T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2035 KARAR NO : 2025/2142 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2024 NUMARASI : 2014/776 Esas - 2024/399 Karar DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : MÜFLİS BARIŞ GIDA VE…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2035 KARAR NO : 2025/2142 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2024 NUMARASI : 2014/776 Esas - 2024/399 Karar DAVACI : ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : MÜFLİS BARIŞ GIDA VE TEMİZLİK ÜRÜN SAN VE TİC. LTD. ŞTİ. İFLAS İDARESİ - ... : Av. ... -... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 06/08/2012 KARAR TARİHİ : 17/12/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 24/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aralarındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya verilen ve çekler bankaya ibraz edilip davalı tarafından tahsil edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli olarak Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü 2012/6172 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, takibe konu fatura bedellerinin çekler ile ödendiğini beyan ederek; borçlu olmadıklarının tespitine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sunulan cari hesap ekstreleri ve faturalardan anlaşılacağı üzere davacının müvekkiline 47.480,00 TL borçlu olduğunu, takibin kesinleşmesinden sonra borçlunun borcu kabul ettiğini ve borcu kabul ettiğini ve ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KABULÜ ile Davacının Kocaeli 2 İcra Müdürlüğü 2012/6172 esas sayılı dosyasından müflis davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyetli tazminat isteminin esas şartları oluşmadığının reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle, sunulan 22.07.2013 tarihli ibranameyi usul, içerik ve geçerlilik şartları bakımından kabul etmemekle, müvekkil şirketçe icra takibine konu edilen alacaklarını sona erdiren hiçbir delil yahut işlem söz konusu olmadığından davanın reddini taleplerini, yerel mahkemece gerekçeli kararda "... ispat yükü kendisine düşen davalının alacaklı olduğunu ispat edemediği..." şeklindeki kararla davanın kabulüne karar vermiş olup, karar bu yönüyle de hatalı olduğunu, icra takibinin dayanağı çek olup, işbu çeke ilişkin herhangi bir ödeme belgesi veya imza itirazı sunulmamış, dolayısıyla müflis şirket alacağı ayrıca bir ispat yüküne muhtaç olmadığını, davacının alacak talebini ve bu yönde verilmiş olan kabul kararını asla kabul etmemekle birlikte kararla birlikte hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahsili yönünde kurulan hüküm usule, yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olup müflis şirket aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretinin de tahsili yönünde hüküm kurulması mümkün olmadığını, nitekim bu konuda Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 08.04.2014 Tarihli, 2013/9007 E. 2014/2712 K. sayılı kararında da belirtilmiş olduğu üzere "Kayıt kabul davalarında tahsile değil, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir." Yerel Mahkemece davanın kabulüne yönelik kararını kabul etmemekle birlikte müflis şirket aleyhine "1.225,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ve "17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" şekildeki hükmünü de kabul etmemekle birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacının alacağı olarak iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekmekte iken işbu alacakların tahsili yönünde kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı bulunduğunu beyan ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2024 Tarih - 2014/776 Esas - 2024/399 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK 72 maddesi uyarınca açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı tarafından, davalı ile aralarındaki ticari ilişkiye istinaden davalıya verilen çeklerin bankaya ibraz edilip davalı tarafından tahsil edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli olarak Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü 2012/6172 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, takibe konu fatura bedellerinin çekler ile ödendiğini beyan ederek eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin savunulduğu, davacı tarafından davalının kendisini ibra ettiğine ilişkin ibraname sunulması üzerine, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. Menfi tespit (borçsuzluğun tespiti) konulu eldeki davada ispat yükünün özellikleri üzerinde durulmalıdır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle ortadan kalktığını ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle sona erdiğini ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu, senedin varlığını kabul etmekle birlikte bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, başka bir hukuki ilişkiye dayandığını ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir. Davacı tarafından, dava konusu fatura bedellerinin ödendiği savunularak, ticari ilişki kabul edilmiş ve ispat yükü davacı tarafından üzerine alınmıştır. Davacı bunun üzerine yargılama sırasında borcunun bulunmadığına ilişkin davalı şirketin tek ortağı ve temsilcisi olan Bedri Dinç tarafından dava konusu icra takibinden kaynaklı borcunun bulunmadığı yazılı ibraname başlıklı belgenin sunulduğu görülmektedir. Bu durumda davacı tarafından borcunun bulunmadığı hususunun ispatlandığı, Remzi Dinç'in şirketin tek ortağı ve müdürü olduğunun Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından anlaşıldığı, davalı tarafından iddianın genişletilmesi nedeniyle söz konusu ibraname başlıklı belgeye itibar edilmemesi gerektiği savunulmuş ise de, ödeme def'inin yargılama sırasında her zaman ileri sürülebilmesi, ibra belgesinin de borcu sona erdiren ödeme belgesi niteliğinde olması nedeniyle bu belgenin hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.243,35 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 810,84 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.432,51 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... *Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*