9. Hukuk Dairesi 2019/7348 E. , 2019/20504 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlikte kurye olarak kargo dağıtım işi ya
**9. Hukuk Dairesi 2019/7348 E. , 2019/20504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: YARGITAY KARARI A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işverenlikte kurye olarak kargo dağıtım işi yaptığını, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 31. İcra müdürlüğünün 2012/20249 esas sayılı icra dosyası ile kayıp kargo rücu bedelinin tahsili talebiyle takip başlatıldığını, takibe konu kayıp kargo bedelinin müvekkilinden tahsilini gerektirecek bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, zira müvekkilinin hem kargoyu dağıtıp hem de dağıtım sırasında araç içindeki diğer kargoların güvenliğini sağlanmasının kendisinden beklenemeyeceğini, kuryenin yanında ayrıca bir de şoför bulunduğunu ve dağıtım sırasında şoförün diğer kargolarla birlikte kaldığını, dolayısıyla müvekkilinin dağıtım yaptığı sırada kargo aracı içinden kolinin çalınması olayında bir kusuru olamayacağını, keza müvekkilinin olayı bir an önce kolluk kuvvetlerine ileterek Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayetçi olduğunu, zaten çalınan kargo ile ilgili olarak olay tarihinde müvekkiline imza karşılığı bir teslimatın yapılmadığını, kargonun detay bilgisinde cep telefonu aksesuarları diye tanımlama yapıldığını, daha sonra bunların cep telefonları olduğunun şirketçe söylendiğini, prosedüre aykırı olarak ürünlerin sigortasız olarak işleme alındığını, şirketin teslimini gerçekleştirdiği kargo ile ilgili sorumluluğunu yerine getirmediğini, basiretli davranmadığını, takip dosyasına istinaden müvekkilinin maaşından kesintiler yapılmaya başlandığını iddia ederek, davacı aleyhine başlatılan İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün 2012/20249 esas sayılı icra dosyasında davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyasında alacaklıya ödenen tahsilatların faizi ile birlikte istirdatına, kötüniyetli olarak yapılan takip nedeniyle alacağın %20’ sinden aşağı olmamak kaydıyla icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, takibe konu kayıp kargonun davacının zimmetindeyken kaybolduğunun sabit olduğunu ve tüm kusurun kendisine ait olduğunu, müvekkili şirketin müşterisi olan kargo sahibi firmaya zararın tazmini için müvekkili işverenlikçe ödeme yapılmak zorunda kalındığını, işte bu yapılan ödemenin rücu yolu ile davacıdan tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci: İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 18.02.2016 tarihli 2013/325 Esas, 2016/40 karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, bu redde dair karar, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 04.04.2017 gün ve 2016/25248 Esas, 2017/3949 Karar sayılı ilamı ile taraflar arasında İş Kanunu kapsamında bir hizmet akdi oolması sebebiyle görevsizlik karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuş, bozma kararına uyan İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi 16.11.2017 tarihli 2017/248 Esas, 2017/416 Karar sayılı ilamı ile davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar vermiş, bu kararın kesinleşmesinin ardından dosya İstanbul 25. İş Mahkemesine gönderilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 07.08.2019 Tarih ve 2018/4 Esas, 2019/461 Karar sayılı ilam ile davanın kabulüne, İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün 2012/20249 esas sayılı dosyasında takibe konulan 13.940,17.-TL alacak nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tesbitine, davacı borçlu menfi tespit davasında tedbir kararı almamış ve yargılama devam ederken cebri icra tehditi altında davalıya ödeme yapmış olduğundan İİY’nin 72/6. maddesi gereğince bu davanın geri alma (istirdat) davasına dönüştüğünün kabulüne, takip dosyasına ödenen 16.030,56.-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden icra tazminatı talebinin reddine, dair karar verildiği görülmüştür. D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Kargo şirketi olan davalı işverenin kurye olarak çalışan davacıya içinde on adet cep telefonu bulunan ve müşteriye teslimi gereken kargoyu zimmetle verdiği bu kargonun davacının zimmetinde iken kaybolduğu uyuşmazlık dışıdır. Davacının zimmetle teslim aldığı kargonun güvenliğinden de sorumlu olması yapılan işin doğal sonucudur. Kargonun kaybolmasında davacı dışında birisinin sorumluluğu yoktur. Açıklanan nedenle davalı işverenin kaybolan kargo için müşteriye ödediği bedeli davacı işçiden icra yoluyla tahsilinde hukuka aykırılık bulunmadığından davacının açtığı menfi tespit davası iken istirdada dönüşen davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20/11/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.