TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/07/2021 NUMARASI: 2017/375 Esas, 2021/540 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1493 KARAR NO: 2026/19 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/07/2021 NUMARASI: 2017/375 Esas, 2021/540 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, inşaat iç dekorasyon, asma tavan, bölme duvar sistemleri vb konularda faaliyet gösterdiğini, davalı şirket ile yapılan anlaşma gereği farklı yerlerdeki mağazalardaki işlerin projelerine uygun olarak yapıldığını ve istenilen şekilde teslim edildiğini, müvekkili tarafından yapılan bu işlere karşılık davalı şirkete 25/07/2016-15/08/2016 ve 12/12/2016 tarihinde toplam 103.180,51 TL değerinde üç adet fatura kesilip gönderildiğini, davalı şirketin faturalara yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, ayrıca değişik tarih ve miktarlarda toplam 71.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak geri kalan 32.180,51 TL'lik kalan paranın ödenmesi için görüşmeler yapılsa da ödeme yapılmadığından bakiye kalan alacak miktarı için icra takibi açıldığını, süresi içinde itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01/04/2016 tarihli yazılı sözleşme bulunduğunu, davacının alt yüklenici olduğunu, sözleşme gereğince davacının müvekkili şirketin alışveriş merkezlerinde yüklenicisi olduğu mağazalara boya, duvar ve alçıpan işlerini yapmayı taahhüt ettiğini, davacının hak ve yükümlülüklerinin sözleşme ile belirlendiğini, sözleşme gereği münhasıran müvekkili şirketin defter ve kayıtlarının nazara alınması gerektiğini, müvekkili şirketin teslim aldığı tüm işlerin bedelinin ödendiğini, davacı şirketin ise müvekkili şirket tarafınıdan onaylanmayan hakedişler üzerinden fatura tanzim ettiğini, müvekkilinin cari hesabına göre davacı şirketten 31.032,09-TL alacaklı olduğunu, takip dayanağı fatura içeriğinin hem birim olarak hem de fiyat olarak hatalı olduğunu, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından feshedildiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete karşı hakkaniyete uygun olarak yapmadığı ve müvekkili şirketin üçüncü şahıslara yaptırmak zorunda kaldığı iş bedelinin % 50'si oranında cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılamada; sözleşme ekinde bir ödeme planının bulunmadığı, davacının tüm hakedişleri imzasız olmasına, tüm işlerle ilgili hiçbir imzalı metraj kontrolü-onayı, hakediş onayı bulunmamasına rağmen davacının faturalarına davalı tarafından yasal sürede itiraz-iade edilmediği, hatta davacının 2 faturasının yasal deftere kaydedilip bedelinin de ödenmiş olduğu, davacının 3.faturası davalı defterine kaydedilmemiş durumda olmasına rağmen bu 3.fatura içeriği işlerle ilgili de davalının kısmen ödeme yapmış olduğu, incelenen kendi ticari defterlerinde davacının ay ay hakediş hesaplamalarının yer aldığı, nitekim 71.000,00 TL'lik ödemesinin 39.967,91 TL'lik kısmı, davalının ticari defterine itirazsız kaydettiği ilk iki faturanın bedeli olduğu, kalan 31.032,09 TL ödemenin ise takip ve dava konusu olan 63.212,60 TL'lik son davacı faturasına ilişkin kısmi ödeme mahiyetinde olduğu, davacının bu son faturası davalının sözleşmeyi feshettiği 02/11/2016 tarihli noter ihtarından sonraki tarihte düzenlenmiş olsa da, hakediş raporlarının fesihten çok önce ve 04/04/2016 ila 14/10/2016 tarihleri arasında düzenlendiği, bu hakedişlere ilişkin davalı muavin defterinde ay ay ve en son Ekim ayında 8.000,00 TL olduğu belirtilerek toplamda 71.000,00 TL'lik hakediş tutarlarının kayıtlı olduğu, davalı vekilince sunulan dilekçelerde de "davacının yaptığı işin bedelinin ödendiği" beyan edildiğinden, dolayısıyla davacının 71.000,00 TL'lik hakedişinin davalının zaten kabulünde olduğu, davalının fesih ihtarında bahsedilen, ayrıca davaya cevap dilekçesinde bahsedilen eksik iş savunmasının sadece...'deki ... mağazası işlerine münhasır bulunduğu, esasen taraflar arasında bu iş dışında ihtilaf bulunmadığı, davacının düzenlediği ve takip konusu olan 63.212,60 TL'lik faturanın içinde ... hakedişine ilişkin (14/10/2016'da düzenlenen hakediş raporunda gösterilen alçıpan duvar imalatı) kısmın sadece "3.500,00 TL+KDV=4.130,00 TL olduğu, davacının fatura tarihinin fesih tarihi sonrası olmasının tek başına davacının hiç yapmadığı imalat için fatura düzenlediği anlamına gelmeyeceği, esasen davalının da kabulünde olan ve ne takip-dava öncesi ne de davada yasal sürelerde eksik-ayıplı imalat iddiası bulunmayan diğer AVM'lerdeki imalatlarla ilgili olarak dava konusu faturada yer alan bedelin 31.032,09 TL'sinin davalı tarafından ödenmiş olmakla davacının imal ettiğini ispatlayamadığı ... hakedişi faturadan düşüldüğünde, davacının takip ve davada talep edebileceği bakiye hakedişin 28.050,75 TL olduğu, akdi ilişkinin sürdüğü süreç içinde davalının fatura kayıt ve ödemelerini imzasız-onaysız hakediş raporlarına, metraj kontrolüne ilişkin kendi görevlendirdiği personele tespit ve onay da yaptırmaksızın yapmaya devam ettiği, dolayısıyla taraflar arasında bu yönde ticari teamül haline gelen uygulama oluştuğu, her iki tarafın da sözleşmede yer alan hükümlere uymamış olduğu, bu hususun bir taraf aleyhine delil oluştururken tacir olan diğer taraf lehine delil oluşturacağının kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın 28.050,75 TL asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinye ... Mağazasında davacı tarafından herhangi bir işin yapılmadığı ve hak edişin de doğmadığı, ihtilafa konu sözleşmenin feshinden sonra düzenlenen 63.212,60 TL'lik fatura kapsamında davacı tarafından bir kısım işlerin yapıldığı, karşılığının 31.032,09 TL olduğu ve ödemesinin yapıldığı, fark tutarı olan 32.180,75 TL'lik işin yapılmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 14.maddesi uyarınca davalı şirketin defter ve kayıtlarının münhasır delil niteliğinde olduğu kararlaştırılmış olmakla; davaya konu alacağın davalı kayıtlarında olmaması itibariyle ispatlanamayan davanın reddi gerektiği, imzasız ve onaysız hakediş raporlarına dayanarak hüküm kurulduğu, sözleşmenin 5.maddesi uyarınca onaylanmayan hakediş raporlarının işin yapıldığını ispatlamayacağı, işin yapıldığı noktasında ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça, yapılmayan iş karşılığı düzenlenen fatura kapsamında işin yapıldığının ispatlanmadığı, ... Mağazasında davacı tarafından herhangi bir işin keyfi olarak yapılmaması sebebiyle sözleşmenin feshedildiği, faturanın fesihten sonra düzenlendiği; gerekçeleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Dava, eser sözleşmesi kapsamında bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Taraflar arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesinin ihtilafa konu 3.maddesinde yüklenicinin sorumlulukları kapsamında işi tam, eksiksiz ve kusursuz ifa edeceği, 5.maddesinde sözleşme konusu işin şirket yetkilisi veya görevlendireceği kişinin yazılı onayı ile teslimin gerçekleşeceği, iş teslim tutanağı imzalandıkça işin kabul edilmemiş sayılacağı, 7.maddesinde sözleşme bedelinin işin teslimi ve kabulünden sonra ödeneceği, 11.maddesinde iş sahibinin her zaman sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebileceği, 14.maddesinde sözleşmeden doğabilecek ihtilaflarda iş sahibi defter ve kayıtlarına itibar edileceği, bunların kesin münhasır delil olduğu hususlarının kararlaştırıldığı,Bilirkişi raporları itibariyle; davacı tarafça 25.07.2016 tarihli 24.500 TL bedelli, 15.08.2016 tarihli 15.467,91 TL bedelli olarak düzenlenen faturaların iki taraf defterlerinde de kayıtlı olduğu, ihtilafa konu 12.12.2016 tarihli 63.212,60 TL bedelli faturanın ise yalnızca davacı defterinde kayıtlı olduğu, 3 adet faturaya dayalı toplam alacak miktarının 103.180,51 TL olduğu, son fatura davalı defterinde kayıtlı olmamasına rağmen takip öncesinde olmak üzere davalı tarafından davacıya toplam 71.000 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça da bakiye 103.180,51-71.000=32.180,51 TL' nin takibe konulduğu, Herhangi bir imza içermeyen hakediş raporları içinde ihtilafa konu ... Mağaza işi için 4.300 TL'lik hakediş bedeli düzenlendiği, mahkemece işbu bedel icra takip alacağından mahsup edilmek suretiyle davanın 28.050,75 TL asıl alacak yönünden kısmen kabulüne karar verildiği,Davalı tarafından davacıya keşide edilen 12.11.2016 tarihli ihtarnamede, 27.10.2016 tarihinde ... Mağaza işinin yapılmadığı tespiti ile, sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, tebliğ mazbatasının sunulmadığı görülmüştür.Davacı yüklenici davaya konu takiple, takip dayanağı fatura konusu işlerin bedelinin ödenmediğini ileri sürerek tahsilini talep etmiş; davalı iş sahibi ise, sözleşme kapsamında yapılan işlerin bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Uyuşmazlık, fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı ve bedele ilişkindir.Dayanak fatura davalı şirket ticari defter kayıtlarında olmadığı gibi, davalıya tebliğ edildiğine ilişkin kesin bir bilgi yoktur (Kargo yoluyla tebliğe çıktığı ancak, kargo içeriğinde ne olduğu ve kargoyu teslim alan kişinin davalı adına kabul etme yetkisi olan kişi olup olmadığı belli değil).Bu durumda davacı yüklenici ihtilafa konu dayanak fatura kapsamındaki işleri yaptığını ve bedelini ispatla yükümlüdür. Yapıldığı iddia edilen işler faturada tek tek gösterilmiş olup, öncelikle davacı yükleniciye fatura konusu bu işleri nerede yaptığı sorularak, o yerde bilirkişi marifetiyle keşif yapılmak suretiyle fatura konusu işlerin yapılıp yapılmadığı tesbit edilip, yapılanlar bakımından (sözleşmede ayrıca bir fiyatlandırma bulunmadığından) bedelinin de yapıldıkları tarihteki piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi suretiyle sonuca gidilmesi gerektiğinden eksik incelemeye dayalı verilen karar hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/07/2021 tarih, 2017/375 Esas, 2021/540 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/01/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.