas erteleme talebinde bulunduğunun öğrenildiğini, davalı şirketin iplik teslim edemeyeceğini ancak senedi iade edeceğini beyan ettiğini, ancak senet vadesi gelmesine rağmen senedi iade etmediğini, dava konusu senetin lehtar şirket tarafından tahsil amaçlı davalı bankaya verildiğini, davalı banka müvekkilinin bu çekten dolayı borçlu olmadığını bilen durumda olduğunu, davalı bankanın meşru hamil de olmadığını, dava konusu senet avans olarak verilmiş ancak karşılığı mal teslim edilmemiş olması sebebi ile bedelsiz kaldığını beyanla müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... San. Tic. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya davalılarından Müflis ... San. Tic. A.Ş. hakkında 26/10/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, müflis şirket ... San. Tic. A.Ş.'nin 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunmuş olup Mahkemece 12/04/2016 tarihinde şirkete kayyım olarak Avukat ..., Tekstil Mühendisi ... ve SMMM ...'nin atandığını, Mahkemece verilen bu atama kararının da 17/05/2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, artık müflis şirket yetkililerince verilen "ipliklerin teslim edilmeyeceği ancak çeklerin iade edileceği" yönündeki beyanlarının da bir geçerliliği olmadığını, müflis ... San. Tic. A.Ş.'nin 2016 yılının Nisan ayında iflas erteleme talebinde bulunmasının ardından şirket yetkililerinin FETÖ/PYD'ye yönelik soruşturma kapsamında tutuklanması talep edilmiş olup yargılamalarının devam ettiğini, şirketlerin ise bir yandan iflasına karar verilmiş öte yandan yönetim ve denetiminin TMSF’ye devredildiğini, huzurdaki davanın iflastan önce açılmış olmakla gerek iflas idaresi gerekse de müflis şirketin işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen tarafın, mahkeme masraflarından sorumlu tutulmasınında mümkün olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Bankası vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili bankanın yasal takip müşterilerinden olan diğer davalı ... şirketi tarafından bedeli tahsil edilerek kredi borcundan düşülmesi için müvekkili bankaya verildiğini, fona devredilen müvekkili bankanın kapatılan eski Denizli Şubesi ile değer davalı ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen diğer davalı şirkete yüksek montanlı krediler kullandırıldığını, bu kredilerin geri ödenmemesi üzerine şirket hesaplarının kat edildiğini, dosyada bulunan senedin tanzim edeninin davacı ..., lehdarının ise diğer davacı ... Plastik ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. olan dava konusu senet ile huzurdaki davanın konusu olmayan diğer dava dışı senetler, senetlerde 2. ciranta konumunda olan diğer davalı ... şirketi tarafından müvekkili bankaya olan yüksek montanlı kredi borcunun teminatı olarak ve kredi borcunu ödeme amacıyla verilmiş olduğunu, müvekkili bankaya temlik cirosu ile devir ve temlik edildiğini, Mahkeme tarafından verilen tedbir kararı gereği icra takibi başlatılamadığını, müvekkili bankanın dava konusu senedin yetkili meşru hamili olup keşideci ile önceki ciranta arasındaki ilişkilere dayanan defilerin müvekkili bankaya karşı ileri sürelemeyeceğini, yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibir bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı ... Bankası AŞ. yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin davalı defterinde işli olup taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan çek bedeli olan 80.000,00 TL tutarında alacağı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile 80.000,00 TL alacağın kayıt ve kabulüne dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı ...'un davaya konu çekte keşideci olarak yer aldığı, çekin bedelsiz olduğu, temel bir borç ilişkisine dayanmadığı hususunun kişisel defilerden olması, bedelsizlik iddiasının lehtar ve ciranta arasındaki ilişkiden kaynaklanması nedeniyle iş bu davacı yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir. Her iki davalı yönünden dava kayıt kabul davası olup emsal ve yerleşmiş içtihatlar gereğince maktu harç ve vekalet ücretine tabi olduğundan maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince davalı banka yönünden ve müvekkili davacı gerçek kişi yönünden davanın reddine karar verildiğini, ilamın bu kısımlarının müvekkili davacılar lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu senedin davalı ... A.Ş. tarafından tahsil amaçlı davalı bankanın Denizli Şubesi'ne verildiğini, cevap dilekçesinde Denizli Şubesi tarafından senet arkasına tahsil cirosu olduğu hususunun derc edildiğinin kabul edildiği gibi dosyaya sunulan senet teslim bordosunda da bu hususun açık olduğunu, bu nedenle temlik cirosu iddiasının yerinde olmadığını, lehtar davalı ... A.Ş.'ye ileri sürülen şahsi defilerin, tahsil cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürüldüğünü, taraflar arasında davaya konu çeke ilişkin iplik teslim edilemediği ve bu nedenle bedelsiz olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığını, bu defi’nin senedi elinde bulunduran davalı bankaya karşı ileri sürebilecek defilerden olduğunu, sunulan banka yazılarından da görüleceği üzere bankanın meşru hamil olmadığını, tahsil cirosu ile senedi elinde bulunduran davalı banka yönünden davanın reddi kararının yerinde olmadığını, senet keşidecisi ...'un bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, davalı şirket yönünden bedelsizlik iddiası ile davalı banka yönünden meşru hamil olmaması ve tahsil cirosu ile hamil olması sebebi ile senet keşidecisi olarak, lehtar şirket ile birlikte davanın ikame edildiğini, bu nedenle yasaya uygun olmayan gerekçe ile bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, dava konusunun menfi tespit davası olduğunu, bu sebeple müvekkili davacı yönünden nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti taktirinin de yerinde olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. İflas İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafa konu davanın menfi tespit davası olduğunu, menfi tespit davalarının kayıt-kabul davasına dönüşmeyeceğini, menfi tespit davası olarak açılan davanın kayıt kabul davası olarak karara bağlanmasının yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça müvekkili aleyhine kayıt kabul davası açıldığını, Mahkemece davacı tarafın alacağı ile ilgili kayıt kabul davasının kabulüne karar verildiğini, davacı tarafça açılmış ve karara çıkmış olan kayıt kabul davası var iken, Mahkemenin menfi tespit davası ile ilgili kayıt kabul davası olarak hüküm tesis etmiş olmakla davacı tarafın haksız yere alacağının çoğalmasına neden olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketten iki defa alacaklı hale getirilmekle alacağı iflas idaresi tarafından ödenmesi halinde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, bilirkişi raporunda davaya konu sedenin avans senedi olduğuna dair dosyaya sunulmuş olan 16.10.2015 tarihli satış sipariş formu başlıklı bir evrak ve aynı evrakın altında davaya konu senedin avans senedi olarak alındığına dair yazıya istinaden mal teslimi ile ilgili ticari işlemin gerçekleşmediği yönünde görüş bildirdiğini, bu belgelerin fiktif ve gerçekleri yansıtmadığını, davacının defterleri incelenmeden ve belirtilen hususlar irdelenmeden tanzim edilen raporla taraflar arasındaki gerçek ticari ve hukuki ilişkinin belirlenmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda, dava konusu çekin davalı tarafın defter ve kayıtlarına intikal ettiği tarihte davacı şirketin müflis şirketten 6.844.049,15-TL alacaklı olduğunu belirttiğini, bilirkişinin taraflar arasında dava konusu senedin verilmesinden sonra ticari ilişkinin devam edip etmediği hususunu incelemediğini ve değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun senedin verildiği tarih ile cari hesap bakiyesini incelemesinin eksik bir inceleme olduğunu, müflis şirketin taraflar arasındaki cari hesap ekstresine bakıldığında taraflar arasında dava konusu senet sonrasında da 2015 ve 2016 yılında cari hesabın devam ettiğinin, ticari alım-satım yapıldığının görüldüğünü, davacı tarafından birden fazla menfi tespit davası açıldığını, hepsinin gerekçesinin aynı olduğunu, hepsinde de sipariş verdiğini, karşılığında avans senedi ve çek verdiğini, bir kimsenin durmadan sipariş verip, senet vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların kayıt dışı ilişkileri nedeni ile müflis şirkete borçlandıklarını, karşılığında da söz konusu senetleri verdiğini, ancak ister kayıt dışı olsun ister olmasın, tarafların ticari ilişkilerine bakıldığında aynı dönemlere yığılmış bir iplik siparişi ve karşılığında avans senedi verilmesinin mümkün olmadığını, böyle bir sipariş ve avans öyküsünün birkaç helvacı kağıdı ile açıklanamayacağını, bilirkişi incelemesinin, davacının müflis şirketten yaptığını iddia ettiği tüm siparişleri üzerinden yapılması gerektiğini, davacının tarafı olduğu ..., ..., ... Esas sayılı dosyaların Mahkeme dosyası içine alınarak itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmasının talep edildiğini, Mahkemece tarafından itirazları doğrultusunda işlem yapılmaksızın ve ek bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm tesis etmesinin doğru olmadığını, ayrıca davanın menfi tespit davası olarak açıldığını, Mahkeme tarafından davacı ... yönünden davanın reddine karar verildiğini, müvekkili lehine nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava; İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak çekin bedelsizliğine ilişkin menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Kural olarak çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacı yanın, çekin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat etmelidir. İlk Derece Mahkemesince, davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye ait ticari defterlerde, dava konusu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin kayıtlı olduğu ve taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı gerekçesiyle müflis şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de, çekin davalı müflis ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmasının çekin avans çeki olduğunu göstermeyeceği gibi hükme esas alınan 17/08/2021 havale tarihli mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davaya konu çekin avans çeki olarak kaydedildiğine ilişkin herhangi bir tespitin de bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, İlk Derece Mahkemesince davalı ... San. ve Tic. AŞ. yönünden davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü belirtilmişse de, davanın menfi tespit istemli olduğu, davaya konu çek bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve beyan bulunmadığı gibi bu hususta dava dışı bankaya müzekkere yazılarak davaya konu çekin ödenip ödenmediği, ibraz edilip edilmediği, ibraz edildi ise kim tarafından ibraz edildiği ve çekin bir suretinin gönderilmesi hususunda bilgi istenilmediği, davanın kayıt kabul davası olduğu belirtilmişse de dosya kapsamında bu sonuca nasıl varıldığına ilişkin bir delil de bulunmadığı, bu bağlamda iflas masasına kaydedilecek bir alacak olmadığından davanın kayıt kabul davasına dönüşmesi mümkün olmadığı halde İlk Derece Mahkemesinin davalı müflis şirket hakkındaki davanın kayıt kabul davası olduğuna ilişkin kabulü isabetli değildir. Ayrıca, davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresinin istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça ayrıca kayıt kabul davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği belirtilmiş olup istinaf dilekçesine Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı ilamının eklendiği, söz konusu kararın incelenmesinde; davacı yanca müflis şirket iflas idaresine karşı açılan kayıt kabul davasının kabulüne karar verildiği, gerekçede ise "...davacının karşılığında mal veya hizmet temin etmeden davalıya 2016 yılında keşide ettiği çeklerden kaynaklı davalıdan geri tahsil etmediği çeklerin bakiyesi olduğu tespit edilmekle 4.424.657,00-TL tutarındaki talebinin yerinde olması nedeniyle iflas masasına bu miktar alacağının kayıt ve kabulüne..." karar verilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince ilgili dosyanın kesinleşip kesinleşmediği belirlenmeden, yine kayıt kabul davasında alınan bilirkişi raporu incelenmeden ve davaya konu çekin kayıt kabul davasında kabul edilen alacak miktarı içerisinde olup olmadığı tespit edilmeden eksik inceleme ile karar tesisi de hatalıdır. Açıklanan sebeplerle, İlk Derece Mahkemesince, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatının gerektiği, davacının ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacı tarafça sunulan 23/10/2015 tarihli satış sipariş formu, müflis ... San. Tic. A.Ş. tarafından davacıya gönderildiği belirtilen 15/04/2016 tarihli belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, 15/04/2016 tarihli belgenin düzenlendiği tarih itibariyle müflis ... San. Tic. A.Ş.'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 08/04/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığının gözetilmesi ile davaya konu çek bedelinin ödenip ödenmediği ve davacı tarafça müflis şirket aleyhine açılan kayıt kabul davasında dava konusu çeke ilişkin hüküm tesis edilip edilmediği de araştırılarak gerektiğinde bilirkişiden rapor alınmak suretiyle usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir. Sonuç olarak; davalı müflis ... San. Tic. A.Ş. iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun, sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, açıklanan gerekçelerle kabulüne, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı Müflis ... San. Tic. A.Ş. İflas İdaresi vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf istemlerinin ve davalı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesince talepleri halinde taraflara İADESİNE, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23/02/2026 ...