T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/573 Esas KARAR NO : 2025/1712 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2021 NUMARASI : 2021/246 Esas, 2021/1246 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/573 Esas KARAR NO : 2025/1712 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/12/2021 NUMARASI : 2021/246 Esas, 2021/1246 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı tarafından davalıya 2016-2017-2018 yıllarında iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verildiğini, davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun % 20 den aşağı olmamak uzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevabında;davalı Şirketin davacı şirkete takibe konu veya başkaca herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirketten iş sağlığı ve güvenliği eğitimi almadıklarını, davacı şirket tarafından sunulmayan bir hizmetin karşılığının talep edildiğini, davalı Şirket aleyhinde başlatılan haksız icra takibine itiraz etmeleri gerektiğini, davacı şirkete borçları olmadıklarını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davacı ve davalı taraf ticari defterlerini dosya içerisine sunmadığı, davacı tarafın sadece icra takibine ve yargılamaya konu faturaları sunduğunun görüldüğü, faturaların incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete hitaben düzenlenen faturalar toplamının 13.608,01 TL olduğu, bu faturaların teslim alınan kısımlarında herhangi bir imzanın yer almadığı, herhangi bir irsaliyenin bulunmadığı, yine davacı tarafın inceleme gününde usulüne uygun ticari defterlerini sunmadıkları, bu haliyle hala ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, iddiasını herhangi bir kesin delille ispat edemediği ve dava dilekçesinde de yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin davalıya 2016- 2017 ve 2018 yılına ait iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini ve fatura kestiğini, müvekkilinin hizmet bedelini defalarca istemesine rağmen ödemelerini alamadığını, Büyükçekmece 2. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalı-borçlunun borca itiraz ettiği ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, akabinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığını, davalı- borçlunun icra takibine de dayanak ettikleri faturalarda borçlu olduğunun sabit olduğunu, ilgili faturaların dava dosyasında bulunduğunu, davalı-borçlu borcunu ödememek ve müvekkilinin alacağına geç kavuşmasını sağlamak maksadıyla icra takibindeki alacağa ve iş bu davaya haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek müvekkilini zarara uğrattığı ve uğratmaya devam ettiğini, Mahkemece verilen karar ile davanın haksız ve usulsüz bir şekilde reddedildiğini, dosyada yer alan faturaların haklılıklarını kanıtlar nitelikte olup hükme esas alınması gerekirken mahkemenin bu faturaları hükümde dikkate almadan karar verdiğini, müvekkilinin sunduğu hizmetin bedeli alamadığını ve büyük mağduriyet yaşadığını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, fatura alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Davanın ilk olarak açıldığı Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/688 esas, 2021/18 karar sayılı görevsizlik kararı üzerine dosya Bakırköy 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/246 sayılı esasına kayıt edilmiştir. Dava konusu Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; dava konusu yapılan asıl alacak 13.930,00 TL ve faiz 5.587,18 TL olmak üzere toplam 19.517,18 TL alacak takip tarihinden itibaren faiziyle tahsili talep edildiği, davalıya ödeme emri tebliğ edildiği, davalının takibe yasal süresinde itiraz ettiği, davalının borca itiraz dilekçesinin davacıya tebliğine ilişkin belgeye rastlanmadığı, davacının itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın İK 67 maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı şirket karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davaya konu icra takibi nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ve varsa miktarı noktasında toplanmaktadır. İlk derece Mahkemesince 22/06/2021 tarihli duruşmasında, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak ve faiz alacağı yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, davacı ve davalı vekili tarafından inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtları mahkeme kaleminde hazır bulundurulmasına, aksi halde ticari defter ve kayıtlara dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilerek hazır olan davacı vekili ve davalı vekiline ihtarat yapıldığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen 27/08/2021 tarihli raporda; tarafların incelemeye esası alınmak üzere herhangi bir ticari defter ve kayıt ibraz etmediği, davacı şirketin uyuşmazlığa konu 24/06/2016 - 01/08/2018 arasında düzenlenmiş olan 24 adet fatura ve fatura içeriği hizmeti davalı şirkete verdiği yönünde herhangi bir belge ibraz etmediği, sayın Mahkemece belirlenen inceleme gününde davacı şirket ticari defter ve kayıtlarını da ibraz etmemiş olduğundan, davacı şirketi alacaklı olduğu yönünde ticarı defterler esas alınarak bir değerlendirme yapılamadığı, davacı şirketin davalı şirketten Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E, Sayılı dosyasından 07 02.2020 takip tarihi itibariyle somut bir tespit yapılamadığı belirtilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 190/1. fıkrasında, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtilmiştir. Benzer düzenlemeye, TMK’nun 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbirinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür ifadeleri ile yer verilmiştir. Her iki tarafta tacirdir. Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararında;".. ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır." denilerek ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Takip konusu alacak faturaya dayanmaktadır. Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı şirketin, fatura konusu hizmeti davalıya verdiğini ve takip konusu fatura bedeline hak kazandığını usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekecektir. Mahkemece tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmesi üzerine, davacı ve davalı vekiline usulüne uygun verilen sürede, taraflar ticari defter ve belgelerini bilirkişi incelemesine sunulmamıştır. Davacı tarafından sadece icra takibine ve yargılamaya konu faturalar sunulmuş ise de, Mahkeme kararında da belirtildiği üzere, bu faturaların teslim alınan kısımlarında herhangi bir imzanın yer almadığı, herhangi bir irsaliyenin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere, tek başına fatura düzenlenmesi alacağın varlığını kanıtlamaya yeterli olmayıp, davacı fatura konusu hizmeti verdiğini usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/246 Esas, 2021/1246 Karar sayılı ve 21/12/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/12/2025