16. Hukuk Dairesi 2018/1428 E. , 2020/4986 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 130 parsel sayılı 2.699.763,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması…
**16. Hukuk Dairesi 2018/1428 E. , 2020/4986 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 130 parsel sayılı 2.699.763,62 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve hükmen tescil edilmiştir. Davacı irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın tapu kaydının iptali ve muris ... mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın 20.06.2005 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen 8.940,00 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptaline ve dosyada bulunan 2002/35-47 Esas, Karar sayılı veraset ilamında belirtilen hisseleri oranında davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, davacıların dayandığı tapu kaydı dava konusu taşınmazı kapsadığı gibi, lehlerine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının da gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki, tapu kaydı yönünden varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi zilyetlik yönünden yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacıların dayandığı 22.09.1976 tarih ve 301 sıra numaralı tapu kaydı hududları “kıraç ve selav (kuru dere)” gibi her yere uyabilecek nitelikte sınırları ihtiva etmekte olup, tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümünü kapsadığının kabulü mümkün bulunmamaktadır. Diğer taraftan keşif aşamasında dinlenen tek mahalli bilirkişi beyanına göre hüküm kurulduğu gibi çekişmeli taşınmaz bölümünün vasfının belirlenmesinde esaslı unsur olan hava fotoğrafları getirtilerek üzerinde inceleme yapılmadan karar verilmemiş, çekişmeli taşınmaz hükmen tescil edilmesine rağmen ilgili mahkeme dosyası getirtilip değerlendirilmemiş, davalı Hazine’nin taşınmazın tamamına ilişkin tespitlerin olduğunu belirttiği ... Kadastro Mahkemesi’nin 2002/114 Esas sayılı dosyası getirtilmesine rağmen bu dosyadaki raporlardan yararlanılmamış, taşınmazın sınırında dere bulunmasına rağmen keşfe jeolog bilirkişi götürülmediği gibi taşınmaza komşu bulunan taşınmazlara ait kadastro tutanakları getirtilerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiştir. Eksik inceleme, araştırma ve değerlendirmeye dayanılarak karar verilemez.