T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1257 KARAR NO : 2026/211 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2024 NUMARASI : 2023/777 -2024/796 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/08/2023 DAİRE KARAR TARİHİ : 04/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2026 Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/09/2…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1257 KARAR NO : 2026/211 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MUĞLA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/09/2024 NUMARASI : 2023/777 -2024/796 DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/08/2023 DAİRE KARAR TARİHİ : 04/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/02/2026 Muğla 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/09/2024 tarih ve 2023/777 Esas 2024/796, Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin istenilmesi üzerine, Dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM; Davacı, 7800307 tesisat numarası ile ticarethane olduğunu, davalı şirket tarafından kaçak elektrik kullanıldığından bahisle 13.06.2023 kaçak tutanağı ve 13.06.2023 tarihli 723.026,33 TL bedelli ceza faturası tahakkuk ettirildiğini, tanzim edilen faturaya istinaden yapılan işlemler, sayaç laboratuvar raporu, kaçak hesaplama dökümü tebliğ edilmeden, taksitlendirme protokolü ile teminat senetlerinin imzalatıldığını ve ilk iki taksit bedeli 266.010,33 TLnin ödendiğini, davalı ... şirketi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne aykırı olarak kaçak elektrik tespit tutanağı ve faturası düzenlemiş olduğunu, sayacın eksik veya hatalı ölçüm yaptığına dair laboratuvar incelemesi yapılmadan direk kaçak elektrik tutanağı düzenlemesinin yönetmeliğe aykırı olduğunu, kaçak elektrik tutanağında eksik yazdığı iddia edilen sayaç verileri dikkate alınmadan tutanakta kurulu güç ve sözleşme gücüne göre hesaplama yapılmış olduğunu, sayaç raporu olmadığı, davaya konu elektrik tesisatı, en son 17.05.2023 tarihinde okunmuş olup herhangi bir aksilik görülmediğini, davalı şirket tarafından her ay istisnasız olarak elektrik sayacı yerinde okunarak fatura düzenlediği halde herhangi bir tespitin yapılmadığını, 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca sayaçların mülkiyet ve bakımının ... şirketine ait olduğu ve sayaç bağlantılarının tarafından değiştirilmesinin mümkün olmadığını, oteli 2022 yılında kiraladığını, tesisata herhangi bir müdahalede bulunmadığını, tutanak tarihi itibarıyla belirtilen cihazların çoğunun arızalı olduğunu veya çalışmadığını belirterek, kaçak elektrik kullanımından dolayı tahakkuk ettirilen fatura ve gecikme faiziyle birlikte toplam 748.026,33 TL bedeli kadar borçlu olunmadığının tespiti ile ödenen 266.010,33 TL bedelin gecikme faiziyle istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı, menfi tespit ve istirdat davalarının birlikte açılmasında hukuki yarar olmadığını, davacının taleplerinde belirsizlik bulunduğunu, davacının ihtirazi kayıt koymadan ödemiş olduğu bedeli talep edemeyeceğini, kaçak kullanım tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, dava konusu işlemlerin mevzuata uygun olarak yapıldığını, davacı tarafından sayaca değil ölçü devresine (akım trafosu-sayaç arasındaki bağlantılar) müdahale edildiğini, ayrıca madde gereği sayaca müdahale edildiği durumlarda dahi şüpheye sebep olacak bir durumun varlığı halinde, sayacın laboratuvara gönderilmesi ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği hususunun amir olduğu, şüpheye yer olmayan ve bariz tespit edilebilen sayaca müdahale dolayısıyla gerçekleşen kaçak kullanımlarda sayaç raporu alınmasına gerek bulunmadan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmesinin mümkün olduğunu belirtilerek, davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: Mahkemece, "Davalı .... teknik personellerinin 13.06.2023 tarihinde 7800307 nolu tesisatta yerinde yaptıkları kontrol sonucu tanzim edilen 003501 sıra nolu sayaç ve ölçü devresi kontrol protokolü gereği tutanak tutulduğu, 7800307 nolu tesisata ait sayacın R ve S fazlarına ait gerilim ve akım bağlantılarının doğru olmaması sebebiyle Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42-1-c maddesi gereği işlem yapıldığının tutanakta belirtildiği, 01.03.2022 tarihinden itibaren uygulanan kademeli tarifeye göre 27 ve 243 gün için belirlenen güçler baz alınarak fatura hesabı yapıldığı, bu hesaplamalara göre 1.kademe toplam gücü fatura edilen tüketim minha edildikten sonra 2.257,860 kWh, 2. Kademe gücü de 160.367,040 kWh olarak bulunduğu, tüketim bedelinin hesaplanmasında Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre de tarifenin 1,5 katı alınarak tüketim tutarı hesaplandığı, yapılan hesaplamaya göre vergiler dahil 723.026,33 TL fatura bedeli bulunmuştur. Bilirkişi ...'nın raporunda da belirttiği üzere, Davalı kurum ...., yönetmeliğin 45-1(ç) maddesinde belirtilen ek kaçak tüketime esas başlangıç tarihi için, sayaç hafızasında kayıtlanan hatalı bağlantı kayıtlarını değerlendirilebileceğini, sayaç hafızasındaki hatalı kayıtlar, teknik olarak belli bir süre için kayıtlanmıyorsa, ek kaçak tüketimin doğru bulgusu için baz alınabileceğini, aksi durumda, sayaç hafiza kapasitesine bağlı olarak hata kayıtları siliniyor ise söz konusu ek kaçak tüketim işlemi için tespit edilen abonelik başlangıç tarihi, ... tarafından doğru bulgu olarak esas alındığı görülmüştür. Kaçak elektrik enerjisi tüketimi için tahakkuk eden faturadaki süre ve tutarın mevzuata uygun olduğu değerlendirilmiştir. Elektirik- Elektronik Bilirkişisi ...'nın 25/03/2024 tarihli kök ve 25/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli gerekçeyi içerir nitelikte olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davacı istinaf talebinde bulunmuştur. BİLDİRİLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Çalışır vaziyette bulunan sayacın davalı dağıtım şirketi uhdesinde yanmasının dağıtım şirketinin sorumluluğunda olduğunu, sayaç söküldüğünde çalışır vaziyette olduğunu ve sayacın neden yandığının da izah edilmediğini, sayacın yanması nedeniyle ölçüm yapılamamasına rağmen bilirkişinin salt davalının iddia ve beyanları doğrultusunda mevzuata aykırı olarak yapılan işlemin doğru olduğuna ilişkin raporunu kabul etmediklerini, Bilirkişinin ana rapor ile ek rapor arasında kendi içerisinde çelişki bulunması nedeniyle hükme esas alınamayacağını, İlk raporu kabul etmemekle birlikte, bilirkişi ana raporunda....-....-... Elektronik-Elektrik Sayaçları Teknik Şartnamesine göre hatalı/yanlış bağlantıların sayaç hafızasında kayıt altına alındığı belirtildiğini, Sayaç kayıtlarından hatalı bağlantı tarihi belirlenerek ek tahakkuk için doğru bulguya esas olmak üzere ek tahakkuk başlangıç tarihi belirlenebilir." şeklinde sayaçtan alınacak rapora göre hesaplama yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen ek raporda ise tüketimin düştüğüne ilişkin davalı şirket kayıtlarını baz alarak ek tahakkukun doğru olduğu kanaatiyle rapor tanzim edildiğini, söz konusu kullanım miktarının düşmesinin turizm sezonunun bitmesi ve o tesistta kullanımın olmaması nedeniyle oluştuğu hususunda bir inceleme yapılmadığını, şirkete ait diğer sayaçların tüketiminden bu husus açıkça anlaşıldığını, bilirkişinin salt davalı beyanları üzerinden rapor tanzim edilmesini ve kaçak ve ek tahakkukta hangi ölçütlerin alındığına ilişkin bir hesaplama yapılmaması nedeniyle kabul etmediklerini, Sayaç bağnaltılarının hatalı olması tüketimi engellemeyeceğine ilişkin sayaç üreticilerinin açıklaması dikkate alınmadığını, tüketimin % 55 eksik yazılmasına ilişkin rapora rağmen herhangi bir hesaplama yapılmadığını, Tanık beyanlarında sayacın göz ile yapılan kontrolünde % 55 oranında eksik tüketim yapacağının hiç bir bilimsel veriye dayanmamasına rağmen, bilirkişinin sayaçta inceleme yapılmaksızın sayacın % 55 oranında eksik değer kaydedeceğini bildirmesinin kabul edilemeyeceğini, Olayda kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmayıp eksik veya fazla tüketime dayalı sayaç raporuna göre tahakkuk veya iade söz konusu olması gerektiğini, sayaç raporu olmadığından sayacın bu şekilde hatalı bağlantı yapılmasında sayacın fazla yazması da ihtimal dahilinde olduğunu, bu nedenle yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, Bilirkişi raporunun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği' ne açıkça aykırı olduğunu, Davalı şirketin, yönetmeliğin dışında herhangi bir tespit ve inceleme yetkisi bulunmamasına rağmen, uyması gereken yönetmeliği uygulamadan, sayacı incelemeden ve eksik veya hatalı ölçüm yapıldığını laboratuar incelemesi yapmadığını, bilirkişi tarafından yönetmeliğin uygulanması gerektiği belirtilmesine rağmen "somut olayda, elektrik sayacına doğrudan herhangi bir müdahalenin olmaması sebebiyle, davalı ....’nin, tespiti yapılan elektrik sayacıyla ilgili işlem yürütmemesinde tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 42-1-(c) maddesi kapsamı için bir beis görülmemiştir" şeklinde bir yorumda bulunmasının kabul edilemeyeceğini, Kaçak elektrik tutanağında belirtilen cihazların ve kullanım yerinin kullanılmadığı tespitine yönelik bir inceleme yapılmadığını, Davalı ... şirketi Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine aykırı olarak kaçak elektrik tespit tutanağı ve faturası düzenlediğinden kabulünün mümkün olmadığını, Elektrik sayaçları her ay düzenli şekilde okunmuş olup, kaçak tespit tarihine kadar sayacın mührü ile bağlantının hatalı olduğuna ilişkin bir tespit yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik faturası nedeniyle borçlu olmadığının ve kısmi olarak ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirketin kaçak elektrik kullanıp kullanılmadığının ve miktarının tespiti ile şirkete iadesi gereken ödeme bulunup bulunmadığının tespitinden kaynaklanmaktadır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığından, davada ispat yükünün davalı şirkete ait olduğu sabittir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesi 2023/3968 Esas-2024/236 Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/4374 Esas-2024/2867 Karar, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2023/4375 Esas-2024/2594 Karar) Davalı şirket çalışanlarınca 13.06.2022 tarihinde tutulan tutanak ile "sayaç akımları R fazına gerilim ise S fazına bağlandığı, S fazına ait akımlar sayacı S fazına gerilimleri ise R fazına bağlandığı ve sayacın eksik yazdığı tespit edilmiştir. Güç tespiti yapılmış tüketici hizmetleri yönetmeliği 42/1-c maddesi gereği işlem yapılacaktır. Enerji kesilmedi,... ödemeyi yapacaktır"" şeklinde tespit yapıldığı, yapılan incelemeler sonucu davacı tarafından kullanılan sayaçta herhangi bir arıza olmadığı, eksik veya fazla tüketim belirlemesinin söz konusu olmadığı, kaçak tüketimin sayaç yolu ile değil bağlantı kablolarına yapılan müdahaleyle gerçekleştiği bu nedenle sayacın tutanak tarihinden çok sonra yanmasının sonuca etkili olmayacağı davacının yaptığı iş kolu ve tüketim süresi ile miktarı göz önünde alındığında davalı tarafından tespit edilen kaçak elektrik tüketim miktarı ve parasal hesabının yönetmeliğe uygun olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/09/2024 tarih, 2023/777 Esas, 2024/796 Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf talebinde bulunan davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Duruşma açılmadığından, davalı lehine vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran tarafa geri verilmesine, İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde temyiz yolu açık olmak üzere 04/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.