T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1049 - 2025/2068 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1049 KARAR NO : 2025/2068 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 NUMARASI : 2021/881 Esas - 2023/1180 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİL…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1049 - 2025/2068 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1049 KARAR NO : 2025/2068 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/12/2023 NUMARASI : 2021/881 Esas - 2023/1180 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/11/2021 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, bakır ve alüminyum bronz gibi değerli madenlerden ürettiği malzemeyi davalı şirkete gönderdiğini, bu şirket siparişe göre malzemeyi işlemekte ve işlenmiş malzeme ile birlikte yapılan işlem sonucu ortaya çıkan metal talaşını müvekkili şirkete teslim ettiğini, müvekkili şirket yetkililerin, şirket kayıtlarında yaptıkları inceleme sonucunda; Nisan/2021den bu yana çok sayıda işlenmiş malzemenin ve tonlarca metal talaşının eksik teslim edildiğini, yahut hiç teslim edilmediğini, müvekkili şirket yetkilileri, yapmış oldukları tespit sonucunda davalı şirket yetkilileri ile irtibata geçmişse de, söz konusu malzemelerin ve metal talaşının müvekkil şirkete teslim edildiğine dair herhangi bir belge yahut kayıt sunulmadığını, davalı şirketin müvekkili şirkete Gebze 7. Noterliğinin 06.09.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide edilerek, haksız ve kötü niyetli olarak faturaları iade ettiğini, söz konusu ihtarnameye karşı taraflarınca Büyükçekmece 20. Noterliği'nin 15.09.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesin keşide edildiğini, müvekkili tarafından başlatılan icra takibine de kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, söz konusu malların fason işleri yapılmak üzere e-irsaliye ile davalı şirkete teslim edildiğini, ancak; açıklandığı üzere, davalı şirket, işlenmek üzere teslim edilen malzemenin bir kısmını müvekkili şirkete teslim etmediğini, malzemelerin işlenmesi neticesinde ortaya çıkan metal talaşını da müvekkiline teslim etmediğini, davalı müvekkilinin düzenlemiş olduğu faturalara ve başlatmış olduğu icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, tarafların tacir oluşu da gözetilerek taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde HMK. 222 ve TTK. 83 maddeleri çerçevesinde yaptırılacak hesap/bilirkişi incelemesini, müvekkil şirket tarafından fason imalat yapılmak ve talaşıyla birlikte kendisine iade edilmek üzere verilen malların bir kısmının ve yine talaşlarının bir kısmının müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle; zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan ve bu suretle maddi yarar sağladığını, sabit olan davalı şirket yetkilisi ... hakkında Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/22716 Sr. sayılı dosyası ile "Güveni Kötüye Kullanma" suçu kapsamında yasal işlem başlatıldığını, söz konusu icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun haksız surette itiraz etmiş olmasının yeterli olduğunu, dava konusu itiraz, haksız surette ve kötü niyetli olarak yapılmış olduğunu, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, bu nedenle açılmış davanın kabulüne, davalı-borçlu tarafından Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/24553 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile alacaklarının faiziyle birlikte tahsili amacıyla takibin devamına, haksız ve kötü niyetli suretle yapılan itiraz nedeniyle, davalının en az %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 2021 Nisan ayında başlayan bir ticari ilişkinin olduğunu, davacı şirketin çok sayıda işlenmiş malzemenin ve tonlarca metal talaşının eksik teslim edildiğini yahut hiç teslim edilmediğini iddia ettiğini ve buna müteakip taraflarına haksız 3 adet fatura kesildiğini taraflarınca sözü geçen faturaların sözleşmeleri gereği tüm edimleri eksiksiz yerine getirdiğini ve davacı tarafa eksik veya hiç teslim edilmeyen bir mal bulunmadığını gerekçeleri ile iade edildiğini, tarafların arasındaki ticari ilişkide yazılı bir sözleşme bulunmadığını, yapılan tüm işlemler güvene dayalı, tarafların sözlü iradeleri doğrultusunda yapılmış işlemler olduğunu tarafların işlenen ürünlerin tesliminin nasıl yapılacağına ilişkin bir yazılı sözleşme olmadığını, teslim konusunda bir delil sözleşmesinin bulunmadığını, davacı şirkete haftada 2-3 kez imal edilmiş ürün ve talaş teslimin söz konusu olduğunu, 3 Ağustos 2021 tarihine kadar işlenmiş malzemenin veya talaşın eksik teslim edildiğine dair davacı şirketten yazılı veya sözlü hiçbir ihbar - bildirim gelmediğini, kanaatlerince davaya konu olaydaki talaşın teslim hususunu eksik teslim değil ayıplı ifa olarak nitelendirmek gerektiğini, davaya konu olayda taraflarınca tamamlanmış bir eser söz konusu olduğunu, iddia olunan eksiklik eserin eksik teslimi değil, artık talaşın teslim edilmediği, bu durumda eksik teslim olmadığını, ayıplı ifa'nın olduğunu, ayıplı ifanın kabulü halinde davacı şirketin ihbar yükümlülüğüne uymadığını, davacının kötü niyeti hurda malzemenin parasal hesabındaki fahiş durumdan da anlaşıldığını, davacının haksız kazanç elde etme peşinde olduğunu, müvekkillerinin işlem yaptığı makineleri davacı şirketin farklı malzemelerini imal etmede kullandığını, bu nedenlerle açılan davanın reddine, karşı tarafın kötü niyetle takibe giriştiğinin kabulü ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İİK M 67/2 gereği tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, Davalı borçlunun Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/24553 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 296.954,39.-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davalı borçlu itirazında haksız olduğundan takip konusu asıl alacağın %20'si olan 59.390,87.-TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, 3-Davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacı taraf eksik olduğunu iddia ettiği talaş miktarını ispatlayamadığını, mahkemenin, taraflarınca davacı şirkete gönderilen atık malzemeleri hiçe sayarak, davacının sözde ERP sistemine kaydedilen ve kendi aracı ile aldığını iddia ettiği atık malzeme miktarının 3.842,09 kg olduğunu kabul ettiğini, oysa bu miktarın çok daha fazla olduğunu, bilirkişinin; çelik, bakır ve alüminyum karışımı olan toz atık talaşların çelik fiyatından değerlendirilmesi gerektiği hususunu göz ardı ettiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf ve cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan incelemede açıkça görüldüğü üzere davacı şirketin davalı şirketten 405.313,20-TL alacaklı olduğunu, alınan 01/10/2023 tarihli bilirkişi raporu gereğince 5.247,35 kg ürüne ilişkin olarak davacının 296.954,39 TL alacaklı olduğunu tespit ettiğini, bilirkişinin bu tespitinin eksik hususlar içerdiğini, bilirkişinin hesaplamayı birim fiyat üzerinden yapmadığını, birim fiyatın %80'i üzerinden yaptığını, bu hesaplamanın hiç bir şekilde kabul edilemeyeceğini, gerçeği de yansıtmayacağının açık olduğunu, ticari ilişkinin reddedilmesi veya açık hesapta faturaya konu malın teslim edilmediği/ hizmetin ifa edilmediği iddiası varsa bu durumun aksinin ancak yazılı delil ile ispat edilebileceğini, tanık dinletmenin mümkün olmadığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/12/2023 tarih, 2021/881 Esas - 2023/1180 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; satım sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davacının üretip göndermiş olduğu bakır, alüminyum, bronz, çelik vb. gibi malzemeleri işleyerek, işlenmiş malzeme ile birlikte davacıya gönderdiğini, aralarındaki ticari ilişkinin bu şekilde fason olarak yapıldığını ancak davalı tarafından 2021 Nisan ayından beridir, işlenmiş malzeme ve işlem sonucu ortaya çıkan malzemenin davacıya eksik teslim edildiğini veya hiç teslim edilmediğini, davacının da bu nedenle davacı şirkete teslim edilmeyen/eksik teslim edilen malzemeden kaynaklı 02.09.2021 tarih, ... no’lu 25.091,17-TL tutarlı fatura, teslim edilmeyen bakır ve alüminyum bronz talaşından kaynaklı 02.09.2021 tarih, ... no’lu 409.468,87-TL tutarlı fatura kestiklerini, davalı tarafça bu faturaların iadesi üzerine faturadan kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze İcra Dairesi'nin 2021/24553 Esas sayılı ilamsız icra takibi başlattığı, davalının ödeme emrine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalı vekili cevap dilekçesinde; dava ve takip konusu edilen faturaların davacıya iade edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkide yazılı sözleşme olmadığını, dolayısı ile hurda talaş iadesi ile ilgili bir yazılı sözleşme olmadığı, davacı tarafından sözlü olarak da bildirim yapılmadığını, işlenen malzemelerin eksiksiz teslime edildiğini belirterek davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 296.954,39-TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden sadece bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraf vekillerinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, işlenmiş malzeme ve sonucu çıkan talaşın davacıya teslim edilip edilmediği, eksik teslim olup olmadığı, hurda talaşın iadesinin gerekip gerekmediği noktasında ortaya çıkmaktadır. Dosya arasına alınan Gebze İcra Dairesi 2021/24553 E. Sayılı İcra Dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2 adet faturadan kaynaklı olarak toplam 435.429,16-TL toplam alacak üzerinden ilamsız icra takibi yaptığı, ödeme emrinin davalıya tebliğinin üzerine davalı tarafın süresinde borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bir mali müşavir, bir metalurji mühendisi uzmanından oluşan 03/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; yapılan inceleme ve değerleme neticesinde tarafların ticari defterlerinin delil vasfına hazi olduğunu, davacının ticari defterine davalıdan 405.061,20-TL olduğunu, davalının ticari defterlerine göre davacıya 193.061,00-TL borçlu olduğu ve fakat davacı adına düzenlediği 221.869,58 TL'lik faturaları kasaya tahsil ettiği, kasaya tahsil edilen faturaların cari hesaba işlenmiş olsaydı davalının davacıdan 28.808,58 TL alacaklı olacağını, bu konudaki takdirin Mahkeme'ye ait olduğunu, niza konusu ... no'lu 25.091,17-TL tutarlı fatura, 02.09.2021 tarih, ... no'lu 409.468,87-TL tutarlı faturaların davalının ticari defterlerinde olmadığını, davacı davalıya işlenmek üzere gönderdiği malzemeleri kg olarak gönderdiği, davalının da bu malzemeleri işleyerek adet olarak davacıya gönderdiğini, davacının bilgisayar sistemi ERP'ye uygun ise niza konusu üretim-üretim ağaçları, teslim edilen ürün, teslim alınan ürün gibi konuları bilişim bilirkişisi tarafından incelenmesi gerektiğini, davacının talaş olarak düzenlediği fatura bedelinin 201.665,60 TL olarak hesap edildiğini rapor etmişlerdir. 01.10.2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; yapılan inceleme neticesinde davacının davalıya işlenmek üzere 29.310,11 kg malzemeyi irsaliye ile teslim ettiğini, davalının ise 12.480,46 kg malzemeyi işleyerek davacıya işçilik faturası kestiğini, davalı davacıya iade ettiği artık malzeme, hurda ve talaş ile ilgili herhangi bir irsaliye düzenlemediği, davalı beyanlarında davacının kendi araçları ile hurda malzeme, talaş ve artık malzemeyi aldıkları için irsaliye düzenlemediklerini belirttiğini, davacının ticari kayıtlarında talaş, hurda ve atık malzeme teslimi ile herhangi bir irsaliye, fatura ve ticari kaydın bulunmadığını, davacının ERP sistemine göre kendi araçları ile davalıdan 3.942,09 kg atık malzeme ile 7.380,21 kg hurda ve talaş aldığı ancak atık malzeme ve hurda ve talaş alınmasında herhangi bir resmi belge tespit edilmediğinden bu konudaki takdirin Mahkememizde olduğunu, teamüller açısından, yazılı sözleşme olmadan, işlenmiş ürünün çıkan talaş, hurda ve atık malzemenin ürünle birlikte teslim edilmesi gerektiğini, fatura tarihi olan 02.09.2021 tarihindeki LME (Londra Metal Borsası) fiyatları kabul edilerek, alaşım formülü üzerinden hesaplama ile belirlendiğini, niza konusu faturadaki toplam talaş değerinin 296.954,39-TL olduğunu rapor etmişlerdir. Davacının malzeme sağladığı ve davalının işleyerek davacıya teslim edip işleme bedeli aldığı bu sözleşme 6098 sayılı TBK'nın 470 vd. Maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Taraflar arasında, eserin meydana getirilip teslim edilmesi ile bedel yönünden bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eserin işlenmesi sonrasında ortaya çıkan talaşın (artık madde) davacıya mı iade edileceği yoksa davalı da mı kalacağı noktasındadır. 6098 sayılı TBK'nın 472/2. Maddesindeki "Eser sözleşmesinde malzeme iş sahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür" şeklindeki düzenleneme ile malzemeden artanın eser sahibine iade edilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır. Sözleşme serbestisi kapsamında tarafların aksine sözleşme yapmalıda olanaklıdır. Somut olayda; Davalının kendi beyanlarında artan malzeme ve talaşı davacının aldığını belirttiğine göre 6098 sayılı TBK'nın 472/2 hükmünün aksine taraflar arasında bir sözleşme olmadığı ve davalının talaş ve artan malzemeyi davacıya iade etmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davalı taraf artanı yani talaşı geri vermekle yükümlü olduğundan, iade edildiğini ispat yükü davalı üzerindedir. Davalının, davacıya iade ettiği artık malzeme, hurda ve talaş ile ilgili herhangi bir irsaliye düzenlemediği, davalı beyanlarında davacının kendi araçları ile hurda malzeme, talaş ve artık malzemeyi aldıkları için irsaliye düzenlemediklerini belirttiği, davacının ticari kayıtlarında talaş, hurda ve atık malzeme teslimi ile herhangi bir irsaliye, fatura ve ticari kaydın bulunmadığı, davacının ERP sistemine göre kendi araçları ile davalıdan 3.942,09 kg atık malzeme ile 7.380,21 kg hurda ve talaş aldığı belli ise de ERP sisteminin kurumsal kaynak planlaması olup davacı şirketin kendisi tarafından tek taraflı oluşturulmuştur. Davalı taraça atık malzeme, hurda ve talaş iadesinde herhangi bir yazılı belge sunulmadığından ve davacı yanın ERP sisteminin esas alınmasının davalı lehine olması, ayrıca dava konusu edilen kısmın da davalı tarafça iade edildiğinin yazılı deliller ile ispatlanamaması nedeniyle davalı vekilinin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan; taraflar arasındaki eser sözleşmesine konu malın borsada kayıtlı veya pazardan satılan dolayısıyla borsa veya piyasa fiyatı bulunan bir mal olması nedeniyle bilirkişilerce Londra Metal Borsası fiyatları kabul edilerek hesaplama yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 20.284,95-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 5.071,60-TL'nin mahsubu ile kalan 15.213,35-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına; davacı yönünden eksik yatırılan 187,80-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf edenler tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/12/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*