9. Hukuk Dairesi 2025/9829 E. , 2026/1046 K. "" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/44 E., 2025/253 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/988 E., 2025/176 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…
9. Hukuk Dairesi 2025/9829 E. , 2026/1046 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/44 E., 2025/253 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/988 E., 2025/176 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 1985-1986 yıllarında çırak olarak işe başladığını, çırak, kalfa ve usta olarak ilerlediğini, sosyal güvenlik bildiriminin 01.02.1993 tarihinde yapıldığını, çalışmasının askerlik nedeniyle ayrıldığı 31.01.1994 tarihine kadar sürdüğünü, askerlik dönüşünde 01.09.1995 tarihinde yeniden davalı işyerinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasının iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiği 16.08.2021 tarihine kadar kesintisiz şekilde devam ettiğini, kasım-mart ayları arasında 07.30-18.00 saatleri arasında, nisan-ekim ayları arasında döneminde ise 07.00-19.00 saatleri arasında çalıştığını, bazı günlerde bitirilmesi gereken işler nedeniyle çalışmalarının 1-2 saat daha ileriye sarktığını, dinî bayramlarda arefe gününden itibaren ilk iki gün tatil yaptığını, diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini savunarak kıdem tazminatı ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirkette 01.05.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, tüm ödemelerinin bordrolar ve banka aracılığıyla eksiksiz şekilde yapıldığını, davacının 2021 yılı Ağustos ayında yıllık ücretli izin kullanmak istediğini, bu talebinin kabul edildiğini, izinli olduğu dönemde davacının arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu, arabuluculuk başvuru tarihi 09.09.2021 olmasına rağmen ilk oturum tarihi olan 24.09.2021 tarihine kadar beklendiğini, davacının işe devam etmeyeceği anlaşılınca 25.09.2021 tarihinde çıkışının verildiğini, davacının haftanın 5 günü 08.30-18.00 saatleri arasında çalıştığını, işyerinde fazla çalışma yapmadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılması hâlinde karşılığının bordrolarda tahakkuk ettirilmek suretiyle ödendiğini, yıllık ücretli izin ücretinin de 2021/9. ay bordrosuna yansıtılmak suretiyle ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kurumu (...) kayıtları ve ticaret sicil kayıtları dikkate alındığında davacının çalışması görülen şirketlerin pay sahiplerinin ve şirket yetkilisinin B.C. olduğu, yine dosya kapsamında talimatla dinlenen tanık M.Ç'nin beyanlarında 2006-2012 yıllarında davacıyla birlikte çalıştığını, kendisi işe girdiğinde davacının çalışıyor olduğunu belirtmesi de nazara alınarak davacının davalı işyerinde 26... ay 16 gün çalıştığının tespit edildiği, davacının iş sözleşmesinin işçilik alacakları nedeniyle haklı sebeple feshedildiği, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının kasım-mart ayları arasında haftalık 12 saat; nisan-ekim ayları arasında ise haftalık 16,5 saat fazla çalışma yaptığı, davacının bir kısım ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediği; ayrıca davalı tarafça yapılan ödeme mahsup edildiğinde davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağına da hak kazandığı gerekçesiyle davacının ihbar tazminatı talebinin reddine; diğer alacakların kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini, yıllık izin istemesi üzerine kendisinin işten kovulduğunu iddia etmiş, davalı işveren ise kendisine izin verildiğini ancak kendisinin yıllık izin kullandığı dönemde arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu savunmuş olup ... kayıtlarında davacının işten ayrılışının Kuruma 05.10.2021 tarihinde bildirildiği ve 25.09.2021 tarihli fesih bildirgesinde fesih kodunun Kod-03 (İstifa) olarak bildirildiği, davalı işveren tarafından davacıya izin verildiğine ilişkin evrakların sunulmadığı, davacıya izin verildiği yönünde ispat bulunmadığı, ayrıca işten ayrılış kodunun (03) olarak bildirilmesine rağmen dosyaya istifa dilekçesinin sunulmadığı, buna göre davalı işverence davacının iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak ve ihbar öneli verilerek feshedildiği ispatlanamadığından, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın işveren tarafından feshedildiğinin ve bu nedenle davalı işverenin istinafının gerekçe yönünden kabulü gerektiği; ancak davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak davacının ihbar tazminatı talebinin reddinin bu gerekçe ile yerinde olduğu; ... kayıtlarına göre ve ticaret sicil kayıtları nazara alındığında davacının çalışması görülen şirketlerin pay sahiplerinin ve şirket yetkilisinin B.C. olduğu nazara alınarak davacının davalı işyerinde 26... ay 16 gün çalıştığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, giydirilmiş ücret yönünden eklenen menfaatlerin fahiş olmadığı, davacı talebi ile bağlı kalınarak ve yapılan ödeme dikkate alınarak bakiye yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, davalı işveren tarafından işyeri kayıtları, işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler ve işyeri iç yazışmaları gibi yazılı delil niteliğinde bulunan belgeler dosyaya sunulmadığından tanık beyanları, davacı işçinin yaptığı iş, işin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatlandığının kabulü gerektiği, davalı tarafça davacının söz konusu çalışmalarının karşılıklarının ödendiği ispatlanmadığından bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının davalı Şirket nezdinde 01.05.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, 2. Giydirilmiş ücrete eklenen yemek ve servis yardımının hatalı belirlendiğini, 3. Davacının kendi isteği ile işten ayrılması sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, 4. Davacının fazla çalışma yapmadığını, 5. Davacının ödenmeyen ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının da bulunmadığını, 6. Dava dilekçesinin konu ve sonuç kısmında yıllık ücretli izin alacağına yer verilmediğini, davacının yıllık izinlerini eksiksiz kullandığını, bakiyesinin de ücret alacağı olarak ödendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının hizmet süresi, giydirilmiş ücretinin tespiti, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.