İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ :.. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı ve davalı ... tarafından istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... ile .. ton ayçiçeği alımı konusunda anlaştıklarını, davalıya ... ödeme yaptığını, .. ton ayçiçeğinin müvekkiline teslim edildiğini, ancak teslim edi…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO :.. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : .. NUMARASI : .. DAVACI : ... - -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1 -... - -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2 -... - -... VEKİLLERİ : Av. ... & Av. ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ :.. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davacı ve davalı ... tarafından istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan ... ile .. ton ayçiçeği alımı konusunda anlaştıklarını, davalıya ... ödeme yaptığını, .. ton ayçiçeğinin müvekkiline teslim edildiğini, ancak teslim edilen malın çalıntı çıkması nedeniyle el konulduğunu ve sahibine teslim edildiğini, davalının müvekkiline .. . ödeme yaptığını karakol ifade tutanağında ikrar ettiğini, her iki davalının da müvekkiline karşı işbirliği içerisinde hareket ettiğini, paranın müvekkiline ödenmemesi üzerine davalı ... ile bu davalıya çalıntı malı satan diğer davalı ... aleyhinde .. . Dairesi'nin .. sayılı dosyasından takip başlattıklarını, takibe itiraz edilmesi üzerine de icra inkâr tazminatı talepli itirazın iptali davası açtıklarını belirtmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; yetkili mahkemenin .. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkilinin çekirdeğin çalıntı olduğunu bilmediğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; yetkili mahkemenin .. mahkemeleri olduğunu, hak düşürücü sürenin dolduğunu, çekirdeklerin çalıntı mal olduğunu bilmediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Davalı ... tarafından diğer davalı ...'tan alınan çekirdeklerin davacıya .. USD karşılığında satışından sonra . .. ./. Esas sayılı soruşturma dosyasında satıma konu çekirdeklerin 3. bir kişiye ait olduğu sebebi ile el konulduğu, davacı tarafından davalı ...'a .. USD elden nakit ödeme yapıldığı, davalı ... tarafından yapılan nakit ödemenin cevap dilekçesinde ve soruşturma dosyasındaki ifadelerde açıkça kabul edildiği anlaşılmakla; Eldeki davada TBK madde 214 ve devamında düzenlenen satış sözleşmesinde zapta karşı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşıldığı, 214. Maddenin 1. Fıkrasının "satış sözleşmesinin bulunduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı diğer 3. Kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur" şeklinde olduğu, 217. Maddenin incelenmesi ise "satılanın tam zaptı halinde alıcının haklarının düzenlendiği ve 1 nolu fıkrada satış bedelinin faizi ile istenebileceğinin yer aldığı" anlaşılmakla eldeki somut olayda . . tarafından alıcının elindeyken el konulan çekirdeklerin savcılık tarafından dava dışı 3. Kişi olan . .. şirket yetkilisine teslim edildiğinin anlaşıldığı, bu durumda davacı tarafından satıcı ...'a ödenen .. USD bedelin faizi ile birlikte talep edilebileceği mahkememizce değerlendirilmiştir. ... vekili tarafından mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesi ile mahkemenin yetkisine itirazda bulunulmuş ise de davaya konu alacağın para alacağı olduğu .. sayılı .. madde 89. Uyarınca para borçlarına ilişkin davalarda alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğunun belirlendiği, davacının yerleşim yerinin de mahkememiz idari sınırları içerisinde olduğu anlaşıldığından davalının yetki itirazının reddine karar vermek gerekmiş, yine aynı cevap dilekçesi ile davalı tarafça eldeki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı iddia edilmiş ise de ilgili icra dosyasının incelenmesinde 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşıldığından davalının bu iddiasının da reddine karar vermek gerekmiştir, yine aynı cevap dilekçesinde .. .. .. Esas sayılı soruşturma dosyasının neticesinin bekletici mesele yapılması talep edilmiş ise de bahse konu soruşturma dosyasının akıbetinin davalının davacıya karşı sorumluluğuna herhangi bir etkisinin olmadığı ancak davalının çekirdekleri satın aldığı ... veya diğer 3. Kişilere karşı rücu hakkının kullanılmasında önemli olduğu değerlendirilerek bahse konu soruşturma dosyasının neticesi bekletici mesele yapılmamıştır. Her ne kadar davacı tarafça davalı ...'a da davalı ...'a ödenen .. .. bedelin tahsili için takip yapılıp takibe itiraz üzerine eldeki dava açılmış ise de dava dilekçesinin ve tüm dosyanın incelenmesinde davacı ile davalı ... arasında borç doğurucu herhangi bir sözleşmesel ilişki, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve kanundan doğan bir yükümlülük doğmadığından bu davalı yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar doğrultusunda davanın davalı ... yönünden kabulü ile davaya konu alacak likit olduğundan yabancı paranın takip tarihindeki TL karşılığının ..TL davacı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş diğer davalı ... yönünden ise davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir." gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne ve icra inkâr tazminatına davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı taraf istinaf dilekçesinde; davalı ...'ın diğer davalı ... ile beraber müvekkiline bilerek ve isteyerek çalıntı çekirdek sattıklarını, her iki davalının eylem birlikteliği içerisinde hareket ettiklerini, müvekkilinin, davalı ...'ı tanımadığını, ancak davalı ... ile uzun yıllardan beri ticari faaliyet yapmasından kaynaklanan güvene dayalı olarak çekirdekleri çalıntı olabileceğini düşünmeksizin aldığını, bu nedenle davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin kararının bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; TBK m. 214'de ki zapta karşı sorumluluk hükümlerinin uygulanamayacağını, icra inkar tazminatı yasal koşullarının oluşmadığını, tazminat miktarının hatalı hesaplandığını, fazla hükmedildiğini, yetkili mahkemenin .. Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı vekilinin itirazdan sonra icra dosyasında sorgulama yaptığını, bu nedenle hak düşürücü sürenin dolduğunu, devam eden ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, taraflar arasında yapılan alış verişin .. Lirası üzerinden yapıldığını, tarafların söz konusu çekirdeğin kilogramını 17 TL üzerinden anlaştıktan sonra çekirdekler teslim edilirken davacı tarafın ödeme esnasında üzerinde ... bulunduğu için ödemeyi . olarak yaptığını, dövizle alış veriş yapmanın yasak olduğunu, senetle ispat kuralının geçerli olduğunu, müvekkilinin borçlu olduğuna ilişkin tek bir beyanı veya ikrarı bulunmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı TBK m. 49'a göre haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin başlatılan icra takibine itiraz nedeniyle 2004 sayılı İİK m. 67'ye göre itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının satın aldığı ürünlerin çalıntı çıkması nedeniyle zapt edilmesinden ötürü davalıların tazminat sorumluluklarının bulunup bulunmadığı konusundadır. Mahkemece yapılan yargılamada davanın hukuki niteliği 6098 sayılı TBK m. 214'de düzenlenen zapta karşı sorumluluk hükümleri olarak belirlenmiş, davalılardan ... ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunması nedeniyle davanın kabulüne, diğer davalı ... ile davacı arasında sözleşme ilişkisinin bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK m. 33'e göre; "Hâkim, Türk hukukunu resen uygular." Bu maddenin uygulaması ise; “Yargıç yalnız dilekçelerde belirtilmiş istem ve savunma dayanaklarını değil, fakat iddia edilmiş vakıalara göre varlığı anlaşılan hukuki istem ve savunma dayanaklarını da nazara almak zorundadır. Yargıç Türk hukukunun hangi kuralının olayda uygulanacağını ve o kuralın anlamını, gereğini resen belirler.” .......tespitinde olduğu gibi yapılacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 60'a göre; "Bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir." Dava konusu olayda davalı ... ile davacı arasında TBK m. 207'ye göre alım satım sözleşmesi kurulmuş ve bu sözleşme uyarınca bedeli alınarak teslimi yapılan malların çalıntı olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının davalı ...'a karşı hem TBK m. 49'a göre haksız fiil hem TBK m. 114/II'ye göre sözleşmeye aykırılık nedeniyle haksız fiil hem de TBK m. 214'e göre zabta karşı sorumluluk hükümlerine göre tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Diğer davalı ... yönünden ise her iki davalının davacıya karşı işbirliği içerisinde haksız fiili gerçekleştirdiklerinin kanıtlanması halinde TBK m. 49 haksız fiil hükümlerine göre tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Davacı taraf hem dava dilekçesinde hem de istinaf dilekçesinde her iki davalının da kendisine karşı işbirliği içerisinde hareket ettiğini, meydana gelen zarardan her ikisinin de sorumlu olduğunu belirterek icra takibine konu tazminat taleplerini her iki davalıya yöneltmiştir. Bu durumda davacının TBK m. 214'de ki zapta karşı sorumluluk hükümlerine göre değil TBK m. 49'da ki haksız fiil hükümlerine göre her iki davalının sorumluluğu yoluna gidilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalılardan ...'ın dava konusu olaydan ötürü davacıya karşı tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için davacı ile alım satım sözleşmesi yapan diğer davalı ... ile işbirliği içinde çalıntı malı elde ederek davacıya satışını yaptıkları maddi vakıasının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu maddi vakıanın gerçek olup olmadığının tespiti de ceza soruşturması sonucunda belli olacaktır. Bu nedenle mahkemenin ceza soruşturması sonucunu HMK m. 165'e göre beklemeden, davanın sonucuna etki etmeyeceği gerekçesi ile davalılardan sadece ... hakkında kabul kararı vermesi, diğer davalı ... hakkında da davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu gerekçelerle davacının istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. İtirazın iptali davalarında İİK m. 67'de ki bir yıllık hak düşürücü süre borçlunun itirazının alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlar. İcra dosyasının alacaklı vekili tarafından UYAP üzerinden sorgulanması itirazın iptali davası açma süresini başlatmaz. Bu nedenle davalının hak düşürücü süre itirazının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Yukarıda belirtildiği gibi davacının TBK m. 49'a göre haksız fiil, TBK m. 114/II'ye göre sözleşmeye aykırılık nedeniyle haksız fiil ve TBK m. 214'e göre haksız fiilin alt türü olan zapta karşı sorumluluk hükümlerine göre talepte bulunma hakkı bulunmakta olup davacının TBK m. 49 kapsamında talepte bulunduğu açıktır. Bu durumda 6100 sayılı HMK m. 16'ya göre haksız fiilden zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olup davalıların yetki itirazları bu nedenle yerinde değildir. Davacı tarafından ödemenin yabancı para birimi ile yapıldığı, davalıların her ikisinin karakol ifade tutanakları ile sabittir. Bu durumda davacının takip talebini TBK m. 99/III'e göre yabancı para birimi olarak başlatmasında ve mahkemenin de yabancı para birimi üzerinden karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK m. 187/II'ye göre; "Herkesçe bilinen vakıalarla, ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz." aynı yasanın 188'inci maddesine göre; "Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez." Bu maddelerde düzenlenen ikrar usul hukukumuzda kesin delildir. Dosya içerisindeki karakol ifade tutanaklarında her iki davalıda davacının davalılardan ...'a .. verdiğini ikrar etmektedir. .. ifade tutanaklarındaki ifadeler mahkeme dışı ikrar niteliğinde olup artık senetle ispat zorunluluğuna ilişkin HMK m. 200 hükmünün uygulanma yeri bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı tarafın bu konudaki istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının alacağının likit olması ve borçluların itirazının haksız olması nedeniyle icra inkâr tazminatına karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak mahkeme icra inkâr tazminatına karar verirken yabancı paranın takip tarihindeki TL karşılığını gerekçeli karara yazmadan ..oranında .. TL olarak icra inkar tazminatına hükmetmiştir. Basit matematik işlemi ile çözülecek konularda dosyanın bilirkişiye verilmesi gerekmemekte olup gerekçede mahkemece yapılan tazminat miktarının hesabının denetlenebilir şekilde yazılması gerekir. Bu gerekçelerle mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A) Davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 1-Alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye .. TL harcın davalı ...'tan tahsili ile hazineye irad kaydına, 2-Davalı tarafından yapılan istinaf sair yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, B) Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a.(6) maddesi uyarınca KABULÜNE, 1-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. tarihli,.... Karar sayılı istinafa konu kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın yukarıda işaret edilen eksikliklerin ikmali ile oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere yeniden görülmesi için kararı veren mahal mahkemesine iadesine, 3-Davacı tarafça yatırılan peşin harcın yerel mahkemesi tarafından talep halinde iadesine, 4-İstinaf masraflarının mahkemesince yeniden verilecek kararda nazara alınmasına, 5-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan tetkikat neticesinde HMK'nın 353. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 05/11/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."