Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ... ve Damar Cerrahisi Hastalıklar Eğitim Araştırma Hastanesinde 14.10.2015 tarihinden itibaren sürekli işçi kadrosunda temizlik elemanı olarak görev yaptığını, davacının 13.02.2024 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na (657 sayılı Kanun) tabî memur olan eşinin ... İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı ... ... Hastanesinde görev yapması, çocukları O. B'nin İstanbul Kanuni .... Hastanesinin 13.01.2022 tarihli ve ... No.lu rapor…
Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin nakil talebinin reddinin hukuka uygun olup olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Kural olarak mahkemelerce nakil talebinin reddi işleminin iptali yahut naklin sağlanması gibi icrai nitelikte karar verilmesi mümkün değil ise de ret işleminin hukuka aykırı olup olmadığının tespiti mümkündür. Somut uyuşmazlıkta davacının ret işleminin hukuka aykırılığının tespiti isteminde hukuki yararı bulunmaktadır. Ancak davacının 696 sayılı KHK'nın 127. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen geçici 23. maddeye göre istihdam edildiği ve özel hukuk hükümlerine tâbi işçi statüsünde olduğu, sözü edilen maddede "...sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir." hükmüne yer verildiği ve bu şekilde sürekli işçi kadrosuna geçirilen işçilerin geçiş işlemi yapılmadan önceki işyerinde çalışmaya devam ettirileceğinin açıkça düzenlendiği, dolayısıyla davacının başka bir ile veya bölgeye naklinin mümkün olmadığı dikkate alındığında; davalı işveren tarafından bu gerekçe ile talebin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi sonuç itibarıyla yerindedir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda ve özellikle yukarıda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.