T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1208 KARAR NO : 2025/1208 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ...../..... Esas sayılı derdest dosyada verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA T…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1208 KARAR NO : 2025/1208 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ....... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ...../..... Esas sayılı derdest dosyada verilen ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya verilmiş bulunan ............. tanzim tarihli ve üzerinde vade tarihi bulunmayan ancak davalının senet bedelini tahsil ettikten sonra senedi geri vermeyip kendisinin ".........." olarak vade tarihi eklediği ......... TL'lik bononun karşılıksız kaldığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmesini, ayrıca bankaya tahsile verilmiş bu senedin icra takibine konu yapılmaması ve protestosunun T.C. Merkez Bankası'na bildirilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında borç ilişkisi bulunduğunu, davacının ....... tanzim tarihli .......... TL tutarlı senedi müvekkile verdiğini, senedin vade tarihi bulunmadığı halde davalının (davacı) senedi müvekkile iade etmeyip sonradan .......... olarak vade tarihini eklediğini, müvekkilinin kartından yanlışlıkla çekilen .......... TL tutarın işletme sahibinin beyanıyla ertesi gün iade edileceğinin söylenmesi üzerine müvekkilinin ayrıldığını, daha sonra davacı ve yakınlarının talebiyle müvekkilinin kredi kartı limitlerini kullanarak yüksek tutarlarda çekim yapılmasının davacı tarafından talep ve yönlendirildiğini, bu işlemler karşılığında davacının müvekkiline hediye olarak bir adet altın verdiğini ve bazı ödemeleri yaptığını, davacının aldığı nakit ödemeleri kabul ederek borçlarını ödediğini iddia etmekle birlikte dava konusu senet bedelini kendisinin ödemediğini, davacının senedi bedelsiz kaldığı ve senette tahrifat yapıldığı yönündeki iddialarının asılsız olduğunu, senedin açık bono niteliğinde olduğundan sonradan doldurulmasının TTK ve Yargıtay içtihatları gereğince geçerliliğini koruduğunu, müvekkilinin davacıya..... ve ........’dan ihtiyaç kredisi çekip borç verdiğini ve hiçbir şekilde tefecilik yapmadığını, davacı tarafından müvekkilinin iyi niyetinin kötüye kullanılarak dolandırıldığını, borcun ödendiğini iddia edenin ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, dava konusu senedin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiğini, delil olarak senet, banka kayıtları, kredi kayıtları, ticari defterler, vergi inceleme kayıtları, ....... Cumhuriyet Başsavcılığı ....../...... soruşturma dosyası, whatsapp yazışmaları, tanık beyanı ve bilirkişi raporunun sunulacağını, bu nedenlerle davacının davasının reddine, davacının asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi "... Tüm dosya kapsamına göre; davalının bonoyu elinde bulundurmadığı, yetkili hamilin davada taraf olmadığı anlaşıldığından söz konusu dosya kapsamı incelendiğinde İİK'nun 257. maddesi uyarınca yaklaşık ispat koşulu dosya kapsamında gerçekleşmediğinden ..." gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddedildiğini, davalının dava konusu .......... TL bedelli bonoyu halen elinde bulundurduğunu, Cumhuriyet Savcılığı'nın ...... tarihli müzekkeresiyle ............ Şubesi'nden senet aslını talep etmesi üzerine davalının senedi bankadan geri aldığı ve senedi üçüncü kişilere ciro etmekle veya bankaya vermekle müvekkili hakkında tahsil tehdidinde bulunduğunu, davalının banka, mahkeme ve savcılık beyanlarında çelişkili ifadeler verdiğini, dosyada sunulan yazışmalar ve dekontlarla müvekkilin ........ tarihinde ....... TL borcunu ödediğini, davalının tefecilik ve ilgili suçlara ilişkin soruşturması (......./...... S.) bulunduğunu, davalının elinde bulundurduğu bedelsiz senedin müvekkili ile üçüncü kişiler ve bankalar nezdinde ticari itibar, toplum huzuru ve yargı usulü bakımından ciddi zarar riski doğurduğunu, HMK 389 kapsamında yaklaşık ispat koşulunun ve ihtiyati tedbir şartlarının sağlandığını, bu nedenle dava konusu senedin icra takibine konu edilmemesi, üçüncü kişilere ciro edilmemesi ve bankaya tahsile verilmemesi için ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve yerel mahkemenin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER : ........ Asliye Ticaret Mahkemesinin ...../...... Esas sayılı dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir : Dava; kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Talep, icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında, dava konusu senetlerin icra takibine konu edilmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine yöneliktir. İstinaf incelemesi, Dairemizce 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki;Ara karar başlığında; davacı ve davalının T.C. Kimlik numaralarının ve davacı vekilinin adresinin yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebileceğini değerlendiren Dairemiz anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir. Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usûle yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi kararına karşı ve HMK'nin 394/5. Maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararına itiraz hakkında verilen karar karşı kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. HMK'nin "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. 2004 sayılı icra iflas kanununun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesine göre; "(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. (2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. ..." Somut olayda Savcılık soruşturma dosyasına .......... tarafından ....... tarihli yazı cevabında davaya konu senedin davalının talebi üzerine işlemsiz iadesinin talep edilerek bankaca davalıya teslim edildiği anlaşılmakla davalının yetkili hamil olduğu, davacı - tedbir talep eden vekili gerek talep dilekçesinde gerekse istinaf dilekçesinde; teminat yatırmayı kabul ederek takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş olup, tüm bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde; dosya mevcudunda, davacı tarafça sunulan belgelerin yaklaşık ispata elverişli olmakla ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Zira menfi tespit davasının amacının belli bir borçtan dolayı borçlu bulunmadığına ilişkin kesin hüküm ve dolayısıyla kesin hukuki koruma temin etmek olduğu gözönüne alındığında ihtiyati tedbirin, asıl uyuşmazlığı çözecek veya kesin hukuki korumayı ikame edecek nitelikte bulunmayıp tedbirin teminat karşılığında verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle, Mahkemenin ara kararının kaldırılarak, kanun gereğince %15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına ilişkin yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-)6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca; davacının İSTİNAF KANUN YOLU BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmamakla kararın kaldırılmasına ve düzeltilmesine, yeniden esas hakkında karar verilmesine; bu kapsamda, .......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... tarih ve ...../..... Esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi mucibince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, A-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin İİK'nin 72/2. maddesi gereğince KABULÜ ile; ..........-TL bedelli,.......... keşide tarihli, ........... ödeme tarihli, lehtarı ....... keşidecisi .......olan senedin %15 teminat tutarı olan .........-TL mukabilinde bono kapsamında yapılacak olan icra takiplerinin durdurulmasına, -Ancak talep dışı üçüncü kişiler tarafından bononun tahsil amacıyla icra takibine konulması halinde üçüncü kişilerin korunması ve değişik iş dosyasında verilen kararın taraf olmayan kişileri bağlamayacağına, B-İhtiyati tedbir kararına ilişkin işlemlerin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, C-Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine; HMK m.392/2 gereğince şartları oluştuğunda teminatın İlk Derece Mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, 2-)İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN HARÇ VE YARGILAMA MASRAFLARI; A-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye irat kaydına, B-İstinaf eden tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, C-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, Ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, D-Artan istinaf avanslarının İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine, E-Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. Başkan E-İmza Üye E-İmza Üye E-İmza Katip E-İmza * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*