T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/665 KARAR NO : 2026/442 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ........... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ......../....... Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : VEKİLİ : KARŞI TARAF DAVALILAR : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit ve İstirdat (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ …
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/665 KARAR NO : 2026/442 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ........... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ......../....... Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : VEKİLİ : KARŞI TARAF DAVALILAR : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit ve İstirdat (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Taraflar arasında görülmekte olan davada, ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen "ihtiyati tedbir talebinin reddine" dair karara karşı talepte bulunan davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde; davacı müvekkili şirketin lehdarı ve yetkili hamili olduğu, .......... Bankası ...... ......... Şubesine ait ........ keşide tarihli ve ......... USD bedelli ......... seri nolu çekin, Vergi Dairesinde ............ vergi kimlik numarası ile kayıtlı ............... A.Ş.'ye gönderilmek üzere ................. kargo takip numaralı paket ile .......... KARGO'ya verildiğini, aynı şekilde lehdarı ve yetkili hamili davacı müvekkili şirket olan ....... Bankası ........... şubesine ait ......... keşide tarihli ve ............ TL bedelli ........ seri nolu çekin de .................. A.Ş.'ye gönderilmek üzere ............. kargo takip numaralı paket ile ......... KARGO'ya verildiğini, ancak çeklerin muhatap şirketlere ulaşmadığını, zarfların içi boş bir şekilde teslim edildiğinin anlaşılması üzerine .......... ASTM ......./........ Esas sayılı dosyası ike kaybolan çekler nedeniyle Çek iptal davası açıldığını, davaya konu çekin tahsil amacaıyla davalı şirket tarafından banakaya ibraz edilmesi üzerine çekin kötüniyetli kişilerin eline geçtiğinin farkedilmesi ile hukuki sürecin başlatıldığını, kargoda muhatap şirketlere ulaşan zarfların yırtıldığının ve yırtılan bölümlere vurulan kargo etiketleri ile bu durumun gizlenmiş olduğunun görüldüğünü, çekleri ilk çalan faillerin kim olduğu, çekin hangi aşamada çalındığı, davalı konumundaki kişilerin bu kişiler olup olmadığı yahut bunlarla bağlarının ne olduğu bilinmediğini ancak bu konuda ............. Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ......../...... soruşturma nolu dosyasında araştırma ve çalışmaların devam ettiğini, TTK'nın 792. maddesine göre çekin kötüniyetle iktisap edilmiş olması veya iktisapta ağır kusur bulunması hâlinde çekin geri verilmekle yükümlü olunduğunu, davalı şirketin çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya en hafif haliyle ağır kusurlu davrandığını, ............'da faaliyet gösteren davalıların, kendileriyle bağlantısı bulunmayan sektörlerde ve ........... İlinde faaliyet gösteren keşideci ve lehdar şirketi araştırmadan, irtibata geçip bilgi almadan, sorgulamadan çeki teslim almalarının basiretli bir davranış olmadığını, davacının kendisinden sonra ciranta olarak görünen HM21 Kozmetik Itriyat şirketi ile tanışıklığı ve alışverişi bulunmadığını, hukuki ihtilafları olan ve iptali istenen çeklerle ilgili Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanlar yapıldığını, çeklerle ilgili Ticaret Sicili Gazetesinden sorgulama yapmadan çeki teslim alan davalıların ağır kusurlu olduklarının açık olduğunu, davalıların ticari defterlerinin incelenmesi halinde önceki cirantalarla herhangi bir ticari alışverişlerinin olmadığı veya kayıtların mantıksal olarak tutarlı olmadığı görüleceğini, yapılacak tahkikatlar neticesinde fiili ticari faaliyetlerinin, sabit ikametgahlarının, sosyal ve ekonomik durumlarının, işletmelerinin, meslek odalarına kayıtlarının, araç ve taşınmazlarının olup olmadığının, önceki ve sonraki cirantalar ile iş akışlarının ve ticari bağlantılarının incelenerek kötüniyet veya ağır kusurun somutlaştırılacağını, davacı şirketin kargoda iki ayrı zarfından iki ayrı çekin çalındığını, her iki çekin tüm cirantaları ve bankaya ibraz eden kişileri hakkında soruşturma yürütüldüğünü, çeklerden biri için işbu davanın açıldığını, diğer çek için ise ............. Ticaret Mahkemesi'nin ......./....... E. Sayılı dosyası üzerinden menfi tespit ve çek istirdatı talep edildiğini, diğer davaya konu çekte de ilk cironun ...............'nın tek ortağı ve yetkilisi olduğu................... şirketi tarafından yapıldığını, bu durumun tesadüf olamayacağını ve yapılacak çalışmalarla taraflar arasındaki bağlantıların daha ayrıntılı ortaya konulabileceğini, davalı gerçek kişiler ile davalı tüzel kişilerin ortak ve yetkilileri arasında işçi işveren ilişkisi, akrabalık bağı veya ........... kargoda çalışan bir akraba ve yakınlarının bulunup bulunmadığı hususlarında yapılacak tahkikatların davanın aydınlatılmasına büyük katkı sağlayacağını , kötüniyet ve ağır kusurun tespiti amacıyla tüm davalılar ile davalı ............ şirketinin ortağı ve yetkilisi .........., davalı .......... şirketinin ortakları ............. ile ............... hakkında emniyet, savcılık ve mahkemelerde çalıntı, buluntu çek, senetlere ilişkin soruşturma ve davaların olup olmadığının sorulması ve UYAP üzerinden sorgulanması gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarında bu hususların kötüniyet ve ağır kusurun en somut göstergesi olarak dikkate alındığını, çekin rızai veya ticari işlemle el değiştirmediğinin, aynı şekilde tüm cirantalar yönünden sorgulama ve bilirkişi incelemesi yapıldığında sonraki işlemlerin de ticari kayıt ve belgelerle doğrulanmadığının görüleceğini, davalı ..................... Şirketi'nin çeki bankaya ibraz eden son hamili olması nedeniyle çek istirdatı talebinin sadece bu şirkete karşı yöneltildiğini ancak tüm davalılara karşı borçlu olunmadığı iddiasıyla menfi tespit talebinin yöneltildiğini, davalı .............. şirketinin TTK 792. madde kapsamında önceki cirantaların kötüniyetini veya ağır kusurlu olduklarını bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olduğundan iyiniyetli üçüncü kişi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, arabuluculuk görüşmelerden bir sonuç alınamadığını, henüz çek için icra takibi yapılmamış olsa da davacı şirketlerin dava konusu çek nedeniyle icra takibine maruz kalma ihtimali bulunduğunu, böyle bir durumda telafisi mümkün olmayacak zararların hasıl olabileceğini ileri sürerek, henüz icra takibine konu edilmemiş dava konusu çek hakkında İİK 72/2 madde doğrultusunda icra takibinin teminatszı olarak, aksi hâlde %15 teminat mukabilinde durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve Çekin şeklen de olsa son ve yetkili hamili olan davalı ............................... Şti.'nin TTK 792 kapsamında çeki kötüniyetle veya ağır kusur ile iktisap ettiği gözetilerek, çekin istirdatı ile davalıdan alınarak davacıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: .......... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ............ tarih ve E....../......,sayılı ara kararı ile; Somut olayda; dava dilekçesinde senedin kötü niyetli iktisap edildiği belirtilmiş ise de dosyaya ibraz edilen belgelerden davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edemediği, iddia edilen hususların yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir için yaklaşık ispat yasal şartların somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılarak talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine" karar verilmiştir. C) İSTİNAF NEDENLERİ: Hükme karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; talep dilekçesindeki iddialarını yineleyerek, HMK 389 ve 390/3 md lerinde belirtilen bütün koşulların bulunduğunu, yaklaşık ispatın gerçekleşmesine rağmen, tedbir talebinin reddinin yersiz olduğunu, çekleri kargoda çalınan bir şirketten daha fazla delil beklenmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, aksi halde adalete olan güvenin sarsılacağını ve telafisi mümkün olmayan zararların önüne geçilmesi amacıyla tedbir talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararın kaldırılmasını talep etmiştir. D) DELİLLER: ............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin E....../....... sayılı dosyası kapsamı E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir talebine ilişkindir. Talepte bulunan vekili müvekkili şirketin lehdarı ve yetkili hamili olduğu, ...... Bankası ........... Şubesine ait ........... keşide tarihli ve ............ USD bedelli ......... seri nolu çeklerin dava dışı ..................... A.Ş.'ye gönderilmek üzere kargoya verilmiş iken kargoda çalındığını, söz konusu çeklerde kendisinden sonraki cirantaların iyiniyetli olmadığını ileri sürerek, dava konus uçekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti ve çek istirdatı talebi ile açtığı davada, söz konusu bu çeklerle ilgili olarak yapılması muhtemel icra takiplerinin öncelikle teminatsız olarak aksi taktirde teminat mukabilinde durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir . Mahkemece, "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir taleplerinin reddine" karar verilmiş; karara karşı talepte bulunan vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; ara karar başlığında davacının vergi numarası ile adresinin, davacı vekilinin adresinin davalı tarafların T.C. Kimlik numaraları ile vergi numaralarının ve adreslerinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir. Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. HMK'nin "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 2004 sayılı icra iflas kanununun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesine göre; "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. ..." Dosya mevcudunda, davacı tarafça sunulan belgelerin yaklaşık ispata elverişli olmakla ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Zira menfi tespit davasının amacının belli bir borçtan dolayı borçlu bulunmadığına ilişkin kesin hüküm ve dolayısıyla kesin hukuki koruma temin etmek olduğu gözönüne alındığında ihtiyati tedbirin, asıl uyuşmazlığı çözecek veya kesin hukuki korumayı ikame edecek nitelikte bulunmayıp tedbirin teminat karşılığında verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle, talepte bulunanın tedbir talebinin reddine dair Mahkemenin inceleme konusu ara kararının kaldırılmasına ve %15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına ilişkin yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, A-) Talepte bulunanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile, ............ Asliye Ticaret Mahkemesinin .......... tarih ve E......./...... sayılı kararının HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, talepte bulunanın ihtiyati tedbir talebi hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, bu suretle; 1-) Talepte bulunanın ihtiyati tedbir talebinin İİK 72/2. Maddesi gereğince kabulü ile; keşidecisi ................ A.Ş., lehtarı davacı ................... Şti. olan, ........... Bankası ........... Şubesine hitaben keşide edilen ............ seri numaralı, ............. keşide tarihli ve ............ USD. bedelli; keşidecisi ............... Aş., lehtarı davacı ................ Şti. olan ......... Bankası ......... Şubesine hitaben keşide edilen .......... seri numaralı, ........... keşide tarihli ve ......... TL bedelli çeklere dayalı olarak davalılar tarafından tarafından açılması muhtemel icra takiplerinin 2004 sayılı İİK m. 72/2 hükmü uyarınca TEDBİREN DURDURULMASINA, çeklerin davalılar dışında üçüncü kişiler tarafından icra takibine konulması hâlinde tedbir kararının UYGULANMAMASINA, 2-) İİK'nun 72/2. maddesi uyarınca ihtiyatî tedbir kararı verilen çeklerin toplam tutarının (........ USD'nin dava tarihi olan ......... tarihi itibarıyla -.... USD efektif satış kuru karşılığı ......... TL olmak üzere- karşılığı .............. TL + ............. TL olmak üzere) ......... TL'nin takdiren % 15'i (yüzde onbeş) oranında olmak üzere .................. TL teminat ALINMASINA, 3-) HM'nin 392/1. Maddesi uyarınca teminat İlk Derece Mahkemesi veznesine yatırıldığında kararın infazı için gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından YAPILMASINA, 4-) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması hâlinde; HMK'nin 392/2 gereğince şartları oluştuğunda teminatın İlk Derece Mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, 5-) Talepte bulunan tarafından yapılan 76,00 TL yargılama giderinin karşı taraflardan alınarak talep edene verilmesine, B-) İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan harç ve masraflar yönünden; 1-) İstinaf eden tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi hâlinde iadesine, 2-) Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 3-) İstinaf eden tarafça istinaf aşamasında yapılan (2.002 TL istinaf başvurma harcı ile 1.550 TL istinaf posta masrafı olmak üzere) toplam 3.552 TL'nin aleyhine tedbir kararı verilen karşı taraflardan alınarak davacıya verilmesine, 4-) Kesin olarak verilen kararın taraflara tebliğinin ve diğer işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-İmza Üye E-İmza Üye E-İmza Katip E-İmza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*