T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/691 Esas KARAR NO: 2026/225 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/01/2022 NUMARASI: 2020/200 Esas, 2022/84 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekç…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/691 Esas KARAR NO: 2026/225 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/01/2022 NUMARASI: 2020/200 Esas, 2022/84 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 12/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 18.05.2018 tarihinde ... Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin iş yerinde 20.12.2018 tarihinde yangın çıktığını, yangın sonucunda müvekkilinin işyerinde 200.896,45 TL nin üzerinde hasar oluştuğunu, davalı tarafın, davacı müvekkiline meydana gelen hasar nedeniyle 105.350,00 TL tazminat ödediğini ancak meydana gelen zarar ile davalının yaptığı ödeme arasındaki 95.546,45-TL farkın müvekkiline ödenmediğini, mevcut poliçede bina sigorta bedeli 1.000.000,00- TL ile teminat altına alındığını, davalı borçlunun borcunun takip tarihi itibariyle 107.286,88- TL olduğunu, davalının borcunu ödenmemesi üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası marifetiyle 09.08.2019 tarihinde icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini belirterek davanın kabulü ile İstanbul ...İcra Müdürlüğü' nün ...Esas sayılı icra takibinin 95.546,45 TL asıl alacak ve 11.740,43 TL işlemiş faizi ile birlikte toplam 107.286,88 üzerinden itirazının iptaline, takip tarihinden itibaren anaparaya uygulanacak cari reeskont faizleri ile birlikte tahsiline, takibin devamına, davalı borçlunun takip konusu asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait işyerinin, müvekkili şirket tarafından ... no'lu ..... Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin Sigorta Poliçesinden sorumluluğunun poliçe teminatıyla ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, müvekkilinin poliçeden doğan hukuki ve mali sorumluluğu değerlendirilirken Türk Ticaret Kanununun ilgili hükümleri, Sigorta Genel Şartları ve Sigorta Poliçesinde bulunan şartlar çerçevesinde tespit edilmesi gerektiğini, davacının bu davadaki talebi ... Paket Sigorta Poliçesi'nden kaynaklı maddi tazminata ilişkin olduğunu, dava dilekçesinde dava miktarı yekün olarak belirtildiğini, bu nedenle; öncelikle; hangi teminattan hangi tutarda hasar talebinin olduğunu ayrı ayrı belirtmesi gerektiğini, davacı tarafından talep etmiş olduğu zararların neler olduğunu ve miktarlarını ve poliçedeki hangi teminattan talep ettiğinin açıklattırılmasını talep ettikleri, davacı şirkete ait işyerinde 20.12.2018 tarihinde çıkan yangın sonucu hasar meydana geldiğini, bunun üzerine görevlendirilen sigorta eksperi tarafından maydana gelen yangın hasarı sebebiyle sigortalı işyerinde 144.940,63-TL hasar meydana geldiği tespit edildiğini, ekspertiz Raporu ile tespit edilen 144.940,63-TL hasar miktarından raporda açıklandığı üzere sigorta değerlerin sovtaj bedelleri ve eksik sigorta klozu şebebiyle oluşarı eksik sigorta kaybı düşülerek sigortalıya 12.04.2019 tarihinde 105.350,00.-TL tazminat ödendiğini, söz konusu ödeme icra takibinde ve dava dilekçesinde davacı tarafından kabul ve beyan edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan bu ödeme ile davacı şirketin gerçek hasarı/zararı tazmin edilmiş olduğunu, dava konusu yangın olayı ile ilgili müvekkili şirketten poliçe teminatı kapsamında herhangi bir hak ve alacağı kalmadığından davanın reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının dava konusu yangın sebebiyle hasar tazminatı müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olduğundan davanın reddine, mahkeme tarafından yapılacak bilirkişi incelemesinde eksik sigorta şartının ve sovtaj durumunun nazara alınmasına, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarı likit olmadığından ve bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğinden; davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine; müvekkili şirket lehine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava konusuna ilişkin yapılan inceleme neticesinde meydana gelen yangından davacının bir kastının mevcut olmadığı, dosya kapsamında tarafların da kabulünde olduğu üzere taraflar arasında sigorta ilişkisinin bulunduğu, söz konusu teminat miktarının 500.000,00 TL olduğu, davacının başvurusu üzerine davacıya 105.350,00 TL ödeme yapıldığı, mevcut uyuşmazlıkta meydana gelen yangın nedeniyle davacının zararının bulunduğu açık olduğu, buna bağlı olarak gerçek zararın tespiti ile aradaki bedelin davacıya ödenmesi gerektiği, alanında uzman bilirkişilerce davacının zararı hesaplatıldığı, esasında toplam zararın 148.379,27 TL olduğu, davalının bakiye bedel olan 43.029,27 TL yönünden hala davacıya karşı sorumluluğunun bulunduğu, işlemiş faiz miktarının ise 2.735,60 TL olduğu, fazlaya ilişkin bedel ve zararlar yönünden iddiasını ispatlayamadığı, alacağın tespitinin yargılamayı gerektirdiği, davacının takip yapmada kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile, davalının, aleyhine yapılan İstanbul...... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 43.029,27 TL ve işlemiş faiz olarak 2.735,60-TL olmak üzere toplamda 45.764,87-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; tarafların tacir olmasına, icra takibinde ticari reeskont faizi talep edilmesine ve müvekkilince hasarın derhal davalıya ihbar edilmesi ile davalının temerrüdünün gerçekleşmesine rağmen Mahkemece yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, alacağın likit yani belirlenebilir hatta belirlenmiş olmasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, Mahkemece, müvekkilinin yangın nedeniyle uğradığı zararın altında bir tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin yangın nedeniyle doğrudan uğradığı zarar miktarının 200.869,45 TL olduğunu bu hususun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, buna rağmen Mahkemece 43.029,27 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar vermesinin hatalı olduğunu, eksik sigorta nedeniyle eksik sigorta indirimi uygulanması gerektiği yönündeki tespitin hatalı olduğunu, müvekkilinin İzmir Şubesi için ayrı bir sigorta poliçesinin bulunduğunu, İstanbul merkez şubesindeki emtialar için eksik sigorta uygulanması ve buna dayalı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin İstanbul merkezinde tek mizan tutmasına karşı, İstanbul Merkez için ayrı, ... Şube için ayrı sigorta yaptırması nedeniyle eksik sigorta uygulamayacağını, eksik sigorta bildirimini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hakkaniyete aykırı eksik sigorta hesaplaması ve eksik sigorta uygulamasına dayanarak verilen kararın hatalı olduğunu, eksik sigortada davalı sigorta şirketinin bir kaybının bulunmadığını, yani sigorta ettiği miktardan daha fazlasını ödemesinin söz konusu olamayacağını, denkleştirici adalet çerçevesinde hakkaniyete uygun bir oranda zararın paylaştırılması yönünde karar verilebileceğini, bu anlamda varsa eksik yatırılan primin hesaplanarak ödenecek zarardan mahsup edilebileceğini, haksız fiilden doğan zararlarda, haksız fiilin meydana geldiği tarihin temerrüt başlangıç tarihi olduğunu, Mahkemece temerrüt tarihinin hatalı değerlendirildiğini, eksper raporuna göre davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 20.12.2018 tarihinin temerrüt tarihi olması gerekirken davalının müvekkiline ödeme yaptığı 12.04.2019 tarihinin temerrüt tarihi olarak alınmasının hatalı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; ilk derece Mahkemesince bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini, hem raporda hem de Mahkeme kararında müvekkilinin sorumluluğunun sigorta poliçesi kapsamında değerlendirilmediğini, bilirkişi kök ve ek raporunda, bina hasarında, makine tesisat hasarında ve demirbaş hasarında yenileme sebebiyle eskime tenzilinin müvekkili tarafından ödenecek tazminattan düşülmediğini, raporda bu hususun Yangın Sigortası genel şartlarının A.7 maddesine dayandırıldığını, ancak bu tespitin yerinde olmadığını, bu bedellerin ödenecek sigorta tazminatından düşülmesi için ayrıca bir muafiyete gerek bulunmadığını, TTK 1461 ve Yangın Sigortası Genel Şartları B.5 maddesinde sigorta şirketi tarafından ödenecek tazminatın nasıl hesaplanacağı nın düzenlendiğini, sigorta şirketinin tazmin sorumluluğunun rayiç bedel esası üzerinden hesaplanırken ve tazminat ödemeleri yapılırken sigortalı mallarda meydana gelen eskime, aşınma, yıpranma(kullanma payı) ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmelerinin düşüleceği ve varsa yenilerinin belirgin randıman ve nitelik farklarının da ödenecek tazminattan indirilebileceğini, dava konusu olayda dosyada bulunan ekspertiz raporunda da müvekkili şirketin ödeyeceği tazminatın bu maddeler çerçevesinde yapıldığını,bu nedenle YSGŞ'na göre yapılan hesaplamada yenileme yapılan bina hasarı, makine tesisat hasarı ve demirbaş hasarındaki yenileme sebebiyle değer kazanma miktarı toplamı olan 20.394,54 TL'nin ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki tazminat hesabının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda dayanılan YSGŞ A.7 maddesinin dava konusu ihtilaf ile ilgisinin bulunmadığını, dava konusu olayda inşaat bina ve demirbaş hasar zararları da dava konusu olduğu halde bilirkişi heyetinde inşaat mühendisi bilirkişinin dahil edilmemesinin yerinde olmadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, yangından kaynaklı zararın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin, davalı sigorta aleyhine 95.546,45-TL asıl alacak ve 11.740,43-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.286,88- TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,5 avans ticari faizi ve değişen oranlarda faiz oranları ile TBK 122. Madde uyarınca faizi aşan munzam zararlar, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ile icra masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın davacıya tebliğine ilişkin evraka rastlanılmadığı, davacı tarafından 04/03/2020 tarihinde İİK 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile, davalının aleyhine yapılan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 43.029,27 TL ve işlemiş faiz olarak 2.735,60 TL olmak üzere toplamda 45.764,87 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı ile davalı arasında 18/05/2018 başlangıç-18/05/2019 bitiş tarihli ... Paket Sigorta Poliçesinin düzenlendiği, davacı şirketin işyerinde 20.12.2018 tarihinde yangın meydana geldiği, davalı tarafından davacıya toplam 105.350,00 TL tazminat ödendiği, davacının işyerindeki hasarının 200.896,45 TL'nin üzerinde olduğundan bahisle bakiye 95.546,45 TL'nin takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.18/03/2019 tarihli ekspertiz raporunda; yangının iş yerinde (faaliyet gereği) bulunan saten kaplama banyosuna ait pano içerisindeki kablolarda meydana gelen kısa devre sonucu kabloların ısınması ve kablo izolelerini tutuşturmasıyla alevli yangın hadisesinin meydana geldiği ve gelişerek iş yeri geneline yayıldığı, yangın nedeniyle bina hasarının 26.401,17 TL olduğu, 5.067,54 TL eskime tenzil uygulandığında toplam bina hasarı tutarının 21.333,63 TL olduğu, Makine - Tesisatta; 74.850,00 TL hasarın meydana geldiği, 13.215,00 TL eskime tenzili uygulandığında makine tesisat hasarı tutarının 61.635,00 TL olduğu bu miktardan 3 adet redresör için 4.750,00 TL sovtaj bedeli düşüldüğünde makine tesisat hasarının 56.885,00 TL olduğu, emtea hasarında eksik sigorta uygulanarak tazminat tutarının 42.964,00 TL olduğu bu miktara uygulanan 33.950,03 TL eksik sigorta kaybı sonucu emtea hasar bedelinin 9.113,97 TL olduğu, demirbaş hasarının da 21.120,00 TL olduğu eskime tenzili uygulandığında toplam demişbaş hasarının 19.008,00 TL olduğu, bu miktara sovtaj bedeli uygulandığında neticeten 18.018,00 TL olduğu hesap edilerek toplam hasar bedeli 105.350,60 TL olarak tespit edilmiştir. İlk derece Mahkemesince alının 09/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Yangının oluşmasında hızlandırıcı (tiner, benzin. gaz yağı vb. ) veya yavaşlatıcı (vaks, parafin vb. ) kullanılmadığı meydana gelen maddi hasarlı yangında kasıt unsurunun bulunmadığı, yangının kamera kayıtları ile sübut elektrik panosu elektriksel sistem kablo klemenslerinden kaynaklı, elektriksel ark kaynaklı olduğu, klemenslerin gevşek bağlanması yada işletme içerisinde aşırı elektriksel yüklenme ile oluşan yükün yüksek 1sı (600-900 C) etkisi ile kablo izole damarlarını oluşan kıvılcımların tutuşturması ile yanmanın meydana geldiği alevlerin gelişip büyüyerek etrafta yanıcı kimyasal malzemelere sirayeti ile yangının meydana geldiği, kusur durumunun belirlenmesinin mahkeme takdirinde olduğu, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ilişkin yasal defterlerin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin kanuni sürelerinde yerine getirildiğinin görüldüğü, davacı şirketin yangın tarihi olan 20.12.2018 tarihli mizanına göre yasal defterlerinde stok mevcudu yönünden yapılan inceleme neticesinde şirketin 150-İlk Madde ve Malzeme hesabında (150.01 kodlu) maliyet bedeli ile 3.299.858,84- TL tutarında stok mevcudunun olduğu (sigortalı işyerinde 2.357.089.17- TL ve İzmir şube de 942.769,67- TL) yönünde kayıt bulunduğunun görüldüğü, davacı tarafça yangında hasar gördüğü belirtilen 200.896.45-TL tutarındaki kıymetlerden “....-......” örmeye yapıldığı belirtilen 780.00-TL tutarındaki alımla ilgili olarak herhangi bir belge ibraz edilmediği bu çerçevede belgesi ibraz edilen alım tutarının 200.116,45- TL olarak tespit edildiği, Davacı tarafın yangında 200.896,45.- TL tutarındaki kıymetlerinin hasar gördüğünü iddia ettiğini ancak davalı tarafça görevlendirilen eksperliz uzmanının hasar bedeli olarak 144.940.63.- TI. tutarında hasar tespit ettiğini, davalı tarafça bu bedelden sigorta değerlerinin sovtaj bedelleri ve eksik sigorta klozu sebebiyle oluşan eksik sigorta kaybı düşülerek davacı sigortalıya 12.04.2019 tarihinde 105.350,00.-TL tutarında sigorta hasar bedeli ödendiği, yapılan incelemede yangında hasar gördüğü belirtilen kıymetler yönünden toplam hasar tutarının (emtia ile ilgili eksik sigorta kaybının tenzili neticesinde) toplam KDV dahil 148.379.27- TL olarak hesaplandığı, davalı tarafça davacıya 12.04.2019 tarihinde ödenen 105.350 TL nin bu bedelden tenzili neticesinde davacıya ödenmesi gereken bakiye hasar bedelinin 43.029.27-TL olarak hesaplandığı, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacak + işlemiş faiz tutarının 45.764,87- TL olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 13/12/2021 tarihli ek raporunda özetle: 20.12.2018 olay ihbar saati 04.05 civarında İOSB dahili ...... dahilinde yer alan ....... Şti. unvanlı işletme” de alevli bir yangın olayı meydana geldiğini, yangının çıması akabinde, yangının gelişerek büyümesi sonucu elektrolit banyo sıvısı, kaplama kimyasalı hammaddesi ve malzemesi yanmış/tahrip olmuş ve büyük çaplı maddi hasarla sonuçlandığını, gerek yangının meydana geldiği işletme gerekse meydana gelen yangının yayılarak genişlemesindeki etmenler birlikte değerlendirildiğinde; Toplam Hasar Tutarı-125.745,14 TL, KDV (9618)- 22.634,13 TL, Hesaplanan Toplam Tazminat Tutarı 148.379,27 TL, eksik Ödenen Tazminat Tutarı 43.029,27 TL, davacının takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacak + işlemiş faiz tutarının 43.029,27 + 2.735,60: 45.764,87 TL olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 1-Davacı vekilinin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde;Davacı vekili istinaf dilekçesinde eksik sigorta indirimi uygulanması gerektiği yönündeki tespite dayalı hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin İzmir Şubesi için ayrı bir sigorta poliçesinin bilindiğini, İstanbul Merkez Şubesindeki emtialar için eksik sigorta uygulanması ve buna dayalı olarak verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.Taraflar arasındaki sigorta poliçesinin Eksik Sigorta Klozu maddesi:" Yangın Sigortası Genel Şartları A5 maddesi dahilinde sigorta sözleşmesi kapsamında olabilecek herhangi bir hasar sonucu ödenecek azami tazminat poliçede yazılı sigorta bedelleri ile sınırlı olacaktır. Kısmi hasarlarda poliçede belirtilen sigorta bedeli ile sigorta değeri arasındaki fark % 10 veya daha az ise eksik sigorta uygulaması yapılmayacaktır, aksi halde bu kloz geçerli olmayıp, Yangın sigortası Genel Şartlarının A 5 maddesi ile ilgili hükümler tatbik edilecektir." şeklindedir. Gerek Eksper raporunda ve gerekse Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, eksik sigorta yönünden, hasar tarihinde şirketin defter kayıtlarında yangın tarihi olan 20.12.2018 tarihli mizana göre yasal defterlerinde stok mevvcudu yönünden yapılan inceleme neticesinde şirketin malzeme hesabında maliyet bedeli ile 3.2999.858,84 TL tutarında stok mevcudunun (sigortalı işyerinde 2.357.089 TL ve İzmir Şubede de 942.769,67 TL) olduğunun tespit edilmesi sonucu -0,78787 oranında emtia bedeli üzerinden eksik sigorta indirimi yapılarak emtia hasarı hesaplanmıştır. Kaldı ki ekspertiz raporunda Sigortalı işyeri ve İzmirde bulunan şube poliçesi incelenerek iki işyeri için toplam 700.000,00 TL mertebesindeki emteanın sigortalandığı belirtilerek mizan dökümünün her iki şube kayıtlarını içerdiğinden ayrıştırımının yapılamadığı belirtilmiştir. Yine eksper raporunda her iki şube dağılımı için (500.000,00 TL ve 200.000,00TL olarak) toplamda 700.000,00 TL ile teminat altına alınan emteanın bu dağılım göz önünde bulundurulduğunda; % 71,43 oranındaki kısmının sigortalı işyerinde % 28,57 oranındaki kısmının ise .... Şubesinde bulunabileceği hesap edilmiştir. Emtea sigorta bedelinin mevcut poliçede üzerinde 500.000,00 TL olarak belirtildiği, ekspertiz raporun da da mizana göre ayrıştırma yapılamacağından bahisle davacının hasarın meydana geldiği İstanbul şubesinde oranlama yolu ile 2.357.086,17-TL sigortalı işyerindeki emtea sigorta bedeli hesap edildiği anlaşılmış olmakla emtea sigorta bedelinde eksik sigorta bulunduğu yönündeki tespitin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Davacı vekili eksik sigorta bildirimini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hakkaniyete aykırı eksik sigorta hesaplanması ve eksik sigorta uygulamasına dayanarak hüküm kurulması hatalı olduğundan denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde hakkaniye uygun bir oranda zararın paylaştırılması gerektiğini, bu anlamda varsa eksik yatırılan pirimin hesaplanarak ödenecek zarardan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Eksik sigorta, kısmi rizikonun gerçekleştiği anda, sigorta bedelinin sigorta konusu malın gerçek değerinden düşük olması ve o ölçüde zararın kısmen tazmini halinde söz konusudur.Eksik sigorta, sigorta bedeli ve sigorta değeri birlikte dikkate alınarak belirlenir. Eksik sigortanın uygulanması için riziko anında sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olması, bu düşüklüğün önemli ölçüde olması ve tam hasarın söz konusu olmaması gerekir. Somut olayda, sigortalı işyerinde bulunan emteaların değerinin sigorta bedelinden fazla olduğu tespit edilerek eksik sigorta uygulandığından somut olayda yeri olmayan denkleştirici adalet ilkesine göre zararın belirlenmesi yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin istinaf nedenlerinin değerlendirilmesinde; Bilirkişi tarafından bina hasarında, Makine tesisat hasarında ve demirbaş hasarında yenileme sebebiyle eskime tenzili düşülmemesinin hatalı olduğunu, bu bedellerin sigorta tazminatından düşülmesi için ayrıca bir muafiyete gerek bulunmadığını, müvekkilinin tazmin sorumluluğunun malın hasar gördüğü tarihteki rayiç değerinden hesaplanırken sigortalı mallardaki eskime, aşınma, yıpranma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmelerinin tazminattan indilebileceğini ileri sürmüştür. Yangın Sigortası Genel Şartları B.5.1. maddesinde sigorta tazminatının hesabında sigortalı şeylerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki tazmin kıymetleri esas tutulacağı bu bedelden eskime, yıpranma ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri indirileceği düzenlenmiştir. Davacı, işyerindeki hasarın giderilmesi ile ile ilgili gerekli tamirat tadilat faturalarının toplamının 200.896,45 TL olduğunu, davalı tarafından 105.350,00TL ödeme yapıldığından davalının müvekkiline bakiye 95.546,45 TL ana para borcu kaldığını, takip tarihine kadar 11.740,43 TL işlemiş faiziyle birlikte takip tarihi itibariyle toplam 107.286,88 TL alacağının bulunduğunu iddia etmiştir.Dosya kapsamındaki ekspertiz raporunda, piyasa rayiçlerine göre işyerindeki toplam hasar bedeli bina hasarı, makine tesisat hasarı ve demirbaş hasarına uygulanan eskime tenzili toplam 144.940,63 TLolarak hesap edilmiş ve bu değerden emteaya uygulanan eksik sigorta kaybı ve makina - tesisat ile demirbaş hasar kalemine uygulanan sovtaj indirimi düşülerek neticeten 105.350,00 TL hasar bedeli tespit edilmiştir.Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporunda, yangında hasar gördüğü belirtilen kıymetler yönünden toplam hasar tutarının (emtia ile ilgili eksik sigorta tenzili ve sovtaj bedelleri düşülerek) 125.745,14 TL olduğunu, bu miktara 22.634,13 TL% 18 KDV eklenerek hasar bedelinin 148.379,27 TL olduğunu, davalı tarafından davacıya ödenen 105.350,00 TL nin tenzili sonucunda davacıya ödenmesi gereken hasar bedelinin 43.029,27 TL oldugunu hesaplamış, bu miktarın takip tarihine kadarki faiziyle toplam alacağın 45.764,87 TL olduğu belirtilmiştir. Ekspertiz raporu ile belirlen hasar ile bilirkişi raporu arasındaki farkın, bilirkişilerin yaptığı hesaplamada, ekspertiz tarafından bina hasarı, makine tesisat hasarı ve demirbaş hasarına uygulanan eskime tenzilinin uygulanmaması sonucu ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Somut olayda, taraflar arasındaki poliçede yeni değer klozu bulunmadığından, poliçenin rayiç bedel esasına göre tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Yangın Sigortası Genel Şartları B.5.1. Maddesinde de belirtildiği üzere, rayiç bedel esasına göre tanzim edilen poliçelerde; teminat kapsamına dahil edilmiş kıymetlerin tazminat ödemelerinde eskime, aşınma, yıpranma (kullanma payı) ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmelerinin düşüleceği ve varsa yenilerinin belirgin randıman ve nitelik farklarının da ödenecek tazminattan indirileceği düzenlenmiştir. Bu nedenle davaya konu bina hasarı, makine tesisat hasarı ve demirbaş hasarı nedeniyle bu kıymetlerde eskime, aşınma, yıpranma (kullanma payı) ve başka sebeplerden ileri gelen kıymet eksilmeleri olup olmadığı belirlenerek varsa bunlardan kaynaklanan indirim yapılarak hasarın rayiç değer esasına göre belirlenmesi gerekir. Dosya kapsamına sunulan ekspertiz raporunda bina(5.067,54TL), demirbaş (2.112,00 TL), makine tesisat(13.215,00TL) için olmak üzere toplam 20.394,54 TL eskime tenzili hesap edilmiştir. Ekspertiz raporu ile diğer hasar kalem yönleriyle uyumlu olan bilirkişi raporunda tespit edilen toplam hasar miktarı olan 125.745,14 TL'den eskime tenzili olarak belirlenen toplam 20.394,54 TL mahsup edildiğinde 105.350,60 TL ye ulaşılmış ve davalı tarafından zaten davacıya 105.350,00 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında, davacının bakiye zararının kalmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle, davacı tarafından icra takibinde talep ettiği bakiye zarar miktarı kadar alacağının bulunduğu ispat edilemediğinden, ilk derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Diğer taraftan ilk derece Mahkemesince, bilirkişi raporuyla hesap edilen hasar miktarının 22.634,13 TL KDV'sine hükmedilmiş ise de, somut dava, icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardır. Davacının icra takibinde hasar bedeli için ayrı bir KDV kalemi talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacının icra takibindeki talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulması gerekirken bilirkişi tarafından hesap edilen hasar bedeli içinde ayrı bir kalem olarak yer alan KDV yönünden de hüküm kurulması isabetli olmamışsa da, Dairemizin yukarıda açıklanan kaldırma nedenine göre bu yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenler ile kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, esas hakkında davanını reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/.... Esas, 2022/... Karar sayılı ve .../01/2022 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 3-a)Davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.295,77 TL harçtan mahsubu ile bakiye 563,77 TL harcın talep halinde davacıya İADESİNE, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalı tarafından karşılanan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. gereğince taktir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Giderleri Yönünden; 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 781,54 TL harçtan mahsubu ile bakiye 49,54 TL harcın talep halinde davalıya İADESİNE, 7-Davalı tarafından karşılanan 952,70 TL istinaf başvuru ve karar harcının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/02/2026