Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Şirkette on yıllık çalışmasının bulunduğunu, son olarak kantar personeli olarak görev yaptığını, davalı Şirket tarafından gerçeğe aykırı şekilde ithamlarda bulunularak işten çıkarıldığını, kafasına kaşe fırlatıldığını, dağa çıkarılacağı yolunda tehditlerde bulunulduğunu, ihtiyari arabuluculuk görüşmesine çağrıldığını, yapılan yükleme işlemine ilişkin olarak davacıya asılsız suçlamalarda bulunulduğunu, polis çağırıp bilahare şikayetçi olunmayacağı
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı Şirkette on yıllık çalışmasının bulunduğunu, son olarak kantar personeli olarak görev yaptığını, davalı Şirket tarafından gerçeğe aykırı şekilde ithamlarda bulunularak işten çıkarıldığını, kafasına kaşe fırlatıldığını, dağa çıkarılacağı yolunda tehditlerde bulunulduğunu, ihtiyari arabuluculuk görüşmesine çağrıldığını, yapılan yükleme işlemine ilişkin olarak davacıya asılsız suçlamalarda bulunulduğunu, polis çağırıp bilahare şikayetçi olunmayacağı söylenerek baskıyla hiçbir talepte bulunmasına imkân tanınmadan tutanak düzenlendiğini, ayrıca baskı ve tehditle senet imzalatıldığını, davacının senedi imzalamak istemediğini ancak zorla imzalatıldığını, iptali talep edilen arabuluculuk tutanağında başvurucu olarak davacının gösterildiğini, ancak davacının herhangi bir başvurusunun söz konusu olmadığını, davacının ilgisi ve alakasının olmadığı bir suçlama ile işten çıkarıldığını ileri sürerek kanuna ve usule uygun olmayan ihtiyari arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 02.03.2021 tarihli ihtiyari arabuluculuk anlaşma belgesinin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.