9. Hukuk Dairesi 2025/9037 E. , 2025/10364 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1224 E., 2025/1857 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/236 E., 2025/190 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin dur…
9. Hukuk Dairesi 2025/9037 E. , 2025/10364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1224 E., 2025/1857 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/236 E., 2025/190 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 18.11.20 09... .04.2017 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde aylık net 8.339.57 TL ücret ile çalıştığını, davacının işine 14.04.2017 tarihinde nedensiz olarak son verildiğini, davacının, sürekli olarak davalı işvercnce belirlenen ikili vardiya sisteminde haftanın altı günü oniki saat çalıştığını, iki haftanın bir pazar gününde çalıştığını diğerinde tatil yaptığını, dinî bayramların birinci günü dışında diğer günlerinde çalıştığını, diğer resmî bayramların ise tamamında çalıştığını iddia ederek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin alınan işletmesel karar neticesinde feshedildiğini, davacıya ihbar tazminatı olarak 16.330,87 TL, kıdem tazminatı olarak 32.802,09 TL, yıllık ücretli izin alacağı olarak 21.162,96 TL ödeme yapıldığını, bu ödemeler yapıldıktan sonra ibraname imzalandığını, davacının fazla çalışmasının bulunmadığını, davacının iddia ettiği ücret miktarının da gerçeği yansıtmadığını, davacı ile imzalanan iş sözleşmesinde davacının aylık ücret ile değil saatlik ücret ile çalıştığını, davacının ücret bordrosuna yansıyan ücretlerinin, banka hesabına ödendiğini bu nedenle ödenen ücretten daha fazla ücret aldığını iddia eden davacının bu iddiasını resmî ve yazılı bir belge ile ispatlaması gerektiğini, davacının Şirketin çeşitli projelerinde kimsenin emir ve talimatı olmasızın çalışan üst düzey bir çalışan olduğunu, Yargıtay uygulamaları gereği üst düzey çalışanların ve belli başlı meslek gruplarının fazla çalışma ücretine hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında tanıkların yeniden dinlendiği, tanıkların beyanları ile, davacının çalıştığı projelerdeki çalışma süresinin, tanıkların davacı ile birlikte çalıştığı sürelerin birbirleriyle uyumlu olduğu, kaldırma kararı öncesinde davacının ayda 2 hafta tatilinde çalıştığı, dinî bayramlarda 1 gün izin yapıp diğer tatillerde çalıştığı ve haftada 11 saat fazla çalışma yaptığı kabulü ile karar verildiği, Mahkemenin ilk kararına karşı sadece davalı tarafça istinaf başvurusunda bulunulduğu gözetilerek Mahkemece yapılan hesaplama doğrultusunda rapor düzenlendiği, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacağının 17.04.2025 tarihli rapor dikkate alınarak, hafta tatili alacağının ise 17.03.2025 tarihli raporun ikinci seçeneğine göre karar verildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hâkimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek herhangi bir durumun varlığına ilişkin bir delil dosyaya sunulmadığı gibi ileri sürülen gerekçelerin hâkimin reddi sebebi olamayacağı, davanın kısmi dava olarak açıldığı, davalı tarafça sunulan ihtiyari arabuluculuk tutanağının işe iade davası sonuçlarına ilişkin olduğu, ibranamede kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacak miktarlarının yazılı olduğu, eldeki davanın konusunun ise fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin olması karşısında davalı vekilinin bu itirazı yerinde görülmediği, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki ücret miktarı, dosya kapsamı, tanık beyanları dikkate alındığında, davacının üst düzey yönetici konumunda olduğunun ve mesai saatlerini, çalışma düzenini kendisinin belirlediğinin söylenemeyeceği, Dairelerinin kaldırma kararından sonra Mahkemece eksikliklerin giderildiği, bilirkişi raporunda tanık anlatımları ve yazılı delillerin değerlendirildiği, bilirkişi raporunda tespit edilen hususlar üzerinden ancak hesaplama dönemi yönünden (tanık dönemi ile sınırlı hesap) ayrılarak Mahkeme hâkimince resen hesaplama yapıldığı, İlk Derece Mahkemesinin önceki kararının davacı tarafça istinaf edilmediğinin gözetilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davalının üst düzey çalışan olan davacının dava konusu alacakları talep edemeyeceği yönündeki itirazının somut olayda dosya kapsamına nazaran sonuca etkili olmadığı, davacının kabul ve reddedilen alacaklarında ve miktarında isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Hâkimin reddi talebinin yerinde görülmemesinin isabetsiz olduğunu, b. Kaldırma kararı öncesindeki bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığından, bu rapordaki tespitlerin usuli kazanılmış hak oluşturmayacağını, c. Dava konusu alacaklar bakımından uzman bir bilirkişi tarafından değerlendirme yapılması gerektiğini, Mahkemece hazırlanan raporun hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, b. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşılan hususlar hakkında dava açılamayacağını, c. Davacının üst düzey yönetici olduğunu bu nedenle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini, d. Hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil hesaplamalarına da itiraz ettiklerini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; hâkimin reddi talebinin yerinde olup olmadığı ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.