T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/565 - 2026/721 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/565 KARAR NO : 2026/721 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.02.2026 (ara karar) NUMARASI : 2026/86 Esas İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... 2-.... 3-... VEKİLLERİ : Av. ...…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/565 - 2026/721 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/565 KARAR NO : 2026/721 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.02.2026 (ara karar) NUMARASI : 2026/86 Esas İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-... 2-.... 3-... VEKİLLERİ : Av. ... Av.... DAVALILAR : 1-... 2-.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : MAPFRE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan ) BAŞVURU TARİHİ : 19.02.2026 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 16.03.2026 KARAR TARİHİ : 03.04.2026 YAZIM TARİHİ : 07.04.2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 25.09.2024 günü, davalı ...'ın idaresindeki, diğer davalı ...'a ait 41 ... plakalı araçla Kocaeli ili, Derince İlçesi, Çınarlı Mahallesi, Kamuran Caddesi No:... adresindeki demir sürgülü kapıya çarpması sonucu yaralandıklarını, kazanın oluşumunda araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle Kocaeli 6. Asliye Ceza Mahkemesi 2025/527 E. sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, kazada müvekkili ...'ın vücudunda ve burnunda muhtelif kırıklar oluşarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, kaza tarihinden bugüne değin vücudunda büyük ölçüde bir işlev kaybının söz konusu olduğunu ve tedavisinin halen devam ettiğini, uzunca bir süre yatarak tedavi görmek mecburiyetinde kaldığını, bakıcı giderlerinin mevcut olduğunu, bu giderlerin davalılardan tazmininin gerektiğini, diğer müvekkili ...'ın kalçasında çatlak oluştuğunu, Kocaeli Üniversitesi Hastanesinde tedavi altına alındığını, kaza tarihi itibarıyla 4 (dört) yaşında ve büyüme gelişme dönemi içerisinde olan ...’nın kalça çatlak ve kırığının ileriki yaşlarında sorunlar ve fonksiyon kayıpları yaşatabilecek ölçüde bulunduğunu, diğer müvekkili ...'ın da basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, meydana gelen kazada müvekkillerinin hiçbir kusurunun bulunmadığını belirterek; müvekkil ... için 1.000.000,00TL, ... için 500.000,00TL ve ... için 500.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak taraflarına verilmesine, müvekkillerinin bedensel zarar, bakıcı masrafları, tedavi masrafları ve sair maddi zararlarının uzman bilirkişiler aracılığıyla tespit edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ..., ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00'er TL maddi tazminatın ayrıca 250,00TL geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 250,00TL bakıcı gideri tazminatının tahsilini, davanın manevi tazminat yönünden neticesiz kalmasını önlemek amacıyla davalılara ait 41 ... plaka sayılı araç ile varsa üzerlerine kayıtlı gayrimenkuller, banka hesapları ve maaşına teminatlı/teminatsız ihtiyati tedbir mahiyetinde haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından 09.02.2026 tarihli ara karar ile uyuşmazlık konusu olmayan menkul ve gayrimenkuller için alacağı teminen tedbir kararı verilemeyeceğinden tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerin maddi ve manevi tazminat alacaklarının oluştuğunun sabit olduğunu, dosyada yeterli inceleme yapılmaksızın eksik inceleme neticesinde ihtiyati haciz taleplerinin hakkaniyetsiz bir şekilde reddedildiğini, bilindiği üzere mahkemenin kesin hükmünü verene kadar, yargılama süresince davacı ve/veya davalının hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlarını önlemeyi amaçlayan ihtiyati tedbirlerin kesin hukuki korumanın sağlanması açısından önemli araçlar olduğunu, İcra ve İflas Kanununun 257. maddesinin şartları ile yaklaşık ispat koşulu gerçekleştiğinden davalıların taşınır, taşınmaz ve alacakları ile diğer haklarının ihtiyaten haczedilmesinin mümkün olduğunu, zarar miktarının büyüklüğü ve davalının asli ve tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet vererek müvekkillerin zarar görmesi sebebiyle yaklaşık ispatı da aşacak düzeyde kanıtlanmış olduğu açık olduğundan ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin 09.02.2026 tarihli ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Uyuşmazlık, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebiyle açılan davada verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararına itiraz istemine ilişkindir. Dosya içeriğine göre, 25.09.2024 tarihinde davalı sürücü ...'in idaresindeki aracın Derince Çınarlı mahallesi Kamuran caddesi üzerinden seyri sırasında bu cadde üzerinde bulunan Nene Hatun ilkokulu önünden dönüş yapmak isterken aracının kontrolünü kaybetmesi sonucu gidiş istikametine göre yolun sağında bulunan 57 nolu evin önünde yaya yolu üzerinde bulunan demir kapıya çarpması sonucunda davacılar ..., ... ve ...'nın yaralandığını ileri sürerek davacıların herbiri için geçici, sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri ve manevi tazminat talep ederek, davalılara ait araç, gayrimenkuller, banka hesapları ve maaşlarına ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir. Mahkemece verilen 09.02.2026 tarihli ara kararda, tedbir istenen hususların uyuşmazlık konusu olmadığından bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 406 maddesinin 1.fıkrasında, mahkemece geçici hukuki koruma olarak, mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebileceği, 2.fıkrasında, ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. Geçici hukuki koruma tedbirlerinin özel ve yaygın bir türü olan ihtiyati tedbir 6100 sayılı HMK’nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş, ihtiyati tedbirin şartlarını belirten 1. fıkrasında; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. İhtiyati Haciz ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İ.İ.K'nun 257. maddesine göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebilir. Yukarıda belirtilen yasa hükümlerine göre ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz geçici hukuki koruma tedbirleridir. Hem ihtiyati tedbir hem de ihtiyati haciz geçici hukuki koruma tedbirleri olmakla birlikte kanuni dayanakları, koşulları, sonuçları ve etkileri birbirinden farklıdır. İhtiyati hacizde söz konusu olan para alacağıdır. İhtiyati tedbir ise para alacağı dışında kalan mal, hak ve diğer talepleri de kapsamaktadır. İhtiyati haczin amacı asıl olarak teminattır. İhtiyati tedbirde öne çıkan amaç ise korumadır. İhtiyati haciz, borçlunun diğer mal varlığı değerleri üzerinde de icra edilebilir. İhtiyati tedbirin ise, uyuşmazlığın konusu olmayan sair mal varlığı değerleri üzerinde tatbiki mümkün değildir. Bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir farklı hukuki kurumlar olup, birbirlerininin yerine ikame edilemezler. Farklı hukuki kurumlar olmalarından dolayı hukukumuzda "ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz" yahut "ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir" şeklinde geçici hukuki koruma tedbiri bulunmamaktadır. HMK 406. Maddesinin gerekçesinde de açıklandığı üzere“ihtiyatî tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz” ya da “ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir” gibi kavramlardan uzak durulması ve bu kavramların kullanılması hâlinde talepte bulunandan, ihtiyatî tedbir mi yoksa ihtiyatî haciz mi istediği konusunda talebini HMK 31. maddesi gereğince somutlaştırması istenmelidir. (Yargıtay HGK 2017/1796 esas). Açıklanan nedenlerle mahkemece 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında geçici hukuki koruma talebinde bulunan davacı tarafa talebinin ihtiyati tedbire mi yoksa ihtiyati hacize mi ilişkin olduğu açıklattırılarak, davacının talebinin niteliğine göre yasal şartları ve mevcut delil durumu da değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinin "ihtiyati tedbir mahiyetinde haciz" olarak adlandırdığı talebinin ihtiyati tedbir talebi olarak nitelendirilerek verdiği "ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin ara kararı eksik inceleme ile verilmiş olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinaf olunan ara kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılmasına ve talebin yeniden değerlendirilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE ; Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/86 esas sayılı dosyasından verilen "davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine " ilişkin 09.02.2026 tarihli ara kararın HMK'nun 353/1-a-4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Talebin yeniden değerlendirilmesi için dosyanın Kocaeli 1.Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacıdan peşin alınan istinaf karar harcının talebi halinde yatırana iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde gözetilmesine, 5-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi..03.04.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*