T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1206 KARAR NO : 2025/2300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/651 KARAR NO : 2024/151 DAVA TARİHİ : 06/10/2023 KARAR TARİHİ : 14/03/2024 DAVANIN KONUSU : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 12/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1206 KARAR NO : 2025/2300 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/651 KARAR NO : 2024/151 DAVA TARİHİ : 06/10/2023 KARAR TARİHİ : 14/03/2024 DAVANIN KONUSU : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAİRE KARAR TARİHİ : 12/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2024 Tarih ve 2023/651 Esas 2024/151 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı ile şirket arasında 20.05.2021 tarihinde ''Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma'' adı altında sözleşme imzalandığını, davalı şirket ile davacı arasındaki sözleşme süresinin 12 ay olduğu ve bir defaya mahsus olarak uzatılarak işbu sözleşmenin süresinin 2 yıl olduğunu, davacı tarafından tek taraflı fesih bildirimi, sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yapıldığını, sözleşmenin süresi öncesinden fesih söz konusu olmamış ve sözleşmenin ilgili hükmünde buna bağlanan sonuç olan cezai bedelin ödenmesi durumunu gerektirecek koşulların oluşmadığını, davalı tarafından davacıdan otomatik ödeme altında iki ayrı fatura kesildiğini, söz konusu tutar cayma bedeli adı altında alındığını, ilgili faturada enerji tüketiminin büyük harflerle yazıldığını, söz konusu cayma bedeli ibaresinin oldukça ufak bir şekilde faturada yer aldığını, hal böyleyken davacı şirketin söz konusu faturayı enerji tüketimi adı altında gelmesinden ve son kullanım bedeli adı altında gelen fatura ile aynı tutara sahip olmasından ötürü mükerrer fatura olduğu kanısına vardığını, bu sebeple şirketin yasal süresi içerisinde ilgili faturaya itiraz etmediğini, bu hususta davalı şirketin davacıyı yanıltarak yasal süre içerisinde itiraz etmesinin önüne geçildiğini, davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile müvekkili şirketten haksız bir şekilde ayrı ayrı 28.07.2023 tarihinde 4.066,40 TL ve 17.07.2023 tarihinde 40.077,54 TL otomatik ödeme ile kesilen tutarların muacceliyet tarihinden itibaren ticari işlere yönelik temerrüt faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT : Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; davacının dilekçesi ile bahsettiği sözleşmelerin eski tarihli sözleşmeler olduğunu, davaya konu edilen faturaların düzenlenmesine sebebiyet veren ikili anlaşmanın bahsi geçen sözleşmelerden daha sonra imzalandığını, davacının açıkça sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiğini, davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareketleri nedeniyle, ilgili sözleşme maddesi gereğince kendisine cezai şart faturası düzenlendiğini beyan ederek haksız yere açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davalı yanca 02.05.2023 tarihinde oluşturulan sözleşme ilişkisi geçersiz olduğundan cezai şart olarak tahsil edilen 40.077,54 TL'nin ve yine davacını düşük tüketimli tüketici olması sebebiyle düzenlenen YEKDEM farkına ilişkine faturanında sözleşme içeriğine uygun olmaması sebebiyle 4.066,40 TL'nin davalıdan ödeme tarihleri itibarıyla tahsiline dair karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN: Davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; -mahkemenin, 02.05.2023 tarihinde yeni bir sözleşme oluşturulduğu bildirilmişse de davacının sözleşmeye onay verdiği veya kabul ettiğinin ispatlanamadığına dair tespitinin hatalı olduğunu, -davacı ile akdedilen eski tarihli sözleşme içeriğinde yer alan ilgili maddeye yer verdiklerini, maddede açıkça sözleşme değişiklikleri, süre uzatımı gibi bir çok değişikliğin müşterinin telefon, kısa mesaj, vb şekillerde onayı alınarak yapılmasına muvafakat ettiği düzenlenmiş şekilde olduğunu, -davacının ilgili sözleşme hükümleri uyarınca SMS ile onay vererek sözleşmeleri onayladığını, -İlgili sözleşmeye davacı tarafça itiraz edilmediğini, davacı tarafta dava dilekçesi ile bilirkişinin geçerli olmadığını iddia ettiği sözleşmenin tarafı olduğunu, bu sözleşmenin sona ermesi için tedarikçi değişikliği başvurusunda bulunduklarını ikrar ettiklerini, davacı tarafça ilgili sözleşmeye karşı yapılmış bir itirazın bulunmadığını, hatalı bilirkişi değerlendirmesi kabul edilerek sözleşmenin var olmadığı yönünde karar oluşturulduğunu, -ikrara rağmen araştırmaya girişilmesi gerekmesi halinde ise SMS kayıtlarının ilgili telekomünikasyon firmasından celbi mümkün olduğu halde Mahkemece bu da yapılmamış, hatalı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, -sözleşmenin geçerli olması nedeniyle, sözleşme maddeleri uyarınca tahakkuk ettirilen faturalarda bir hata bulunmadığını, -Sözleşmenin 5.4. Maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen YEKDEM birim bedeli faturasında da bir hatanın bulunmadığını, bilirkişilerin bu konuda hesaplama yapmadıklarını, -Şirket tarafından davacı adına tahakkuk ettirilen faturalarda hata bulunduğunu, usule uygun faturalara karşı düzenlenen iade faturaları üzerinden davacının alacaklı olduğu yönünde yapılan değerlendirmenin de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı yanca davalıya Yekdem farkı ve cezai şart olarak ödenen bedelin iadesine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dosya arasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı ile davalı arasında, davacının 4570024 tesisat numaralı elektrik aboneliğine ilişkin 20.05.2021 tarihinde elektrik tedarikinin başladığı aydan itibaren 12 ay süreli olmak üzere ikili anlaşma yaptıkları, sözleşmenin 9.2 maddesinde " taraflardan herhangi biri sözleşmenin sona erme tarihinden en az 1 ay önce yazılı olarak feshetmediği sürece sözleşme 1 kereye mahsus bir yıl süreyle uzamış sayılır." düzenlemesinin bulunduğu ve buna göre taraflarca fesih bildiriminin yapılmadığı görülmekle sözleşmenin 01.06.2022 tarihinden itibaren 1 yıllığına uzadığı ve 01.06.2023 tarihinde sona erdiği anlaşılmıştır. Sözleşme hükümlerine göre sözleşmenin her yıl kendiliğinden yenilenmesi söz konusu değildir. Davalı yanca, davacıya sms gönderilerek 02.05.2023 tarihinde yeni bir sözleşme oluşturulduğu bildirilmişse de davacının sözleşmeye onay verdiği veya kabul ettiğinin ispatlanamadığı, sms yoluyla gönderilen bildirime davacının sessiz kalmasının sözleşmeyi kabulü olarak yorumlanmasının mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalı yanca 02.05.2023 tarihinde oluşturulan sözleşme ilişkisi geçersiz olduğundan cezai şart olarak tahsil edilen 40.077,54 TL'nin ve yine davacını düşük tüketimli tüketici olması sebebiyle düzenlenen Yekdem farkına ilişkine faturanında sözleşme içeriğine uygun olmaması sebebiyle 4.066,40 TL'nin davalıdan ödeme tarihleri itibarıyla tahsiline ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan bildirilen tüm istinaf taleplerinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/03/2024 Tarih ve 2023/651 Esas 2024/151 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından alınması gereken 3.015,47 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 753,86 TL'nin mahsubu ile kalan 2.261,61 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 12/12/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.