9. Hukuk Dairesi 2025/9725 E. , 2026/1088 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1650 E., 2025/2691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/520 E., 2025/169 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor d…
9. Hukuk Dairesi 2025/9725 E. , 2026/1088 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1650 E., 2025/2691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/520 E., 2025/169 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı nezdinde dava dışı alt işverenlerde ayrım/sevk personeli olarak çalıştığını, ödenmeyen işçilik alacakları sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının ödenmediğini, fazla çalışma yapmasına, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına rağmen bu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, ücretinden haksız ve nedensiz kesinti yapıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... AŞ (Kurum) vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili Kurum bakımından davanın husumetten reddi gerektiğini, davacının davalı Kurum nezdinde çalışmadığını, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, iş sözleşmesini haklı neden olmadan feshettiğinden kıdem tazminatının reddi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.07.2010-08.02.2023 tarihleri arasında çalıştığı, davacının davalıya gönderdiği ihtarname ile iş sözleşmesini alacaklarının ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiği, davacının ödenmeyen fazla çalışma, yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispat edemediği, ücretinden davacının muvafakati alınmadan kesinti yapıldığı gerekçeleriyle ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmek ve diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya ait işyerinde alt işveren firmalar işçisi olarak çalıştığı, davacının fazla çalışma yaptığını ispat ettiği, yapılan hesaplamadan imzasız bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının mahsup edildiği ve davacının ödenmeyen yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, bordroları dikkate alındığında hizmet kusuru, özel kesinti vs. şeklinde açıklamalar ile ücret kesintisi yapıldığı, Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği üzere iş sözleşmesinde işçinin kusurundan kaynaklı zararların kendisine rücu edileceği düzenlenmiş ise de ücretinden kesinti yapılacağı düzenlenmediği gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 407/2 hükmü uyarınca maddedeki koşullar mevcut olmadan kesinti yapılamayacağı, davacının ücretinde yapılan kesintilerin neye ilişkin olduğunun ortaya konmadığı, BES veya ücret kesintisi olmadıklarının açık olduğu, davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunduğundan iş sözleşmesini bu nedenle feshetmesinin haklı nedene dayandığı gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Kurumun ihale makamı olduğunu, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2. Davacı iş sözleşmesini haklı neden olmadan feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanmadığını, hükme esas alınan hesaplamanın hatalı olduğunu, 3. Dosyadaki belgelerden davacının bazı dönemler fazla çalışma yaptığını, yapılan çalışmalarının karşılığının tam olarak ödendiğini, Kurum kayıtları yerine çelişkili tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, fazla çalışma alacağının bulunmadığını, 4. Davacının yıllık ücretli izin ve ücret alacakları bulunmadığından reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının davacının talep ettiği alacaklardan sorumlu olup olmadığı ile davacının kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin ve fazla çalışma alacaklarının ispat ve hesaplanması hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.