T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1493 - 2026/62 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1493 KARAR NO : 2026/62 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2024 NUMARASI : 2023/524 Esas - 2024/129 Karar DAVACI : ...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... V…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1493 - 2026/62 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1493 KARAR NO : 2026/62 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/02/2024 NUMARASI : 2023/524 Esas - 2024/129 Karar DAVACI : ...- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/12/2019 KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile müvekkili şirket arasında sürekli olarak devam eden ticaret sonucu müvekkilinin davalı tarafın üretmiş olduğu sandwiç panel hattı üretim makinelerinin otomasyon programlarını birçok kez yaptığını, yaptığı iş karşılığında kestiği faturaların sonucunu da ödemelerini aldığını, fakat son olarak huzurdaki dava ile ilgisi olmayan bir konu ile ilgili tarafların arasının bozulması sonucu, davalı tarafın borcu ödememek gayesi ile önce müvekkilin kesmiş olduğu 31/12/2018 tarih, 294382 seri nolu faturayı iade ettiğini, sonrasında müvekkilin gönderdiği ihtarnameye de cevap yazarak böyle bir ödemeyi yapmayacaklarını beyan ettiklerini, müvekkilinin Kocaeli 8.İcra Müdürlüğünün 2019/109219 Esas nolu dosyası üzerinden davalı borçluya ödeme emri gönderdiğini, davalı borçlunun kötü niyetli olarak bu takibe itiraz ettiğini, davalı ile müvekkilinin aralarının bozulması sonrası müvekkili savcılığa şikayet ettiğini, taraflar arasında husumet bulunması sebebiyle de borcunu ödememek için gerçeğe aykırı beyanlarla zaman kazanmaya çalıştığını, müvekkilinin faturaya konu işi daha önceki işler gibi 14/01/2017-16/12/2017 tarihleri arasında layıkıyla yaptığını, fakat ödemesini alamadığını beyanla icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili firmaya 31/12/2018 tarihli 294382 seri numaralı fatura tanzim ederek gönderdiğini, müvekkili firmanın da iş bu belgeyi Kocaeli 6. Noterliği'nin 07/01/2019 tarihli 368 yevmiye numaralı ihtarname ile fatura miktarına ve içeriğine itiraz ederek davacı tarafa iade ettiğini, müvekkili firmanın davacı şahsa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı firma ile müvekkili firma arasında herhangi bir hizmet alım sözleşmesi bulunmadığını, fatura içeriğindeki hizmeti almadığı gibi faturaya konu edilen hizmetin neye göre hesaplandığının da belli olmadığını, bu açıdan değerlendirildiğinde müvekkilinin almadığı bir hizmet ile ilgili bir ödeme yapmasının beklenemeyeceğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın REDDİNE, 2-Kötü niyet tazminat talebinin şartlar oluşmadığının REDDİNE,..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkinin ticari defterlerle, bilirkişi raporlarıyla, banka kayıtları, otel kayıtları, tanık ifadeleri, SGK kayıtları ve yemin delili ile ispatlandığını, dosyadaki tüm delillerin tarafları lehine olması, aleyhe tek bir delilin dahi bulunmamasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin büyük bir hata olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı firmanın davacı şahsa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı firma ile davalı firma arasında herhangi bir hizmet alım sözleşmesinin bulunmadığını, fatura içeriğindeki hizmeti almadığı gibi faturaya konu edilen hizmetin neye göre hesaplandığının da belli olmadığını, sadece fatura tanzim edilmiş olmasının tarafların arasında bir sözleşmesinin varlığını ve/veya faturaya konu hizmetin ifa edildiğini ispata elverişli olmadığını, nitekim faturaya süresinde itiraz edildiğinde, faturanın muhtevasını ispat yükünün faturayı tanzim edende olduğunu, dosya kapsamında davacının faturaya konu işi yaptığına ilişkin bir delil bulunmadığını, bu kapsamda tanık beyanı ile dava konusu faturalara konu otomasyon işleminin davacı tarafça yapılmadığı, bu işlemin dava dışı ... tarafından yapıldığı, dava konusu faturanın içeriğinde belirtilen işlemin davacı tarafça yapıldığının davacı tarafça ispat edilemediğinin ortaya çıktığını belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2024 tarih, 2023/524 Esas - 2024/129 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından takibe ve davaya konu edilen 31.12.2018 tarihli A serili 294382 nolu 41.300,00 TL bedelli faturaya dayanarak icra takibine girişildiğini, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, davalı tarafın taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını ve hizmet alınmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinafı üzerine Dairemizin 26/10/2023 tarih ve 2022/1713 Esas 2023/1711 Karar sayılı ilamı ile; "...dosya kapsamıyla ispat yükü üzerinde olan davacının alacağın varlığını ve hizmetin verildiğini dosya kapsamıyla ispat edemediği göz önüne alınarak ve davacının delilleri arasında yemin delili de olduğu anlaşıldığından davacıya yemin hakkı hatırlatılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir. Kabule göre de; Davacının dava dilekçesinde dava edilen kısmı açıkça 41.300,00 TL gösterip harcı da bu bedel üzerinden yatırdığı dikkate alınıp, takibe vaki itirazın 41.300,00 TL asıl alacak üzerinden kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken (Benzer yönde Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/7702 esas 2022/683 karar) davacının talebi aşılarak 45.326,75 TL üzerinden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle kaldırılmasına karar verildiği, Mahkemece yeniden yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Kaldırma kararı kapsamında davalı şirket temsilcilerine yemin yaptırılmasına karar verilmiş, 22/02/2024 tarihli celsede davalı şirket temsilcilerinden ... '' Davacının iddia ettiği sandviç üretim panel hattı makinesi, kurulumu, otomasyon ve yazılım yükleme işleri ile ilgili olarak davacıdan herhangi bir hizmet almadık'' şeklinde yeminli beyanda bulunmuştur. Aynı tarihli celsede davalı şirket temsilcilerinden ÜNAL BAY ''davacıdan hizmet aldık ancak işi bitirmedi. İşi yaklaşık olarak 1 ay kadar yaptı. Sadece elektrik bağlantılarını kontrol etti, söz konusu bağlantıları kendi firmamız kurmuştur. Dolayısıyla davacı herhangi bir hizmet vermemiştir yalnızca işe başlamadan önce kontrol yapmıştır, başkaca bir hizmet almadık'' şeklinde yeminli beyanda bulunmuştur. Somut olayda; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davaya konu faturanın davacının defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu durumda tarafların defterlerinin birbirlerini doğrulamadığı anlaşıldığından davacı fatura konusu hizmeti davalıya verdiğini defter kayıtları ile de ispat edemediği, dosyaya sunulan 03.05.2021 tarihli kök rapor ve 17.09.2021 tarihli ek raporda bilirkişilerce davalının Sandwich Panel Üretim Bandının faal olduğundan dolayı davacının hizmeti eksiksiz verdiği görüşü bildirilmiş ise de, dosyaya gelen Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/310 Esas 2020/1024 Karar sayılı dosyasındaki soruşturma evraklarından ve tarafların ticari defter kayıtlarından taraflar arasında bu fatura öncesinde de aynı hizmetin alındığı, yine dosyaya gelen SGK kayıtlarından davalının “otomasyon sistemleri teknisyeni” olarak ayrı bir çalışanının da olması nazara alındığında, mevcut çalışan sistemin davaya konu faturaya ilişkin olduğunun tespit edilemediği gibi, faturaya konu davacı tarafından kurulduğu iddia olunan sistemin ayırt edici bir unsurunun varlığının da tespit edilememesi karşısında davacının üzerine düşen ispat yükünü var olan deliller ile yerine getiremediği, davalı şirket temsilcilerinin duruşmaya katılıp kendisine teklif edilen yemini bizzat ifa etmesi de nazara alındığında davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği anlaşılarak Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetlidir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 304,40-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*