T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1626 - 2026/318 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1626 KARAR NO : 2026/318 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :12/06/2024 NUMARASI :2023/291 Esas - 2024/322 Karar DAVACILAR :1-... :2-... :3-ÖREN TAŞIMACILIK ORMAN…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1626 - 2026/318 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1626 KARAR NO : 2026/318 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :12/06/2024 NUMARASI :2023/291 Esas - 2024/322 Karar DAVACILAR :1-... :2-... :3-ÖREN TAŞIMACILIK ORMAN TARIM ÜRÜNLERİ ÜRETİM PAZARLAMA KOMİSYONCULUK İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... DAVALI :DENİZBANK A.Ş. - ... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Menfi Tespit, Tazminat DAVA TARİHİ :19/11/2019 KARAR TARİHİ :23/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ :23/03/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar dava dilekçesinde özetle; Ören Taşımacılık Ltd. Şti. (Yetkilisi ...) tarafından imza yetkilisi vekaletname ile iki adet kredi çekildiğini ve 10 yaprak çek alındığını, müteselsil yetkili ... imzası ile 19.12.2016 tarihli kredinin 16.06.2017 tarihinde kapatıldığını, 28.10.2019 tarihli kredinin 11 taksitte müeccel borçlar ile beraber kredili mevduat hesabıyla beraber 5.000,00-TL olan limitinin 1.000,00-TL yapıldığını ve kredi limitinden ödenen kredilerinin ve yatırılan paranın bu hesaba yatırıldığından kredi ödenmemiş bilgisinin verilmediği gibi kmh kredi limitinin düşürüldüğü bilgisinin de verilmediğini, keza kredili mevduat hesabının ödemesizlik süresinin kredi kartları ile aynı muameleye haiz olduğu halde borçluyu zor duruma sokmak için her yolu her muameleyi hak gören davalı bankanın 2018/1644 esas sayılı icra ödeme emri ile taraflara 21.699,84-TL'lik icra takibi yapıldığının öğrenildiğini, itiraz edildiğini, banka ile görüşüldüğünü ancak sonuç alınamadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle kötü niyetle başlatılan takiplerin durdurulmasına akabinde iptaline, İstanbul 25. İcra Dairesinin 2019/26689 esas sayılı icra dosyasına konu 08.07.2016 keşide tarihli 03.05.2019 vade tarihli 250.000,00-TL bedelli teminat senedi olarak mı alındığını bilemedikleri, sonradan doldurulduğu kesin olan senedin tespitine ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline, İstanbul 25. İcra Dairesinin 2019/26689 esas ve Şile İcra Dairesinin 2018/1644 esas sayılı ödeme emirlerine dayanak teşkil eden kredi sözleşmesi ve kefaletten kaynaklanan sözleşmeden kaynaklanan borcun kapatıldığı ve depo çek sorumluluk bedelinin bankaya yatırılmasında riskin oluşmadığı gibi kredili mevduat hesabının ödemesizlik olmadığı halde takip başlatılarak haksız olarak banka tarafından temerrüte düşürülmelerinde kusurlu davranıldığından sorumluluklarının olmadığının ve borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyetle hareket ederek taraflarını dosya bir bütün sözleşme tek olmasına rağmen iki ayrı yerden iki ayrı icra takibi yaparak gelir kapıları olan ticari taksi ve ticari plakadan ecrimisil olarak haksız alıkoyma ve ticari kayıplara neden olduğu için ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren bankanın %40'dan aşağı olmamakla beraber %10 para cezasına hükmedilmesini, belirsiz alacaklarının hükmünün verilerek gelir kayıplarının tespitini, manevi tazminat taleplerinin ıslah yolu ile hesaplanarak rehnin ve yakalamalarının ve takiplerin kaldırılması ile beraber ara karar ile ticari aracın teslimine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açmadan önce zorunlu arabuluculuk kanun yoluna başvurulmadığını, bu sebeple davanın usulden reddinin gerektiğini, menfi tespit talebi ve ecrimisil talebine ilişkin dava değeri belirtilmediğini, menfi tespit davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafından 125.000,00-TL maddi 125.00,00-TL manevi tazminat talep edilmesine rağmen menfi tespit ve ecrimisil talebi için bir dava değeri belirtilmediğini, bu sebeple bu taleplerinin usulen reddini gerektiğini, Şile İcra Dairesinin 2018/1644 Esas sayılı dosyası bakımından davalı banka ile borçlu şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve diğer davacıların bu sözleşmeye kefil olduklarını, GKS kapsamında borçluya krediler kullandırıldığını ve kredili mevduat hesabı açıldığını, davacıların ihtiyaç kredisi sözleşmesi ve kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklı borçlarından dolayı davacılara ihtarname gönderildiğini ve mevcut borçlarının yasal süresi içerisinde ödenmesi aksi halde takibe geçileceğinin belirtildiği, davacıların ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini, davacılar tarafından Şile İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/76 Esas sayılı dosyası ile takibe ve yetkiye itiraz ettiklerini, mahkemece işbu davanın reddine karar verildiğini, İstanbul 25. İcra Dairesinin 2019/26689 Esas sayılı dosyası bakımından davacı tarafın işbu takibe ilişkin olarak İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1431 Esas sayılı dosyası ile takibin iptali davası ikame ettiğini, davanın devam ettiğini, davacıların senedin sonradan doldurulduğunu iddia ettiğini, itiraz edenlerin bu iddiasının gerçek dışı ve geçersiz olduğunuzu itiraz edenlerin senet altındaki imzaya itiraz etmediğini, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası var ise bunu yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini, aksi halde bu iddiasının reddinin gerektiğini, takip kesinleşmeden rehinli araca yakalama koyulmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığını, araç icra müdürlüğü tarafından yakalanmış ve yediemine çekildiğini, davacı tarafça borçlarını ödemediğinden takibe düşmüş ve bu takipte rehinli araç yakalandığını, takibin iptali taleplerinin reddi gerektiğini, manevi tazminata hükmedilebilmesi için hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemin varlığı gerektiğini, somut olayda bahsi geçen eylemin varlığının söz konusu olmadığını, davalının herhangi bir hukuka aykırı ve kusurlu davranış söz konusu olmadığını, bu durumun varlığını ispat yükü davacıda olduğunu, manevi tazminat kuralı olarak zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davacı tarafın davalı banka olmasından dolayı haksız yere tazminat talepte bulunmakta ve haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacıların söz konusu olaydan dolayı manevi bir zararlar söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine, davacının tüm taleplerinin reddine, davacıların %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile Davacı şirketin İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2019/26689 Esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine, Davacı şirketin ve ...'ın Şile İcra Müdürlüğünün 2018/1644 Esas sayılı takip dosyasından 14.065,90 TL borçlu olmadığının tespitine, Davacı ...'ın Şile İcra Müdürlüğünün 2018/1644 Esas sayılı takip dosyasından 14.208,63 TL borçlu olmadığının tespitine, Davacı ... ve ...'ın İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2019/26689 Esas sayılı dosyasından 12.255,74 TL borçlu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebinin reddine, Davacıların maddi tazminat, ecrimisil ve manevi tazminat taleplerinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacı şirketin İstanbul 25. İcra Dairesinin 2019/26689 Esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, davacı/borçlu aleyhine başlatılan icra takiplerinin farklı alacaklara ilişkin olduğunu, kambiyo senetlerinde illetten mücerretlik ilkesi gereğince davacının iddiaları geçersiz olup davacının senet borcundan sorumlu olduğunu, davacı taraf işbu takibe ilişkin olarak İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1431 E. sayılı dosyası ile takibin iptali davası ikame ettiğini ve davanın reddedildiğini, davacıların senedin sonradan doldurulduğunu iddia ettiğini ancak itiraz edenlerin bu iddiasının gerçek dışı ve geçersiz olduğunu, itiraz edenlerin senet altındaki imzaya itiraz etmediklerini, iş bu sebeple itiraz edenlerin senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası var ise bunu yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini, aksi halde bu iddiasının reddi gerektiğini, davacıların dava dilekçesinde söz konusu senedin sözleşme ile davalı bankaya verildiğini iddia ettiğini ancak iş bu mevcut bononun teminat senedi olduğuna dair hiçbir somut delil veya emare bulunmadığını, davacının iddialarının ticari gerçekler ile bağdaşmadığını, bu iddialarını kanıtlayacak herhangi bir delilin de dosyaya sunulamadığını, davacı şahısların Şile İcra Dairesinin 2018/1644 E. sayılı dosyasında kısmi borçlu olmadıklarına yönelik tespitlerinin hatalı olduğunu, maddi tazminat, manevi tazminat ve ecrimisil taleplerinin reddi kararının hukuka uygun olduğunu ancak vekalet ücretinin eksik hesaplandığını ve her davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı ... katılma yoluyla istinaf başvurusunda özetle; kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, borcun ifa zamanı gelmediğini, asıl borçlu şirketin ödeme güçlüğünde olmadığını, asıl borçlu şirkete tebligatın usule uygun olarak yapılmadığını, bilirkişi raporuna itirazlarının süre yönünden reddedilmiş ise de; yasal sürenin geçmediğini, borçlunun ödeme emri tebliğ edilmeden icra dairesine itirazının geçerli olduğunu, bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını, ipoteğin kapsamının öngörülemez biçimde genişletilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edilmesi net ve somut olup, hem sözleşmeye hem de senet ile ipotek altına alınmasının, sözleşme kat icra takibinin takipsiz bırakılması senet ile icra takibinin ipoteğin paraya çevrilmesi kanunen mümkün olmayıp, davalının banka olması İİK 169/a delil olup 2 ayrı ilişki olmadığının kanıtı olduğunu, hayatın olağan akışına ters düştüğünü, kambiyo senedinde (çekte)sahtecilik iddiası herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olup, senet hamilinin iyi niyetli olup olmaması durumu değiştirmeyeceğinden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, menfi tespit davasının açılmasından sonra yargılama sürecinde borç ödenmiş ise ıslaha, davacının talebine gerek olmaksızın, hatta davacının istemi olmasa bile davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiğini, zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilince kefile karşı da kesilmiş olacağını, tebliğ yapılmaması veya usulsüz tebliğ yapılmasının başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğunu, haksız bir şekilde yediemine alınan aracın yediemine ücretinin de faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/06/2024 tarih, 2023/291 Esas - 2024/322 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit ve tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı ... tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacılar dava dilekçesi ile, Ören Taşımacılk Ltd. Şti. (yetkilisi ...) tarafından imza yetkilisi vekaletname ile iki adet kredi çekildiğini ve 10 yaprak çek alındığını, müteselsil yetkili ... imzası ile 19.12.2016 tarihli kredinin 16.06.2017 tarihinde kapatıldığını, İstanbul 25 İcra Dairesinin 2019/26689 esas sayılı icra dosyasına konu 08.07.2016 keşide tarihli 03.05.2019 vade tarihli 250.000,00-TL bedelli teminat senedi olarak mı alındığını bilemedikleri, sonradan doldurulduğu kesin olan senedin tespitine ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından takibin iptaline, İstanbul 25 İcra Dairesinin 2019/26689 esas ve Şile İcra Dairesinin 2018/1644 esas sayılı ödeme emirlerine dayanak teşkil eden kredi sözleşmesi ve kefaletten kaynaklanan sözleşmeden kaynaklanan borcun kapatıldığı ve depo çek sorumluluk bedelinin bankaya yatırılmasında riskin oluşmadığı gibi kredili mevduat hesabının ödemesizlik olmadığı halde takip başlatılarak haksız olarak banka tarafından temerrüte düşürülmelerinde kusurlu davranıldığından sorumluluklarının olmadığının ve borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyetle hareket ederek taraflarını dosya bir bütün sözleşme tek olmasına rağmen iki ayrı yerden iki ayrı icra takibi yaparak gelir kapıları olan ticari taksi ve ticari plakadan ecrimisil olarak haksız alıkoyma ve ticari kayıplara neden olduğu için ticari hayatlarına onarılmaz zararlar veren bankanın %40'dan aşağı olmamakla beraber %10 para cezası hükmedilmesini, her bir taraf için 125.000,00-TL maddi, 125.000,00-TL manevi tazminat ve maldan alıkoyma nedeniyle ecrimisil talebinde bulunduğu, davalı vekili cevap dilekçesi ile; menfi tespit davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacı tarafından 125.000,00-TL maddi 125.00,00-TL manevi tazminat talep edilmesine rağmen menfi tespit ve ecrimisil talebi için bir dava değeri belirtilmediğini, bu sebeple bu taleplerinin usulen reddini gerektiğini, Şile İcra Dairesinin 2018/1644 Esas sayılı dosyası bakımından davalı banka ile borçlu şirket arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı ve diğer davacıların bu sözleşmeye kefil olduklarını, GKS kapsamında borçluya krediler kullandırıldığını ve kredili mevduat hesabı açıldığını, davacıların ihtiyaç kredisi sözleşmesi ve kredili mevduat hesabı sözleşmesinden kaynaklı borçlarından dolayı davacılara ihtarname gönderildiğini ve mevcut borçlarının yasal süresi içerisinde ödenmesi aksi halde takibe geçileceğinin belirtildiği, davacıların ihtarnameye rağmen borçlarını ödemediklerini, davacılar tarafından Şile İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/76 Esas sayılı dosyası ile takibe ve yetkiye itiraz ettiklerini, davacıların senedin sonradan doldurulduğunu iddia ettiğini, itiraz edenlerin bu iddiasının gerçek dışı ve geçersiz olduğunu itiraz edenlerin senet altındaki imzaya itiraz etmediğini, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiası var ise bunu yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini, aksi halde bu iddiasının reddinin gerektiğini, takip kesinleşmeden rehinli araca yakalama koyulmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığını, araç icra dairesi tarafından yakalanmış ve yediemine çekildiğini, davacı tarafça borçlarını ödemediğinden takibe düşmüş ve bu takipte rehinli araç yakalandığını, takibin iptali taleplerinin reddi gerektiğini, manevi tazminata hükmedilebilmesi için hukuka aykırı ve kusurlu bir eylemin varlığı gerektiğini, davacıların söz konusu olaydan dolayı manevi bir zararlar söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine, davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, tarafların istinaf itirazı üzerine Dairemizin 26/05/2023 tarih ve 2022/903 Esas 2023/843 Karar sayılı ilamı ile "...(1)davalı tarafın savunma hakkını sınırlar mahiyette, davalılar Ören Taşıma Ltd. Şti yetkilisi sıfatıyla davalı ... karar duruşmasından önce mazeret dilekçesi sundukları halde, bu hususta her hangi bir karar verilmeksizin, son beyanı sorulmadan yokluğunda karar verilmesi doğru bulunmamıştır. ...(2)davacılardan talep sonucundaki maddi tazminat ve ecrimisil kalemleri yönünden ayrı ayrı açıklama istenilmesi, belirsiz alacak davası olarak talep edilen ecrimisil davası yönünden asgari miktarın ne olduğunun davalılara açıklattırılmaksızın yargılamaya devam edilmesi ayrıca; reddine karar verilen maddi ve manevi tazminat davaları yönünden gerekçe gösterilmemesi,adli yardım talebinin kabul edildiği eldeki davaya ait dilekçedeki tüm talepler hakkında (Bazı talepler İcra Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girdiği halde) olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmemesi karar gerekçesinde de bu hususa ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaması dolayısıyla taraf ve mahkeme denetimine elverişli şekilde gerekçe yazılıp, hüküm kurulmamış olması nedeniyle karar yukarıda anılan Yasa hükümlerine aykırıdır. ...(3)Somut uyuşmazlıkta davacı taraf icra dosyasına konu 08.07.2016 keşide tarihli 03.05.2019 vade tarihli 250.000,00-TL bedelli senedin sonradan doldurulduğu kesin olan senedin lehtar cirantası imzasının sahte olduğunu ileri sürmüştür. O halde Mahkemece, HMK'nın 211. maddesi gereği çek tanzim tarihinden öncesine ait davacının imzasının bulunduğu mukayese belgelerinin toplanarak, çekteki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı konusunda uzman bilirkişi kurulundan veya ATK Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile soruşturma dosyasında alınan rapor benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacının iddialarının gerçekliğinin araştırılması gerekir. Araştırma neticesinde oluşacak sonuca göre elde edilecek kanaat ile karar verilmelidir. " gerekçesiyle kaldırıldığı, Mahkemece yeniden yapılan yargılamada; davanın kısmen kabulüne karar verildiği, bu karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı ... da katılma yoluyla istinaf talebinde bulunmuş ise de süresinde olmadığı görülmüştür. Şile İcra Dairesinin 2018/1644 Esas sayılı dosyasında; alacaklının Denizbank, borçluların Ören Taşımacılık,,Ltd. Şti, ... ve ... olduğu, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, asıl alacağın 1.061,21-TL KRDLMEV ürünü ve 14.649,27-TL 5 THTKTIC ürünü olmak üzere faiz ve diğer alacakları ile toplam alacağın 21.699,84-TL olduğu, rehnedilen şeyin 48 T 5695 plakalı 2007 model Renault Megan araç olduğu görülmüştür. İstanbul 25 İcra Dairesinin 2019/26689 Esas sayılı dosyasında; alacaklının Denizbank, borçluların Ören Taşımacılık Ltd. Şti, ... ve ... olduğu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığı, asıl alacağın 17.510,09-TL olmak üzere faiz ve diğer alacakları ile toplam alacağın 17.958,24-TL olduğu, senedin 08/07/2016 tanzim tarihli, 03/05/2019 vade tarihli 250.000,00-TL tutarlı senet olduğu görülmüştür. Eldeki davada; Yargıtay İBBGK'nun 2021/2 E., 2023/1 K. ve 20.1.2023 tarihli kararında da belirtildiği üzere, rehinle teminat altına alınan, aynı zamanda kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı gerekçesiyle davacı şirketin İstanbul 25. İcra Dairesinin 2019/26689 Esas sayılı takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de bu içtihadı birleştirme kararının aynı alacağa ilişkin olması halinde uygulanacağı, somut olayda her iki takibin aynı borçtan kaynaklandığının belli olmadığı, davacı tarafça da bu takiplerin aynı borçtan kaynaklandığının ispat edilemediği, bu nedenlerle Mahkemece bankacı bilirkişisinden alınan 17/08/2021 tarihli bilirkişi rapor ile rapora itiraz üzerine 15/11/2021 tarihli ek rapor ile tespit edildiği üzere davacıların İstanbul 25.icra Müdürlüğünün 2019/26689 E sayılı takip dosyasında 5.702,50 TL asıl alacak borcunun bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yalnızca davacının iddialarına dayanılarak davacı şirket açısından İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2019/26689 Esas sayılı takip dosyasından menfi tespit talebinin tam kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davalı vekilince davacı şahısların Şile İcra Dairesinin 2018/1644 Esas sayılı dosyasında kısmi borçlu olmadıklarına yönelik tespitlerin hatalı olduğunu belirtse de; ilk derece mahkemesince bankacı bilirkişisinden alınan 17/08/2021 tarihli bilirkişi rapor ile rapora itiraz üzerine 15/11/2021 tarihli ek raporun alındığı ve ek raporda davacı gerçek kişilerin davalı bankaya borçlarının dosya kapsamındaki delillere uygun olarak belirlenmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı da yerinde görülmemiştir. Mahkemece davalı lehine menfi tespit için ayrı, ecrimisil ve maddi tazminat talepleri için ayrı ve manevi tazminat talebi için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken sadece menfi tespit talebi ve manevi tazminat talepleri yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KISMEN KABULÜNE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/06/2024 tarih, 2023/291 Esas ve 2024/322 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a)Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Davacıların İstanbul 25. İcra Dairesinin 2019/26689 E sayılı takip dosyasından 12.255,74-TL borçlu olmadıklarının tespitine, -Davacı şirketin ve ...'ın Şile İcra Dairesinin 2018/1644 Esas sayılı takip dosyasından 14.065,90-TL borçlu olmadığının tespitine, -Davacı ...’ın Şile İcra Dairesinin 2018/1644 E sayılı takip dosyasından 14.208,63-TL borçlu olmadığının tespitine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, -Davacıların maddi tazminat, ecrimisil ve manevi tazminat taleplerinin REDDİNE, b)Alınması gerekli 2.197,31-TL karar ve ilam harcı ve 80,70-TL başvuru harcı toplamı 2.278,01-TL'nin dosya kapsamı adli yardım talebi kabul edildiğinden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, c)Davacı ... tarafından yapılan 150,00-TL müzekkere ve tebligat giderinin davanın kabul edilen kısmına göre hesaplanan 2,36-TL'sinin davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, d)Adli yardım kapsamında suç üstü ödeneğinden karşılanan 500,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.777,00-TL müzekkere ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.277,00-TL'nin davanın kabul edilen kısmına göre belirlenen 35,88-TL'nin davalıdan alınarak, geri kalan 2.241,12-TL'sinin davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, f)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen menfi tespit miktarı üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan 13.336,44-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, g)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, h)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen ecrimisil ve maddi tazminat miktarı üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan 45.000,00- TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ı)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, 2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Davalının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine, b-Davalı tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı 1.169,40-TL ile posta gideri 1.005,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, c-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-Davalı tarafça yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının mahkemesince davalı tarafa iadesine, e-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca temyizi kabil kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/02/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*