(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8682 E. , 2010/7210 K. MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 105 ada 9 parsel sayılı 5.580,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve ar…
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2010/8682 E. , 2010/7210 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 105 ada 9 parsel sayılı 5.580,16 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 105 ada 9 sayılı parselin fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 3.674,244 metrekarelik bölümünün davacı ... adına, geriye kalan bölümünün tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; çekişmeli taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak sınıra ilişkindir. Davacı Muhammmet Altun, 28.02.1938 tarih 443 nolu sicilden gelen 05.07.1988 tarih 5 numaralı tapu kaydına dayanmakta olup bu kayda göre davacının 11/18 payı mevcuttur. Davalı taraf geldisi 26.02.1938 tarih 366 nolu tapu kaydı olan 16.10.1991 tarih 32 nolu tapu kaydına dayanmıştır. Tarafların dayanağı olan tapu kayıtlarının oluşumuna esas belgeler ile haritaları getirtilmemiş, tapu kayıtları yöntemince uygulanarak kapsamları belirlenmemiş, tapu kayıt uygulamasında komşu parseller tutanakları ile dayanakları olan kayıtlardan yararlanılmamıştır. Taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçimi yönünden yeterli araştırma yapılmamış, fen bilirkişisine keşfi izleme ve denetlemeye elverişli rapor düzenlettirilmemiştir. Davalı taraf dayanağı olan tapu kaydının güney sınırı davacı tarafa ait tapu kaydının tesis maliki olan “... oğlu ...'ü” okumaktadır. Davalı taraf dayanağı olan tapu kaydının maliki ile davalı arasında akdi veya irsi ilişki kurulması için davalı tarafa süre verilmeli, bu ilişki kurulduğunda da davalı tapu kaydı yapılacak keşifte yöntemince uygulanmalıdır. Taraf tapularının birbirini sınır komşusu olarak gösterdiği tartışmasızdır. Mahallinde yeniden keşif yapılarak tarafların dayandığı tapu kayıtları yerel ve uzman bilirkişiler aracılığı ile mahalline uygulanarak ortak sınır belirlenmelidir. Bu şekilde ortak sınırın tespiti mümkün olmadığı takdirde tarafların bildirecekleri tanıklar arazi başında dinlenerek ortak sınırın tespitine çalışılmalıdır. Bu şekilde de tapu kayıtlarının oluşturulduğu tarihteki ortak sınır belirlenemediği takdirde, tapu kayıtlarının diğer sınırları da gereği gibi saptanıp taraf tapularındaki miktarlar göz önünde tutulmak, ihtilafa konu olan taşınmaz bölümlerinin yüzölçümleri arasında orantı kurulmak ve taraflar arasında paylaştırılmak suretiyle tapuların kapsamları belirlenmelidir. Fen bilirkişisine keşfi izlemeye ve denetime elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.