TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI: 2024/605 Esas, 2025/561 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf taleple…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1916 KARAR NO : 2025/1517 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/09/2025 NUMARASI: 2024/605 Esas, 2025/561 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 24/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının görevsizlik nedeniyle reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili tarafından sunulan 17/10/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari işletmesinin dijital dönüşümünü gerçekleştirebilmek için, davalılardan “...” isimli programı 11.10.2023 tarihinde satın aldığını ve bu programın müvekkilinin ticari işletmesine uyarlanması hususunda anlaşıldığını, müvekkilinin ihtiyaçları doğrultusunda; her ne kadar sözleşmede üzerine düşen tüm edimleri ifa ederek ödeme yapmışsa da satın alınan lisans programının ticari işletmesine uyarlanması için öngörülen 8 aylık süre dolduğunu ve uyarlama işlemleri gerçekleştirilmediğini, müvekkili tarafından birçok iyi niyetli girişime rağmen sonuç alınamadığını, müvekkilinin 17.09.2024 tarihinde noter aracılığıyla gönderdiği ihtarname ile sözleşmeden döndüğünü ve ödenen bedelin iadesi ile uğradığı zararların davalılardan tazminini talep ettiğini, ihtarnameye rağmen davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin ticari işletmesinde verimliliği artırmak, işletmeye giren ve çıkan malların kontrolünü sağlamak, müşteriler ve tedarikçilerle olan ilişkileri etkin bir şekilde takip edebilmek ve işletmenin tüm yönetimini daha etkin bir biçimde gerçekleştirebilmek amacıyla, davalılardan .....Hizmetleri Anonim Şirketi’nin sahibi olduğu “...” adlı yazılım programını satın aldığını, programın müvekkilin ticari faaliyetlerinin yönetiminde kullanılmak üzere özel olarak uyarlanacak olduğunu, bu kapsamda programın ticari işletmeye entegrasyonu ve uyarlama hizmetleri de davalılardan talep edildiğini, müvekkilinin 11.09.2023 tarihinde davalılara ilettiği kabul beyanı ile resmiyet kazandığını, programın teslimi ve entegrasyonunun gerçekleştirilmesine ilişkin sürecin başlatılması bu tarihten itibaren davalılara yüklendiğini, davalılar tarafından sunulan teklifin hazırlayanları ..., ... ... Teknolojileri Limited Şirketi’nin ... ise ... .. .. Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nin münferiden temsile yetkili müdürleri olduğunu, ... .. Hizmetleri Anonim Şirketi ... programının sahibi ve lisans sağlayıcısı olduğunu, ..., davalılardan ... ve ... ile birlikte söz konusu programın ve uyarlama hizmetlerinin pazarlamasını bizzat üstlendiğini, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin detaylandırıldığı “... Dıesel Dijitalleşme Projesi”nin 17. sayfasında taraflar ...’ün Müvekkilinin işletmesine uyarlanması için 8 aylık bir süre belirlediğini, bulundukları her saat için ödeme talep edildiğini, uyarlama sürecinde herhangi bir ilerleme sağlanamadığını ve müvekkilinin fayda sağlayamadığını, bu nedenlerden dolayı; 103.697,50-USD’lik sözleşme bedeli alacaklarının kabulü ile öncelikle sözleşmenin vadesinin geldiği tarihten aksi halde ise sözleşmeden dönme ihtarnamesinin davalılara gönderildiği tarihten itibaren, Mahkeme bu tarihleri kabul etmezse dava tarihinden itibaren Türk Bankalarınca USD’ye uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile her halükârda yasal faizinden az olmamak kaydı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100-USD sözleşmenin hükümsüz kalması nedeniyle uğradıkları zararın kabulü ile öncelikle sözleşmenin vadesinin geldiği tarihten aksi halde ise sözleşmeden dönme ihtarnamesinin davalılara gönderildiği tarihten itibaren, mahkeme bu tarihleri kabul etmezse dava tarihinden itibaren Türk Bankalarınca USD’ye uygulanacak en yüksek mevduat faizi ile her halükârda yasal faizinden az olmamak kaydı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Mahkemece 25/09/2025 tarihli karar ile, huzurdaki davanın taraflar arasında yazılım programı alım ve yazılımın davacı şirkete uyarlanmasına ilişkin hizmet sözleşmesi kapsamında davalıların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davacının sözleşmeden dönmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, dayanıyorsa davacının sözleşmeye aykırılıktan dolayı varsa alacaklı olduğu ve uğradığı zararın tespiti ve davalıların bundan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklı alacak davasına ilişkin olup; dava konusu sözleşmenin bilgisayar yazılım programının davacı şirkete uyarlanması hususu 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun Madde 6, bent 10'a göre eser niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davanın dayandığı temel unsurlara göre davaya bakma görevi 5846 Sayılı Kanunun 76. Maddesi atfıyla 6769 Sayılı Kanunun 156. maddesi uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne ait olmakla, Mahkemenin bu davada görevli olmadığı anlaşıldığından; mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, uyuşmazlığın davaya konu ... isimli programın, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu madde 1/B-a anlamında, “sahibinin hususiyetini taşıyan” bir “fikir ve sanat mahsulü” olarak nitelendirilmesinin mümkün olduğunu, ancak uyuşmazlığın hiçbir şekilde, bu program üzerindeki hak sahipliğine ilişkin olmadığını, davacının hiçbir zaman FSEK anlamında bu programın “eser sahibi” yahut “bağlantılı hak sahibi” sıfatı kazandığını iddia etmediğini, huzurdaki davaya konu uyuşmazlığın yalnızca, ... isimli programın, davacı şirket ihtiyaçlarına uygun şekilde yapılandırılması ve lisanslı bir şekilde davacının kullanımına sunulmasına ilişkin eser sözleşmesinin, yüklenici davalılar tarafından ihlal edilmesinden doğan zararın TBK madde 125 uyarınca tazmini ve verilen edimlerin iadesi talebinden ibaret olduğunu, talep konusunun Fikri Mülkiyet Kanunu ile korunan herhangi bir hakka dayandırılmadığını, bu hal karşısında, huzurdaki davada Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin görevli olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Dava konusu uuyuşmazlık Eser Sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı ve davalı şirket tacir olup uyuşmazlık konusu iş ticari işletmesiyle ilgilidir. Görevli mahkeme Ticaret Mahkemesi olduğu halde mahkemenin Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin görevli olduğuna dair gerekçeyle görevsizlik kararı vermesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 20.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 25/09/2025 tarih, 2024/605 Esas, 2025/561 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin yerel mahkemece verilecek kararda DEĞERLENDİRİLMESİNE, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.