T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/122 Esas KARAR NO: 2025/1131 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/12/2021 NUMARASI: 2020/45 Esas, 2021/1321 Karar KARAR TARİHİ: 18/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... projesinin inşasını üstlendiğini,…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/122 Esas KARAR NO: 2025/1131 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/12/2021 NUMARASI: 2020/45 Esas, 2021/1321 Karar KARAR TARİHİ: 18/09/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... projesinin inşasını üstlendiğini, inşaatta kullanılmak üzere bir kısım malzemelerin temini için de davalı şirket ile anlaştığını, ticari ilişki uyarınca davalı şirkete 760.067,97 Euro ve 350.335,39 TL ödeme yapıldığını, ancak mali sıkıntı içine giren davalı şirketin taahhüt ettiği malların büyük kısmını teslim etmediği gibi ödenen avansları da iade etmediğini, davalının İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/620 Esas sayılı dosyasında 17.10.2018 tarihinde iflasına karar verildiğini, müvekkili şirketin 08.09.2015 tarihi itibariyle 760.067,97 Euro ve 350.335,39 TL alacağının (toplam 5.358.803,28 TL'nin) masaya kaydı için iflas masasına başvurduğunu, iflas masasının gerekçesiz bir şekilde alacak kayıt taleplerini reddettiğini, 08.09.2015 tarihinden sonra davalının kestiği faturalara istinaden oluşan alacak bakiyesinin ise iflas tarihi olan 17.10.2018 tarihi itibariyle 37.060,07 TL ve 598.907,05 Euro olduğunu, yabancı para alacağının iflas tarihindeki kur karşılığı dikkate alındığında toplam 3.983.558,08 TL alacakları bulunduğunu ileri sürerek öncelikle 5.358.803,28 TL'nin, aksi halde 3.983.558,08 TL'nin işlemiş faizi ile birlikte iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Dava müflis şirket iflas dairesi, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının müflis şirkete çek ile yaptığı ödemelere karşılık müflis şirketin gönderdiği mal bedeli tenzil edildiğinde, davacının 596.981,34 Euro ve 37.057,54 TL alacağı bulunduğu, davacının alacağın masaya kaydı için iflas masasını başvurusunda, yabancı para için istediği kur karşılığının müflis şirket lehine olup, davacının bu talebiyle bağlı olduğu, buna göre davacının 596.981,34 Euro karşılığı 3.933.808,53 TL ve 37.057,54 TL olmak üzere toplam 3.970.919,53 TL alacağının masaya kaydı gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.970.919,53 TL alacağın iflas masasına kaydına karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Yargıtay kararları gereği yabancı para alacağının iflas tarihindeki döviz kuru (1 euro: 6,5895 TL) üzerinden TL'ye çevrilmesi gerektiğini, müvekkilinin 08/09/2015 tarihi itibariyle 760.067,97 Euro ve 350.335,39 TL (toplam 5.358.803,28 TL) alacaklı olup, anılan tarihten sonra davalının kestiği faturalara istinaden alacak bakiyesinin 37.060,07 TL ve 598.907,05 Euro (toplam 3.983.558,08 TL) olduğu, iflas masasına 5.358.803,28 TL'nin kaydı için başvurduklarını belirterek kararın kaldırılmasını ve tüm talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasıdır.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. m). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Dosya kapsamından; davalı şirketin İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/10/2018 tarih ve 2015/620 Esas sayılı kararıyla iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin İstanbul Anadolu 5. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasında yürütüldüğü, davacının talebi üzerine 48 kayıt numarasıyla 5.358.803,28 TL alacak kaydı yapıldığı, iflas masasının alacağı tamamen reddettiği, davacının tebliğ için masraf yatırdığı, sıra cetvelinin davacıya 05/02/2020 tarihinde tebliğ edildiği, iş bu davanın tebligatın yapıldığı tarihten itibaren İİK'nın 235. maddesi gereği 15 günlük yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 3.970.919,53 TL alacağın davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.İstinafa konu edilen uyuşmazlık; davada reddedilen alacak tutarı yönünden davacının alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; davacının defter kayıtlarında; davalı şirkete avans kabilinde verilmiş olan çek toplamının 1.136.665,95 TL olduğu, müflis şirketin, davacı şirkete gönderdiği mal toplamının ise 1.099.600,41 TL olduğu, bu kayıtlara göre davacının fazladan yaptığı ödeme sebebiyle müflis şirketten 37.057,54 TL alacak kaydı göründüğü, davacının Euro kayıtlarına göre; 05.03.2015 - 25.12.2015 tarihleri arasında, müflis şirkete toplam 1.097.400,00 Euro tutarlı 11 adet çek verdiği, davacının bu tarih aralığında müflis şirketten toplam 500.418,66 Euro bedelli fatura aldığı, davacının fazladan yaptığı ödeme sebebiyle 596.981,34 Euro alacağı bulunduğu belirtilmiştir.Anılan rapor davacı vekiline tebliğ edilmesine rağmen, davacı vekili rapora itirazda bulunmamıştır. Buna göre uyuşmazlığın çözümü, “usuli kazanılmış hak” kavramının açıklanmasını ve açıklanan olgular karşısında somut olay ve taraflar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesini gerekli kılmaktadır."Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (6100 sayılı Kanun/HMK) “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Konu, yargı içtihadı ile gelişmiştir.Bu kurum davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir." (Yargıtay HGK'nın 2018/10(21)-94 Esas, 2021/111 Karar sayılı kararı) HMK’nın “Bilirkişi raporuna itiraz” başlıklı 281. maddesinin birinci fıkrasında “Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler.” hükmü mevcuttur.Bir tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmemesi ile diğer (bilirkişi raporuna itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğar. Yani, bir taraf bilirkişi raporuna itiraz etmez, diğerinin itirazı (veya mahkemenin kendiliğinden gerekli görmesi) üzerine yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılır (veya aynı bilirkişiden ek rapor alınır) ve ikinci bilirkişi raporu (veya ek rapor) birinci rapora itiraz edenin daha da aleyhine olursa, ilk rapora itiraz etmeyen taraf bakımından ilk bilirkişi raporu kesinleştiğinden ve bununla diğer (itiraz eden) taraf lehine usulî kazanılmış hak doğduğundan, mahkemenin ilk bilirkişi raporuna göre karar vermesi gerekir (Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s. 2753)Somut olayda 03.09.2021 havale tarihli bilirkişi raporu davacıya tebliğ edilmesine rağmen, davacı vekili rapora itiraz etmemiştir. Bu nedenle anılan raporda belirlenen alacak miktarı yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetildiğinde, mahkemece anılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/45 Esas, 2021/1321 Karar sayılı ve 08/12/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/09/2025