T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1557 - 2026/819 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1557 KARAR NO : 2026/819 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : 2024/205 Esas - 2025/625 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ VE…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1557 - 2026/819 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1557 KARAR NO : 2026/819 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2025 NUMARASI : 2024/205 Esas - 2025/625 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.) BAŞVURU TARİHİ : 15.08.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 26.09.2025 KARAR TARİHİ : 15.04.2026 YAZIM TARİHİ : 15.04.2026 İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve Dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın Dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.02.2023 tarihinde davacının içinde bulunduğu Kron Bisiklet Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi (VN.S...) firmasına ait 34 ... plakalı servis aracının yoldan çıkıp kaza yapması neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, Gebze CBS 2023/9671 sor. Sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davacının araç içerisinde yolcu olduğundan kazada tamamen kusursuz olduğunu, kazaya karışan 34 ... plakalı servis aracının, ZMMS sigortası ... Poliçe ve ... Acente Numarası ile Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi tarafından sigortalı olduğunu, davacının Kocaeli Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalının 21.02.2024 tarihli raporu ile sürekli engel oranının %13, geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 6 ay, Geçici iş göremezlik süresinin 3 (Üç) ayı boyunca giyinme, beslenme, fonksiyonel mobilite, bağırsak ve mesane bakımı, kişisel hijyen ve tuvalet ihtiyaçları gibi günlük yaşam aktivitelerinin sağlamasının beklenmediği ve bir başkasının bakımına muhtaç olduğu şeklinde tespit yapıldığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek şimdilik davacının kalıcı engeli sebebiyle uğradığı sürekli iş göremezliği için 1000,00 TL, geçici iş göremezliği için 1000,00 TL, Adli Tıp Ana Bilim Dalından alınan engellilik hastane rapor ücreti için 2910 TL olmak üzere şimdilik toplam 4910,00 TL belirsiz maddi tazminat talebinin kabulü ile davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir. Davacı vekili 26.05.2025 tarihli dilekçesi ile dava değerini poliçe üst limiti olan toplam 1.200.000,00 TL'ye arttırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının, dava açmadan önce başvuru şartlarını eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini ispatlaması gerektiğini, sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınması gerektiğini, trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, dava dilekçesinde ileri sürülmüş maluliyet taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, maluliyet oranının tespitinin Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre tespit edilmesi gerektiğini, ceza soruşturma dosyasındaki tüm delillerin, ifade tutanaklarının, tanık beyanlarının ve nihayet bilirkişi raporunun temini gerektiğini, hukuk mahkemesinin ceza mahkemesi bilirkişi raporu ile bağlı olmayacağı ve kusura ilişkin incelemenin resen yapılmasını talep ettiğini, davalı şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, geçici iş göremezlik tazminatının tedavi gideri kapsamında olduğu ve SGK tarafından karşılanması gerektiğini, hesaplamalarda ölüm tablosu olarak TRH 2010 tablosu ve iskonto oranı (teknik faiz) 1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, SGK'ya müzekkere yazılarak davacının iş kazası nedeniyle bir başvurusu bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması,hesaplamada vergilendirilmiş gelir tutarı için herhangi bir belge sunulamaması durumunda hesaplamanın, asgari ücret kullanılarak yapılacağı, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi mahkeme tarafından re'sen gözetilmesi gereken indirim sebepleri olacağını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 96. maddesi uyarınca; "Bir teminat için birden fazla zarar görenin olması durumunda, teminatın zarar görenler arasında hasarları oranında paylaştırılması gerekir.” hükmü uyarınca "proporsiyon" yapılarak teminatın paylaştırılmasının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile poliçe limitleri ile sınırlın olmak kaydıyla 1.200.000,00 TL geçici ve sürekli iş görmezlik miktarının 22.12.2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2.910,00 TL maluliyet rapor bedeli yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazanın iş kazası olduğunu, bilirkişinin de tespit ettiği gibi peşin sermaye değerinin hesaplanarak tenzil edilmesi gerektiğini, hesaplamaya esas alınan maluliyet oranının bilirkişi tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmeliğe göre yapıldığını, hesaplamanın TRH 2010 tablosunun kullanılması ve iskonto oranının 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacının gelirinin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, ATK tarafından yapılan maluliyet tespitinin fahiş olduğunu, davacının belirlenen oranının kabul etmediklerini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda, 02.02.2023 davacının yolcu olarak bulunduğu davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortalı servis aracının yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda davacı yaralanmıştır. 1-Maluliyete ilişkin alınacak raporların kazanın meydana geldiği tarihe göre; 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince kaza sebebiyle davacının maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'ndan alınan,13.11 2024 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre davacının maluliyet oranının ayrı ayrı belirlendiği, ancak hükme esas alınan aktüer raporunun kaza tarihinde yürürlükte olmayan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenen %17 iş gücü kayıp oranının esas alınarak düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davaya konu trafik kazasının gerçekleştiği 02.02.2023 tarihi itibariyle yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre belirlenen %13 engel oranı üzerinden aktüer raporu alınması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, davalı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin kabulü gerekmiştir. 2- Her ne kadar mahkemece SGK'ya kaza nedeniyle davacıya iş göremezlik ödeneği bağlanıp bağlanmadığı, rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş ise de ;hükme esas alınan 07.05.2025 tarihli hesap raporunda bu yönde bilgi bulunamadığı belirtilmiştir. O halde mahkemece davaya konu trafik kazası sebebiyle davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği (iş kazası sigorta kolundan olup olmadığı) ile ilk peşin sermaye değeri tutarının ne olduğu, rücuya tabi olup olmadığı hususlarının SGK’dan yeniden sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, rücuya tabi ödeme bulunması hâlinde ilk peşin sermaye değeri tutarlarının indirilmesiyle tazminatın hesaplanması için ek rapor alınması ve oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. 3-Yine kabule göre; mahkemece hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, mahkemece gelire yönelik araştırma yapılmaması nedeniyle dava dilekçesinde belirtilen net 33.500 TL ile asgari ücret üzerinden ikili hesaplama yapıldığı, her iki hesaplama sonucu çıkan tazminat miktarının poliçe teminat limiti üzerinde olduğu, davacı vekilince poliçe teminat limiti kadar talebin artırıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece davacının kazadan önce en son çalıştığı işyerine müzekkere yazılarak davacının kaza tarihindeki kazanç durumuna ilişkin bordro vs. gibi bir belge dosyaya kazandırılmadan karar verilmesi hatalıdır. O halde davacının kaza tarihinde çalıştığı işyerinden kazadan önceki 1 yıllık maaş bordrosunun istenilmesi ve temin edildikten sonra buna göre aylık gelirinin tespiti, aksi halde SGK hizmet dökümündeki geliri (en az asgari ücret) elde ettiğinin kabulü ile aktüer bilirkişiden kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre belirlenen maluliyet oranına göre ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalı vekillerinin bu husustaki istinaf isteminin de kabulü gerekmiştir. Mahkemece davacının geliri araştırılmaksızın hatalı maluliyet oranı esas alınarak hazırlanan yetersiz aktüer bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru bulunmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmış, davacının kaza tarihindeki geliri belirlendikten sonra aynı bilirkişiden yukarıda açıklandığı şekilde ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 08.07.2025 tarih ve 2024/205 esas, 2025/625 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalının yatırdığı istinaf ilam harcının talebi halinde iadesine, 4-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7- Davalı tarafından tehiri icra kararı nedeniyle Gebze İcra Dairesinin 2025/23092 sayılı dosyasına sunulan Türkiye Iş Bankası A.S. Gebze/İbrahımaga Caddesı şubesine ait 15/08/2025 tarih TMDZ25-673038 seri nolu 2.250.000,00 TL bedelli teminat mektubunun talep halinde İİK 36 md uyarınca davalıya iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.04.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*