T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1502 Esas KARAR NO: 2026/14 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 04/09/2025 NUMARASI: 2024/570 Esas, 2025/549 Karar DAVA: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1502 Esas KARAR NO: 2026/14 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 04/09/2025 NUMARASI: 2024/570 Esas, 2025/549 Karar DAVA: İFLAS (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; avukat olan müvekkilinin haksız azilden kaynaklı vekalet ücreti alacağının tahsili için İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davanın kabul edilerek 4.853.454,42 TL vekalet ücreti alacağına hükmedildiğini, karara istinaden İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının hükmü istinaf etmesi üzerine istinaf mahkemesinin kararı kaldırdığını, kararın kaldırılmasından sonra İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/626 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararı ile yine davanın kabulüne karar verdiğini, yeni kararın da icra dosyasına sunulduğunu ve davalıya icra emri gönderildiğini, ilama dayanan alacak icra emri ile istenildiği halde borcun ödenmediğini, tasfiye halinde olan davalı şirketin malvarlığı üzerinde birçok haciz bulunduğunu, şirketin alacaklılara, alacağını bildirilmesi için verdiği adresin kapalı olduğunu ileri sürerek davalı şirket temsilcilerinin dinlenmek üzere duruşmaya davet edilmelerini ve davalının İİK'nın 177/4 maddesi gereği doğrudan iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevabında özetle; icra dosyasında müvekkili şirketin mallarını haczeden davacının doğrudan doğruya iflas talebinde bulunması nedeniyle hacizlerden vazgeçmesi gerektiğini, davacının dava açmakta hukuken yararının bulunmasının dava şartı olduğunu, müvekkili şirketin taşınmazları üzerinde haczi bulunan davacının taşınmazları sattırıp alacağına kavuşma imkanı bulunurken kötü niyetli olarak külli icra yoluna başvurduğunu, müvekkili şirketin ortakları arasında çıkan ihtilaf nedeniyle şirketin feshi için dava açıldığını ve davanın derdest olduğunu, bu nedenle şirketin ana iştigal konusunda faaliyet gösteremediğini, bu durumda dahi şirketin borçlarını karşılayacak malvarlığı bulunduğunu ve iflasını gerektiren bir durumun mevcut olmadığını, icra dosyasında davacıya 4.411.874,75 TL ödeme de yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; icra dosyasının infazen kapatılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davalının dava açılmasına neden olması nedeniyle yargılama giderinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar, taraf vekillerince yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin ilama dayalı alacağı icra emriyle istendiği halde ödenmediğinden davalı borçlunun iflasına karar verilmesi gerektiğini, icra dosyasında alacak miktarları arasında çelişki olduğunu, borcun tam ve eksiksiz olarak infaz edilip edilmediğinin anlaşılamadığını, ayrıca davalı şirketi temsilen tasfiye memurları dinlenmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davalının doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; doğrudan iflas yolunda boçlunun borcunu ödemek istemediği veya ödemesinin mümkün olmayacağı yönünde bir karine mevcut olduğunu, oysa müvekkili şirketin malvarlığının borcu fazlasıyla karşılayacak miktarda olduğundan iflasını gerektiren bir durum bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete ait taşınmazlar üzerinde alacağından çok fazlasını karşılayacak hacizleri bulunmasına rağmen doğrudan iflas talep etmesinde kötüniyetli olduğunu ve hukuki yararı bulunmadığını, davacının alacağına dayanak İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nini 2022/626 Esas, 2022/120 Karar sayılı ilamının da yargılama sırasında kaldırıldığını, şirketin feshi için açılan davada verilen tedbir kararı nedeniyle müvekkili şirketin ödeme yapamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın kaldırılarak davalının usulden reddine karar verilmesini, aksi halde yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME Dava, ilama dayalı icra takibine rağmen borcun ödenmediği gerekçesiyle davalı şirketin iflasına ilişkindir.Mahkemece, ilama dayalı icra takibine konu borcun ödenmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı, davalının dava açılmasına neden olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraflar hükmü istinaf etmiştir."Kararların takibe konulması için kesinleşmesine gerek yoktur. Bu nedenle kesinleşmeyen kararın iflas takibine konulması mümkündür. İflas takibine konu edilen kararın bozulması halinde takip hükmünü yitirmez. Bu durumda mahkemece iflas takibine konu kararın verildiği dosyanın sonucunun işbu dava için bekletici mesele yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, takibe dayanak ilamın bozulması gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." (Yargıtay 23. HD'nin 09.03.2017 tarih ve 2015/8098;750 sayılı kararı) Yargıtay 19. HD'nin 27.02.2006 tarih ve 1003/1779 sayılı kararında da; alacak istemiyle açılan bir dava sonucunda alınan ilamın ilamlı takip konusu yapılabilmesi için kural olarak kesinleşmesinin gerekmediği, borçlu tarafından İİK'nın 36. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması kararı getirilmediği sürece ilamlı takibe devam edileceği, İİK'nın 177/4 maddesi uyarınca açılan iflas davasında icranın geri bırakılması kararı getirilmişse temyizin sonucunun bekleneceği, ilamlı takip konusu ilamın Yargıtay'ca bozulmasının bu ilamla ilgili olarak açılan iflas davasını ortadan kaldırmayacağı, ilamlı takibe esas dava Yargıtay'ca bozulduktan sonra reddedilirse icranın tamamen veya kısmen eski haline iade olunacağı (İİK m. 40), mahkemenin ilamlı takibe esas davanın sonucunu bekleyerek iflas davası yönünden bir karar vermesi gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda icra emrinin dayanağı İstanbul 31. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/626 Esas, 2022/120 Karar sayılı kararının İstanbul 18. BAM'nin 2024/1163 Esas, 2025/910 Karar sayılı kararı ile kararı ile kaldırıldığı anlaşılmaktadır. İflas takibine konu edilen kararın kaldırılması halinde takip hükmünü yitirmeyeceğinden, söz konusu dosyanın sonucunun iflas davası için bekletici mesele yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.Bu durumda Mahkemece iflas takibine dayanak davanın sonucu beklenerek davanın sonucu çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, borcun ödendiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 bendi gereğince esası incelenmeden kararın kaldırılmasına ve dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/570 Esas, 2025/549 Karar ve 04/09/2025 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/01/2026