TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/683 KARAR NO : 2025/1963 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/12/2021 NUMARASI : 2019/645 (E) - 2021/970 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/683 KARAR NO : 2025/1963 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15/12/2021 NUMARASI : 2019/645 (E) - 2021/970 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 46.993,56 TL tazminatın 1/8/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97'nci maddesinde öngörülen dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruda bulunulması gerektiğine ilişkin dava şartının yerine getirilmediğini; hükme esas alınan bilirkişinin kusura ilişkin raporunun denetime elverişli olmadığını, birlikte (müterafik) kusur indirimi ve hatır taşımasına ilişkin beyanların değerlendirilmediğini; hükme esas alınan maluliyet raporunun yürütmelikteki yönetmeliğe uygun olmadığını; maddi zararının müştereken müteselsil sorumluluk ilkesine göre talep eden davacı ... ile ... Sigorta AŞ arasında düzenlenen ibraname nedeniyle müvekkili şirket yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince, müvekkili davacının gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporuyla yapılan hesabın dikkate alınmasının hukuka aykırı olduğunu, 20/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin ücretinin asgari ücret ve asgari ücretin 4,235 katı olduğuna ilişkin yapılan iki ayrı değerlendirme olmasına karşın, hiçbir gerekçe belirtilmeden asgari ücrete göre yapılan hesaplamanın hükme esas alındığını; davalının avans faiziyle sorumlu tutulması gerekirken, yasal faize hükmedildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davacı ... vekilinin davalı ... AŞ'ye 16/7/2018 günü ulaşan dilekçeyle davaya konu trafik kazasından kaynaklanan zararının giderilmesini talep etmesinin anlaşılması karşısında, dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurulmasına ilişkin dava şartının yerine getirdiği anlaşılmış; Adli Tıp Kurumu (ATK) Ankara Grup Başkanlığı, Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 2/7/2018 gün ve 3843 sayılı raporunda, davacı ...'ün yolcu olarak bulunduğu davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobille bölünmüş devlet yolu takiben yağışlı havada seyir halinde iken, azami hız limitini 50 km/sa. olduğu yerde, hızını mahal şartlarına, hava ve zemin koşullarına göre ayarlamayan, kavşağa hızını azatlatarak tetikte yaklaşmayan, bu haliyle karşı yönden gelip refüj aralığından sola dönerek, seyir yoluna çıkan ve kendisine ilk geçiş hakkı bırakmayan sürücü ...'ın yönetimindeki otobüse karşı aldığı fren tedbirinde etkili olamayan dava dışı sürücü ...'nin %25 oranında tali; yönetimindeki otobüsle bölünmüş yolda seyri sırasında, olay yeri kavşağa geldiğinde, karşı yol bölümüne girmeden refüj aralığında durup sağından gelen ve doğru seyretmekte olan otomobilin geçişini beklemesi gerekirken, gerekli dikkat ve özeni göstermeyen gelen otomobile karşın hatalı biçimde kavşağa giren ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı sürücü ...'nin kullandığı otomobille aracın sol arka yan kesiminden çarpmasına neden olan sürücü ...'ın ise %75 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmesi; hükme esas alınan İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşturulan bilirkişiler kurulu tarafından oluşturulan raporda da, tedbirsiz, dikkatsiz, trafik düzeni ve güvenliğiyle ilgili dikkat ve özen yükümlülüklerine ve sola dönüş kurallarına aykırı davranan otobüs sürücüsü dava dışı ...'ın %75 oranında asli; doğru yönde seyrettiği için kavşakta, sola dönüş yapan otobüs sürücüsüne göre ilk geçiş hakkına sahip bulunmakla beraber trafik güvenliği gereği, kavşağa yaklaşırken aracın hızını azaltması ve otobüs sürücüsünün tehlike yaratan sola dönüş manevrasını fark edince etkin fren ve uygun direksiyon manevrası tedbirlerine başvurması gerekirken, bu hususlara uymayan, kavşağa yaklaşırken hızın azaltılması zorunluluğuna aykırı biçimde seyrederek, kazayı önlemek için herhangi bir önlem almayan ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nin ise %25 oranında tali kusurlu olduğunun bildirilmesi; böylece kazaya karışan araçların kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulunun kusura ilişkin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri tarafından düzenlenen raporda davacı ...'ün 3/5/2015 günü meydana gelen yaralanması nedeniyle olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %27,2 oranında kaybettiğinin, 8 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığının belirtilmesi, böylece davacının sürekli sakatlık oranının, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümlere yer verilen ve haksız eylemin etkisine uğrayan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermesi nedeniyle tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesinin yerinde olduğu sonucuna varılmış; kolluk tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğinde davacı ...'ün emniyet kemeri takıp takmadığına ilişkin bölümün belirsiz olarak işaretlenmesi, adı geçen davacının kollukta 6/5/2015 ve 10/6/2015 günü alınan anlatımlarında emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin beyanının da bulunmadığı gözetildiğinde, davacıdan kaynaklanan, kazanın oluşumuna etkisi olmayan ancak kaza nedeniyle davacının uğradığı zararı ağırlaştıran birlikte kusur niteliğinde eylemi kanıtlanmadığından, davacı lehine hükmolunan maddi tazminattan birlikte kusur nedeniyle indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmemiş; dava dilekçesinde müzisyen olan müvekkili davacının klavye (org) çalarak aylık yaklaşık 4.500 TL gelir elde ettiğini ileri süren davacı ... vekilinin, adı geçen davacının aylık gelirine ilişkin, üçüncü kişileri bağlayıcı güçte, nesnel nitelikte belge sunmadığı dikkate alındığında, davacının, sürekli ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararının, aylık gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kabul edilerek hesaplanmasının yerinde olduğu sonucuna varılmış; davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobil cinsinden aracın kullanım amacının "hususi" olduğu dikkate alındığında davacı lehine hükmolunan maddi tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmesinin de doğru olduğu sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, davacı vekili davaya konu trafik kazası nedeniyle müvekkilinin uğradığı bedensel yaralanmadan kaynaklanan maddi zararının giderilmesi için, daha önce ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan ve Ankara 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2015/418 (E) sayılı dava ile birleştirilmek üzere açılan eldeki davada, Ankara 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 7/8/2018 gün ve 2018/573 (E) - 2018/624 (K) sayılı kararıyla, davanın Ankara 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2015/418 (E) sayılı davasında birleştirilmesine karar verilmiş; Ankara 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinin 8/11/2019 günü kesinleşen 2/10/2019 gün ve 2019/248 (E) - 2019/635 (K) sayılı kararıyla davaya bakma yetkisinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle dava dosyası İstanbul 5'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/645 (E) sırasına kaydedilmiştir. Yukarıda belirtilen ve ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan Ankara 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2015/418 (E) sayılı davada alınan ve anılan mahkeme tarafından hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin raporunda, ... Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı... plakalı araç sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu dikkate alınarak ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğu maddi tazminat hesaplamıştır. Başka bir anlatımla, ... Sigorta AŞ'nin sorumlu olduğu maddi tazminat, ZMSS poliçesini düzenlendiği sürücüsünün kusuru oranında belirlenmiştir. Bu itibarla, davacı ... vekilinin Ankara 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2015/418 (E) sayılı davasından feragat etmesinin, ... plakalı otomobilin ZMSS poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan eldeki davaya etkisi bulunmadığından, bu konuya yönelen istinaf nedeni de benimsenmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı ... vekili ve davalı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurularının, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 80,70 TL mahsup edilerek, bakiye 534,70 TL istinaf karar ve ilam harcının davacı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.210,13 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen toplam 802,53 TL mahsup edilerek, bakiye 2.407,60 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı ... ve davalı ... AŞ'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025