T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/894 Esas KARAR NO : 2025/851 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/12/2021 KARAR TARİHİ : 10/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nun sebebiyet verdiği kazada ya…
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/894 Esas KARAR NO : 2025/851 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 22/12/2021 KARAR TARİHİ : 10/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'nun sebebiyet verdiği kazada yaralandığını, savcılık soruşturma dosyası ceza dava dosyası ile Adli Tıp Kurumu raporları uyarınca davalının kazada kusurlu olduğu, yabancı plakalı araç yönünden yeşil kart sigortası sebebiyle ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosya ile bir davanın görüldüğünü, bahsi geçen davada alınan maluliyet raporu ve aktüer bilirkişi raporu uyarınca sürekli maluliyet zararının 704.061,02 TL olarak tespit edildiğini, ancak ...kaza tarihi itibariyle poliçe limiti 390.000 TL olduğundan ve poliçe limiti aşılmayacağından bakiye maddi tazminatın araç işleteni olan davalıdan tazmini için ayrıca dava açılmak durumunda kalındığını belirterek HMK 109. maddesi uyarınca kısmi alacak talebi olarak 314.061,02 TL maddi tazminat bedelinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; birleştirme kararının hukuka aykırı olduğunu, birleşen dava bakımından Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği halde HMK 166/1.maddesi hükmüne aykırı şekilde aynı sıfata sahip olmayan mahkemeler arasında birleştirme kararı verildiğini, davacının ... yönünden davasında Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olmakla birlikte araç işleteni olarak şahsına karşı açılan davada ise şahsının herhangi bir ticari iş veya tacir sıfatı bulunmadığından görevli mahkemenin haksız fiil hükümleri uygulanarak belirlenmesi gerektiğini ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davaların birlikte görülmesi mümkün olmadığını, bu nedenle birleşen davanın usulden reddi gerektiğini, HMK 6.ve 16. Maddeleri uyarınca yetkisiz Mahkemede açılan işbu davanın bu sebeple dahi usulden reddi gerektiğini, kendisine yöneltilen işbu dava zamanaşımı süresinden sonra açıldığı için usul ve yasaya aykırı olup usulden reddi gerektiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tutulan kaza tutanağının usul ve yasaya aykırı düzenlendiği, davacının ''U'' dönüşü olmayan yerden dönüş yaparak kazaya sebebiyet verdiğini ve asli kusurlu olduğunu, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur durumu tespitinin yapılmasının hukuki bir zorunluluk olduğunu, yapılacak detaylı incelemeler sonucu, tarafların kusur oranları tespit edilecek ve kendisinin sorumluluğu noktasında tüm gerçeklerin net bir şekilde ortaya çıkacağını, maluliyet oranınında Adli Tıp Kurumu tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki maddi tazminat hususlarına itiraz ettiğini, ...tarafından yeşil kart sigortasının bulunması nedeniyle tüm zarardan... sorumlu olduğunu, ancak tüm zarardan ZMMS gereğince kendisinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunun, davacının faiz talebinin ve faiz başlangıç tarinin yanlış olduğunu, davacının zararının o tarihte talep edilmesi halinde daha az olacağını, muaccel hale gelen alacağın sürekli yıllara göre değişmesinin ve muaccel hale geldiği iddin edilen tarihte belirlenmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız davanın reddi ile yargılama giderleri dahil tüm masrafların davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dava dosyası, birleşen davalı hakkında yapılan tacir araştırmasına yönelik yazı cevapları celp edilmiş incelenmiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi (sürekli iş göremezlik) tazminat istemine ilişkindir. ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesi ... E.... K. sayılı kararı ile davalar arasında bağlantı bulunduğundan ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyası ile birleştirme kararı vermiştir. Birleşen dava dosyasında davacı ... davalı ... olup, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacının ... davalının ... olduğu tartışmasızdır. Davacının sürekli iş göremezlik zararının tazmini için ...ile araç işleteni ...'yu birlikte dava etmediği, tam aksine Mahkememiz dava dosyasında davalı ...dava açıldıktan sonra yapılan yargılama sırasında poliçe limitini aşan kısım yönünden bu sefer birleştirme talepli araç işletenine karşı ayrı bir dava ikame edilmiştir. Davacının, ... ile araç işleteni ...'yu birlikte dava etmesi halinde başka bir anlatımla araç işleteni ile sigortacıya birlikte husumet yöneltildiği durumlarda TTK m. 4. uyarınca sigorta hukukundan mutlak ticari dava kapsamında Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu noktasında duraksama yoktur. Ancak, araç sürücüsü, araç işleteni ve sigortacının ihtiyari dava arkadaşı oldukları, davacının trafik kazası ile oluşan cismani zararının davalılardan tümünden talep edebileceği gibi yalnızca birine karşı da dava ikame edebileceği, sigortacıya karşı açılan dava bakımından yalnızca sigorta şirketine yahut sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsü ve işletenine birlikte dava açıldığı durumlarda mutlak ticari dava kapsamında Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu, ancak sigortacıya dava açılmadığı ve husumet yönetilmediği durumlarda yani davacının yalnızca araç maliki -işleten yahut sürücüsüne karşı açtığı davada trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi ve manevi tazminat davalarının TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığından ve davalıların tacir sıfatları da bulunmaz ise bu takdirde uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması ve haksız fiilden doğan davalardan genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olacaktır. Bir davada birleştirme kararının verilmesi, o davanın bağımsızlığını kaybetmesine neden olmaz. Bilakis, asıl dava için ayrı birleşen dava için ayrı ayrı inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunludur. Bu nedenle, birleşen dava, bağımsız bir dava olması özelliğini koruduğundan birleşen dava yönünden de dava şartlarının resen nazara alınması ve gerekli incelemenin de yapılması zorunludur. Halbuki, birleştirme kararı verilen mahkemece bu araştırma yapılmamıştır. Doğrudan taraf teşkili sağlanmaksızın ve dilekçeler aşaması beklenmeksizin birleştirme kararı verilmiştir. Oysa ki, birleşen davada davacının sürekli iş göremezlik tazminatını yalnızca araç işleteni ...'dan talep ettiği, bu nedenle haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmaması ve tarafların gerçek kişi olması sebebiyle tacir sıfatlarının araştırılması zorunludur. Nitekim, Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkindir. Taraflarca ileri sürülmese dahi bu araştırmanın resen yapılması gerekmektedir. Ancak, birleştirme kararı veren mahkememce bu araştırma yapılmamış, dosya üzerinden birleştirme kararı verilmiştir. Ayrıca vurgulamak gerekir ki, HMK 166/1.maddesi hükmü uyarınca aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar hakkında birleştirme kararı mümkündür. Buradan hareketle Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi aynı sıfatta olan mahkemeler olmadığından birleştirme kararı verilemez. Birleştirme kararından sonra anılan yasal zorunluluk sebebiyle ... için gerçek kişi tacir araştırması yapılmış, celp edilen yazı cevapları uyarınca birleşen davalının tacir olmadığı tespit edilmiştir. Bu halde, esasen birleşen dava bakımından görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Ancak, birleştirme kararı veren mahkeme bu hususları hiç araştırmaksızın doğrudan ve dosya üzerinden taraf teşkili dahi sağlanmadan birleştirme kararı verdiğinden aynı sıfatta olmayan mahkemeler arasındaki davaları HMK 166/1.maddesindeki yasa hükmüne muhalefet ederek birleştirmiştir. Bu çerçevede, yapılması gereken iş, usul ve yasaya aykırı olan birleştirme kararının asıl davadan tefrik edilmesi ve esasen dosyanın mahkemesine iade edilmesidir. Ancak, Mahkememizce HMK 167.maddesi hükmü (lafzı) ve usul ekonomisi ilkesi gözetilerek dosya birleştirme kararı veren mahkemeye iade edilmemiş, asıl davadan tefrik edilerek ve görevsizlik kararı verilmek üzere ayrı bir esasa kaydedilmiştir. Nihayetinde, önce birleştirilen ancak daha sonrasında asıl dosyadan tefrik edilen işbu dava dosyasında davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat davası olması, bu çerçevede davanın mutlak ticari davalardan olmaması, davanın taraflarının gerçek kişi olması ve tacir sıfatları bulunmadığından nispi ticari davanın dahi bulunmadığı, hasılı Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olmadığı, bilakis trafik kazasının haksız fiil olması ve haksız fiilden doğan davalarda görevli mahkemenin genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: ( Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-6100 sayılı HMK'nın 114/1-c. ve 115/2. maddeleri uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, Görevli mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine, 2-HMK.nın 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmesine, 3-HMK'nın 20. maddesine göre kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-Harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi.10/12/2025 Katip Hakim