TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/48 KARAR NO: 2026/99 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/12/2025 tarihli ara karar NUMARASI: 2025/982 Esas DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, maddi ve manevi tazminat tal…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2026/48 KARAR NO: 2026/99 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/12/2025 tarihli ara karar NUMARASI: 2025/982 Esas DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat KARAR TARİHİ: 29/01/2026 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, maddi ve manevi tazminat talebi ile davalıların adına kayıtlı taşınmaz, araç ve banka hesapları üzerine 1.000.000 TL tutarında ihtiyati haciz konulması talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesinin 27/10/2025 tarihli ara kararında; davacılar vekilinin ihtiyati haciz isteminin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.Ardından davacıların talebi üzerine ilk derece mahkemesinin 18/12/2025 tarihli ara kararında; davacılar vekilinin ihtiyati haciz isteminin koşulları bulunmadığından reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili; murise ait aracın dörtlülerinin açık olduğuna dair görsellerin dosyaya sunularak tüm kusurun davalı yanda olduğunun izah edildiğini, müvekkillerin ihtiyati hacze ilişkin yaklaşık ispat şartını sağlamış olduğunu belirtmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Talep, ihtiyati haciz talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf yoluna başvurulabilecek kararlara ilişkin HMK’nin 341/1. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Buna göre geçici hukuki koruma tedbirlerinden olan ihtiyati tedbire yönelik kararlardan, HMK'nin 391. maddesinin 3. fıkrası gereğince "tedbir talebinin reddi halinde" ve yine aynı Kanunun 394. maddesinin 4. fıkrası uyarınca "karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine verilen kararlara" karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir.HMK'nin "Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması" başlıklı 396. maddesinin 1. fıkrasında, durum ve koşulların değiştiğinin sabit olması halinde, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verilebileceği hükme bağlanmıştır. İhtiyati haciz, ihtiyati tedbir gibi geçici bir hukuki koruma tedbiridir. Bu nedenle ihtiyati haciz ile ilgili olarak hüküm bulunmayan hallerde niteliğine aykırı düşmedikçe HMK’nin 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kurumuna ilişkin kanun maddelerinin kıyas yoluyla uygulanması gerekir. Bu sonuçtan hareketle, HMK'nin 341. maddesinin, 1. fıkrasının "b" bendi ve 391. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ihtiyati tedbir talebinin reddi üzerine verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği gibi, yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf da istinaf kanun yoluna başvurabilecek tir. Ayrıca aynı Kanunun 394. maddesinin 5. fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir kararına karşı itiraz hakkında verilen karara karşı da istinaf kanun yoluna başvurulabilecektir. Öte yandan yukarıda açıklandığı gibi HMK'de ara kararlarına karşı kanun yoluna başvuru da kabul edilmemiştir.Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri hakkında verilen kararlara karşı ancak belli durumlarda istinaf yoluna başvurulabilecektir. HMK'nin 396. maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin (ve ihtiyati tedbirin özel bir türü olan ihtiyati haczin) değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın istinaf yoluna götürülemeyeceği aslında kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir. Zira teminat karşılığı tedbirin/haczin değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin HMK'nin 395. maddesinin, 3. fıkrasında, 394. maddenin 3 ve 4. fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu biçimde 394. maddesinin 3. fıkrasına yapılan gönderme ile üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, 4. fıkraya yapılan gönderme ile de itirazın biçim ve incelenmesinin kıyas yoluyla uygulanacağı düzenlenmiştir. Dikkat edilirse kanun yoluna başvuru olanağını düzenleyen 394. maddenin 5. fıkrasına atıf yapılmamıştır. Sonuç olarak, HMK'nin 395. maddesinin 3. fıkrasında, 394. maddesinin 5. fıkrasına gönderme yapılmadığından, ihtiyati tedbirin teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına yahut ihtiyati haczin/tedbirin uygulanmasına ilişkin uyuşmazlıklarda verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz.Somut olayda, mahkemesince 27/10/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği ve süresinde istinaf başvurusunda bulunulmadığına göre, davacıların yeniden talebi üzerine verilen ihtiyati haczin reddine dair 18/12/2025 tarihli ara karara karşı HMK'nin 395/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 394. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca mahkeme nezdinde itiraz yoluna başvurulması mümkün olup istinaf başvurusunda bulunulmasına yasal olanak yoktur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesinin 18/12/2025 tarihli ara kararına yönelik istinaf dilekçesinin, HMK'nin 352/1-ç maddesi gereğince reddine, 2-İstinaf incelemesi esastan yapılmadığından, istinaf başvurusu sırasında yatırılan istinaf karar harcının istek halinde mahkemesince yatırana iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan masrafların istinaf eden üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının ilk derece mahkemesince istinaf talebinde bulunana iadesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29/01/2025