9. Hukuk Dairesi 2026/326 E. , 2026/1017 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/152 E., 2025/340 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili d…
9. Hukuk Dairesi 2026/326 E. , 2026/1017 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/152 E., 2025/340 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Sendika tarafından 04.04.2017 tarihli yazı ile sendika üyesi ... işçi adına Sendika Tüzüğü ve işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi gereğince üyeler adına 1 günlük çıplak ücretlerinin %75'nin sendika üyelik aidatı olarak 2017 yılı Nisan ayından itibaren üyelerin ücretlerinden kesilerek müvekkili Sendikanın bildirilen banka hesabına yatırılmasına dair yazılı talebin işverene bildirildiğini, söz konusu yazıya cevap verilmemesi ve üyelik aidatlarının yatırılmaması üzerine davalı işverene 15.11.20 17... .06.2018 tarihlerinde aynı içerikli yazının tekrar gönderildiğini, 2017 yılı Nisan ayı ile 2018 yılı Mayıs ayı arasındaki dönem için aidat alacaklarının talep edilmesine karşılık işverence ödeme yapılmadığını belirterek ödenmeyen sendika üyelik ve dayanışma aidatlarının her ay için en yüksek işletme kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.08.2016 tarihli ve 2016/5027 D. İş sayılı kararı ile kayyum atandığını, daha sonra 02.09.2016 tarihli ve 2016/5555 D. İş sayılı kararla kayyumların görev ve yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) devredildiğini, TMSF'nin 08.09.2016 tarihli kararı ile Yönetim Kurulu oluşturulduğunu ve 09.11.2016 tarihli kararı ile Şirketin mal varlıkları hakkında iktisadi bütünlük kararı verildiğini, dava dilekçesinde aidat alacağı olarak 2017 yılı Nisan ayı ile 2018 yılı Mayıs ayı arası dönem için talepte bulunulduğunu, işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin 31.12.2017 tarihinde son bulduğunu, yeni dönem toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin devam ettiğini belirterek açıklanan sebepler doğrultusunda alacak kaleminin belirlenmesini ve müvekkili Şirketin harçtan muaf tutulmasına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli kararı ile; alınan tüm bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporlarının dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesinin 16.11.2023 kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 01.01.2018 tarihi ve sonrası dönem yönünden davacı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmak için yetki belgesi alan işçi sendikası olup olmadığının belirlenerek dava konusu dönemde her ay için ne miktarda aidat kesintisi yapılması gerektiği konusunda bilirkişiden denetime elverişli rapor alınması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı sonrası konusunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 18.09.2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacının talep edebileceği aidat alacağının toplam 521.000,46 TL olarak hesaplandığı, uygulanacak temerrüt tarihlerinde icmal tablosu düzenlenerek tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, 18.09.2025 tarihli rapor hükme esas alındığı, davacı talebi ile bağlı kalındığı ve fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Bozmaya konu kararın yalnızca kendileri tarafından temyiz edildiğini, davacının temyizi bulunmadığından aleyhe bozma yasağı kapsamında bozulan karardan daha fazlasına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Dava konusu alacaklara dava ve ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; sendika aidat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Hükmü temyiz eden aleyhine bozma kararı verilemez. Bu ilkeye dar anlamda aleyhe bozma yasağı adı verilmektedir. Bunun dışında taraflardan sadece bir tanesinin hükmü temyiz etmesi ve Yargıtayın bozma kararı vermesi hâlinde eğer mahkeme bozmaya uyarsa önceki karara nazaran kararı temyiz eden aleyhine olacak şekilde karar veremez. Bu ilkeye de geniş anlamda aleyhe bozma yasağı ya da bir başka ifadeyle aleyhe hüküm kurma yasağı denilmektedir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince, 465.173,28 TL aidat alacağına hükmedilmek suretiyle verilen ilk karar, davalı tarafın temyiz itirazları doğrultusunda bozulmuş olup Mahkemece, Yargıtay bozma kararına uyulmasına karar verilmiştir. Buna karşın, bozma sonrası davalı aleyhine bu defa 521.000,46 TL aidat alacağına hükmedilmiştir. Mahkeme tarafından bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan hüküm, davalının durumunu ilk karara nazaran ağırlaştırmakta olup bu husus aleyhe hüküm kurma yasağına aykırıdır. Davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.