9. Hukuk Dairesi 2017/27394 E. , 2018/11152 K. MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf …
**9. Hukuk Dairesi 2017/27394 E. , 2018/11152 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İŞ MAHKEMESİ DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, davacının davalı firmada 2 yıldır pazarlama müdürü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 08.09.2016 tarihinde feshedildiğini, iş akdinin feshedildiğinin kendisine doğrudan söylenmediğini, fesih bildiriminin yazılı olarak yapılmadığını, müvekkilinin davalı şirketi vergi dairesine şikayet ettiğine yönelik iddiaların gerçek olmadığını, davalı şirketin de bunu ispat edecek hiçbir delilinin olmadığını, fesih sebebinin açık ve kesin olmadığını iddia ederek; davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, şirketten ayrılan Satın Alma Müdürü ...’un şirket ortaklarından ... ve ...'ı ziyaret ettiğini vicdan azabı içinde olduğunu şirket içinde şikâyet olunan ...'nun aşağıda anlatılan şekilde şirketi bilinçli olarak batırmaya dolandırmaya çalıştığını bunun içine kendisini ve... da çekmek istediklerini fakat söylediklerini dinledikten sonra bu işin içinde olmak istemediğini söylediğini, bu konuda anlattıklarını kâğıda el yazısı ile yazdığını ve imzalayarak verdiğini , şirket yetkililerinin öğrendikleri bu durumu teyit için araştırma yaptıklarını ve sonuçta anlatılanların doğru olduğunu görünce davacının iş akdini bildirimsiz olarak derhal fesih yoluna başvurmak zorunda kaldıklarını, ayrıca 01.08.2016'da ... sulamaya teslim edilecek malı irsaliyeyle çıkardıktan sonra şoförü yönlendirerek ... Sulamaya teslim ettirdiğini bu suretle şirket dışına mal çıkardığını firmayı dolandırdığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. B) İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince, dosya içerisinde yazılı bir fesih bildiriminin bulunmadığı, sadece yönetim kurulu kararı ile ... servisini kullanan işçilerin tazminatlarının ödenmek suretiyle iş akitlerinin feshedilmesine karar verildiği, geçerli nedene dayanan yazılı bir fesih bildirimi bulunmaksızın davacının iş akdinin feshedildiği sabit olmakla davalı tarafından gerçekleştirilen feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. C) İstinaf başvurusu : İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. D) İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiği belirtilmiştir. E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti : Bölge adliye mahkemesince, iş akdini, işletmesel kararla feshettiğini savunan davalının, 4857 sayılı Yasa'nın 19. maddesine uygun olarak fesih bildirimini yazılı yapmadığı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir. F) Temyiz başvurusu : Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. G) Gerekçe: 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir. İş Kanunu’nun gerekçesinde hangi hallerin işçinin yetersizliği nedeniyle geçerli fesih hakkı bahşedeceği örnek kabilinden sayılmış olup bunlardan biri de sık sık hastalanarak rapor almadır. Sık sık rapor alma halinde, işveren aralıklı da olsa işçinin iş görme ediminden faydalanamayacaktır. Sık sık hastalanan ve rapor alan işçinin, bu nedenle devamsızlığının işyerinde olumsuzluklara yol açacağı açık bir olgudur. İş Kanunu’nun gerekçesinde sık sık hastalanmanın yeterlilikten kaynaklanan neden olarak örnek kabilinden sayılması, işyerinde olumsuzluklara yol açtığının kabul edilmesindendir. Dosya içeriğine göre; davalı işyerinde çalışan ve fesih tarihinde işten çıkarılan ... isimli çalışanın dosyaya sunduğu yazılı beyanından davacının ... isimli diğer bir çalışanla ve kendisiyle buluşup şirketin katma değer vergisi ödenmeyen satışlarını vergi dairesine ihbar edip burdan ödül almayı ve alınan ödülü de kendisiyle paylaşmayı planladığını, önce kendisinin sonra da davacının vergi dairesine şikayette bulunacağını ayrıca şirket çok zor durumda kalacağından ve kendisi de o dönemde işten çıkarılmış olduğundan ona iş teklif ettiğini, şirketin müşterilerini kendisinin açacağı şirkete bağlamaya çalıştığını ve şirketin ... milyonluk malını çıkarıp kendi uhdelerine geçireceklerini söylediğini, sonrasında vergi dairesine gidip şikayette bulunduğunu ancak şikayet ettikten sonra davacıyla görüşmek istediğinde görüşmek istemediğini, kendisine “niye acele ettin işimizi bozdun daha malları çıkarmadık'' dediğini ve davacının gidip vergi dairesine şikayette bulunmadığını sonrasında vicdan azabı çekip bunları anlattığını belirttiği, yargılama sırasında tanık olarak beyanı alınan ...’un dilekçesinde yazdıklarını doğruladığı diğer davalı tanığı ...’in ise beyanında davacıyla birlikte çalışırken ve son derece iyi bir çalışma içindeyken daha sonra bir müşteriyle mal teslim edilmiş şeklinde fatura kesilmesine rağmen müşterinin malı almadığını öğrendiklerini, bunun üzerine davacının işine son verildiğini, daha sonra o malın müşteriye değil de başka bir yere indirildiğini tespit ettiklerini, malı taşıyan şoföre sorduklarını, onun da nerelere indirdiğini söylediğini, davacının müşteri dışında başka bir müşteriye mal sevkiyatı yaptığını öğrendiklerini, davacının bu olay gerçekleştikten sonra hemen işten çıkarıldığını beyan etmiş, Diğer davalı tanığı ... ise sevkiyatın yapıldığı kişilerin müşterilerin dışında olan ve sevkiyatın yapılması gereken kişiler olmadığını gördüğünü, bizzat bu işi takip ettiğini, ilk önce şoförle bağlantı kurduğunu, daha sonra şoförle malın indirildiği yere gittiklerini, daha sonra malın teslim yapılacağı ... sulamayı aradıklarını, ... Sulamanın bulunduğu yerin farklı bir yer olduğunu, boruların ... sulamaya bırakılmış olduğunu, ilk etapta ... Sulamanın müdürünün boruların kendisine bırakıldığını kabul etmediğini, daha sonra ... Sulamanın sahibi olan ... beye ... Sulamadaki kişi senin üzerine kalacaksa bildiklerim var dediğini ve oradan ayrıldıklarını, irsaliyenin ... Sulama adına kesildiğini ancak sevkiyatın ... Sulamaya yapıldığını, irsaliye faturasında doğru adres doğru telefon olduğunu, ancak şoförün neden yanlış yere bıraktığını bilmediğini ... Sulamanın ... Sulamanın alt bayisi olduğunu beyan etmiştir. Somut olayda her ne kadar malların teslim edilmesi gereken bayi yerine onun alt bayisine teslim edildiği anlaşılmaktaysa da davalı tanığı ...’nın beyanında malın teslim edildiği ... Sulama’nın sahibinin çelişkili beyanlarda bulunduğunu belirttiği, davacının malın neden irsaliyede yazan yere değil de alt bayiye teslim edildiği hususunda açıklama getirmediği, tanık ...’nin beyanlarının da bu hususu doğruladığı, yargılama sırasında dinlenen tanık ...’nin olaya ilişkin ayrıntılı ve somut anlatımlarına itibar edilmemesi için bir neden bulunmadığı, davalı işverence iş akdinin feshinin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiği ve işten çıkış kodu olarak kod 29 ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller nedeniyle fesih olarak bildirildiği, ilk derece mahkemesince ve bölge adliye mahkemesince davacının iş akdinin yazılı olarak feshedilmediği gerekçesiyle işe iadeye karar verilmişse de haklı fesihte yazılılık koşulunun aranmadığı, davacının işverenin aleyhine ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı eylemlerinin sabit olduğu bu nedenle feshin haklı nedene dayandığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL. peşin harcın mahsubu ile bakiye 6,70 TL. karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 250,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dosyanın ilk derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Kesin olarak 21.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.