Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Kara Kuvvetleri Komutanlığı 5. Ana Bakım Fabrikası Komutanlığında Pistonlu Motor Kısım Amirliğinde pistonlu motor aksesuar bakım onarımcısı ve test operatörü sivil işçi olarak çalıştığını, sendika üyesi olduğunu, toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendinde yazılı görevi yaptığından 52. maddenin (d) bendindeki (C) grubu idareci primine hak kazanmasına karşın bu alacağının ödenmediğini, davacıya idareci primlerinin ödenmemesi…
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının, Türk Harb-İş Sendikası ile davalı işveren arasında bağıtlanan 26, 27 ve 28. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri'nin 59. maddelerinin (d) bendinde tanımlanan görevi yapıp yapmadığı ve 52. maddelerinin (d) bendinde düzenlenen (C) grubu prime hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir. 1. Davalı Millî Savunma Bakanlığı ile davacının üyesi olduğu Türk Harb-İş Sendikası arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri'nin 52. maddelerinin "İdareci primi" başlıklı (d) bendinde "Verilmesini gerektiren sebeplerin geçici olarak ortadan kalkması halinde kalktığı sürece kesilmek, devamlı olarak ortadan kalkması halinde tamamen kesilmek, müktesep bir hak sayılmamak ve başkaca bir ödemeyi etkilememek üzere, bu toplu iş sözleşmesinin 'İşçi İdarecileri ve Görevleri' başlıklı 59. maddesi hükümleri uyarınca ... (3) C grubu işçi idarecisi olarak görevlendirilenlerin fiili çalışma sürelerine %6 oranında idareci primi ödenir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Anılan Toplu İş Sözleşmelerinin 59. maddelerinin "Kalite kontrol ve teknik kontrol görevlilerine verilecek prim miktarı" başlıklı (d) bendine göre ise "İşyerinde onarım ve imal edilen malzeme ve teçhizatın teknik resmine, projesine, kataloglarına, teknik tarif ve teknik emirlere uygun yapılıp yapılmadığını kontrol eden, performansını imzalayarak sorumluluk yüklenen, kalite kontrol ve teknik kontrol görevlileri ile iş emniyetçilerine C grubu idareci primi verilir." Toplu İş Sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendine göre idarecilik primine hak kazanan kişi kalite kontrol görevlisidir. Toplu iş sözleşmesinde mühür şartına yer verilmemiş ise de mühür bir ispat aracıdır. Ancak Dairemizce daha önce incelenen benzer dosyalarda; davalı Kurumda 2016 yılında elektronik ortama geçildiği; bu nedenle kalite kontrol işlemi elektronik ortamda yapılmış olabileceğinden, form üzerinde kalite kontrol mührünün bulunmamasının da mümkün olduğu, elektronik ortamda yapıldığında; yapılan kalite işlemine, kalite işine ilişkin operasyon numarası, kalibrasyon işlemine ise kalibre işine ilişkin operasyon numarası verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalara göre işçinin, toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendine göre idarecilik primine hak kazanıp kazanmadığı; kalite kontrol mührü kullanıp kullanmadığı ya da 2016 yılında geçilen elektronik ortamda kalite işlem yetkilisi olup olmadığı tespit edilerek belirlenebilir. Dolayısıyla toplu iş sözleşmesinin 59. maddesinin (d) bendine göre idarecilik primine hak kazanılması için fiilen kalite kontrol işi yapılmasının yanında ya kalite kontrol mührü kullanılması ya da elektronik ortamda kalite kontrol operasyon yetkilisi olunması gerektiği açıktır. Yapılan bu genel açıklamaya göre somut olayda davacının kullandığı mührün kalite kontrol mührü değil üretim operatör mührü olduğu ve davacının bakım onarım ve test operatörü olduğu anlaşılmaktadır. Bu hâlde açıklanan şartları taşımayan davacı, idarecilik primine hak kazanamayacağından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/14 hükmü uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama gideridir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun "Yargılama giderlerinden sorumluluk" kenar başlıklı 326. maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Somut olayda Mahkemece arabuluculuk gideri ile ilgili herhangi bir karar verilmemesi hatalı olup bozma sonrası yapılacak yargılamanın sonucuna göre arabuluculuk gideri hakkında bir hüküm kurulması gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.