T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/955 Esas KARAR NO : 2025/1180 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2025 NUMARASI : 2025/16 Esas, 2025/270 Karar DAVA: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: D…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/955 Esas KARAR NO : 2025/1180 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2025 NUMARASI : 2025/16 Esas, 2025/270 Karar DAVA: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 25/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin avukatlık ücreti sözleşmesi kapsamında alacağının hüküm altına alınması için, davalı şirket aleyhine Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/521 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, davanın kabul edildiğini, ilamın icraen yerine getirilmesi için Bakırköy 10. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, tahsilat yapılamaması üzerine takip yolunu iflasa çevirdiklerini ve davalı şirkete icra emri gönderildiğini, davalı süresinde borcu ödemediğinden takibin kesinleştiğini, davalı ...'in ise şirketin ortağı ve müdürü olarak TTK'nın 238/2 ve 240 maddeleri gereğince iflasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davalıların iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevabında; iflas davasına dayanak ilamda davalı ... yer almadığından, davalı ... yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkillerinin borç ödemeden aciz durumda olduklarının ispatlanması gerektiğini, müvekkillerinin pasiflerinin aktiflerinden fazla olmadığını, davacının avukatlık ücretini almadığı ve avukatlık sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine dair iddialarının doğru olmadığını, davacının alacağı kalmadığından iflas istemesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında protokole bağlanmamış sulh görüşmeleri olup bu görüşmelere ilişkin tanıkların dinlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmadığı, dolayısıyla ilamlı bağlı alacağın tekrar takip konusu yapılamayacağı, bu durumda usul ve yasaya uygun geçerli bir iflas takibinin bulunmadığı gerekçesiyle davacının davalı şirket aleyhine açtığı davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, davacının, davalı gerçek kişi aleyhine açtığı davanın ise, davalının iflasa tâbi kişilerden olmadığı anlaşıldığından, özel dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; ilamlı icra takibine rağmen borcun ödenmemesi üzerine İİK'nın 43. maddesi uyarına takibi iflas takibine çevirdiklerini, iflas ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, bu nedenle İİK'nın 156. maddesi gereği davalının iflasını talep ettiklerini, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu karar ile icra takibinde işlem yapılamayacağını, davalı gerçek kişinin taşınır ve taşınmaz mal ticaretiyle uğraşmakta olup, bu konuda delilleri sorulmadan davalının tacir olmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME 1-Davalı şirket yönünden verilen hükmün istinaf incelemesinde;Dava, İİK'nın 158. maddesi uyarınca kesinleşmiş icra takibi nedeniyle borçlunun iflası istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/521 Esas, 2022/10 Karar sayılı kararında toplam 1.742.158,33 TL alacağın davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği, davacının asıl alacak, yargılama gideri ve ilam vekalet ücretinin tahsili için davalı şirket aleyhine ilamın yerine getirilmesine dair icra takibi başlattığı, davacının sonrasında İİK'nın 43. maddesi uyarınca takibin iflas yoluna çevrilmesini talep ettiği, icra dairesinin talebi kabul ederek davalı şirkete iflas yoluyla adi takibe ilişkin ödeme emri gönderdiği, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davacının iflas takibinin kesinleştiğini belirterek davalı şirketin iflasını talep ettiği anlaşılmaktadır.Mahkemece; ilama bağlı bir alacağın tekrar ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.stinaf konusu edilen uyuşmazlık; alacağı ilama dayalı alacaklının borçlu hakkında iflas yoluyla adi takip başlatarak borçlunun iflasını istemesinde hukuki yararı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.İİK'nın 37. maddesi uyarınca alacağı ilama dayanan alacaklının da borçlunun iflasa tabi olması halinde yetkili Asliye Ticaret Mahkemesinden borçlunun iflasını istemesi mümkündür. İcra ve İflas Kanununda, elinde ilam bulunan alacaklının iflas yoluyla takip başlatamayacağına dair bir yasak bulunmamaktadır."...Belirteyim ki, ilam alacaklısı, iflasa tabi borçlusunun iflasını isteyebilmesi için, (yukarıda görüldüğü gibi) borçluya karşı ilamlı icra takibi (m.32) yapmak ve ondan sonra iflas talebinde bulunmak (doğrudan doğruya iflas davası açmak; m.37; m.177/4) zorunda değildir. İlam alacaklısı, hiç ilamlı icra takibi yapmadan (ilamı icraya koymadan), ilam borçlusuna karşı genel iflas yolu ile takip (m.155 vd) yapabilir..." (Prof. Dr. BAKİ KURU, İcra ve İflas Hukuku, Tamamen Yeniden Yazılmış Üç Misli Genişletilmiş, Üçüncü Baskı, Cilt:3 Ankara 1993, s.2270)Somut davada davacı, ilamlı icra yoluna ilişkin takibi, iflas yolu ile takibe çevirdiğine göre, İİK'nın 177. maddesi uyarınca takibe hacet kalmaksızın doğrudan borçlunun iflasını isteme hakkından vazgeçmiştir. (Benzer doğrultuda Yargıtay 19. HD'nin 03.02.2000 tarih ve 99-8151/622 sayılı kararı). Ayrıca davacının, lehine olan ilama dayanarak genel iflas yoluna başvurabilmesine yasal olarak bir engel de bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesi kararının gerekçesine dayanak yapılan Yargıtay kararı, itirazın iptali davasına ilişkin olup, somut olayda uygulanma yeri yoktur. Bu nedenle davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken Mahkemece hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.2-Davalı ... hakkında verilen hükmün istinaf incelemesinde; HMK'nın 319. maddesi uyarınca basit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi yasağı davanın açılmasıyla başlar. Dava dilekçesinde, davalı şirket ortağı ...'in TTK'nın 238. ve 240. maddeleri gereği iflası talep edilmiştir. Anılan maddeler ise tacir olmadıkları halde özel kanun hükmü gereğince iflasa tabi olan kollektif ve komandit şirket ortaklarının iflasına ilişkindir. Mahkemece anılan madde hükümleri ve somut olayda uygulama yeri bulunup bulunmadığı tartışılmadan, dava dilekçesinde ileri sürülen iddianın dışına çıkılarak, davalının tacir olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 maddesi uyarınca esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/16 Esas, 2025/270 Karar sayılı ve 20/03/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ayrı ayrı alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından ayrı ayrı yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate ALINMASINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/09/2025