Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlığın 07.04.2023 tarihli ve 236704 sayılı olumlu yetki tespiti yazısının 15.04.2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, müvekkili Şirket nezdinde davalı Sendikanın faaliyet gösterdiği iletişim işkolunda çalışan işçi olmadığını, müvekkili Şirkete ait işyerinde yapımı devam eden işin 01.01.2023 tarihinde dava dışı Şirketten ihale yoluyla alındığını ve ihale süresinin sona ermesine 1 yıldan az süre bulunduğundan toplu iş sözleşmesi imzalanamayacağını i
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Bakanlığın 07.04.2023 tarihli ve 236704 sayılı olumlu yetki tespiti yazısının 15.04.2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiğini, müvekkili Şirket nezdinde davalı Sendikanın faaliyet gösterdiği iletişim işkolunda çalışan işçi olmadığını, müvekkili Şirkete ait işyerinde yapımı devam eden işin 01.01.2023 tarihinde dava dışı Şirketten ihale yoluyla alındığını ve ihale süresinin sona ermesine 1 yıldan az süre bulunduğundan toplu iş sözleşmesi imzalanamayacağını ileri sürerek Bakanlığın 07.04.2023 tarihli ve 236704 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlık hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi gereken nitelikte olduğundan 6100 sayılı Kanun’un 266. maddesine aykırı olarak İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu alınması hatalı ise de bu durum sonuca etkili görülmediğinden eleştiri ile yetinilmiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.