T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/297 Esas KARAR NO : 2026/405 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/04/2026 KARAR TARİHİ : 11/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ticari faaliyetleri kapsamında aldığı dava konusu çeki elinde bulundurmakta iken söz konusu çek kaybolduğunu…
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/297 Esas KARAR NO : 2026/405 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/04/2026 KARAR TARİHİ : 11/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ticari faaliyetleri kapsamında aldığı dava konusu çeki elinde bulundurmakta iken söz konusu çek kaybolduğunu ve yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadığını, müvekkili çekin lehtarı ve çekin kaybolmasından önce çeki en son elinde bulunduran olduğunu, müvekkilinin elinde bulunan dava konusu çekin iradesi dışında kaybolduğunu, çekin kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından ele geçirilerek haksız şekilde tahsil edilmesi ve bu nedenle müvekkili şirketin ciddi boyutlarda zarara uğrama ihtimali bulunduğunu, çekin bankaya ibraz edilmesi halinde müvekkili açısından telafisi güç zararların ortaya çıkacağını, Türk Ticaret Kanunu’nun 757 ve devamı maddeleri uyarınca zayi olan kıymetli evrakın iptalinin mümkün olduğunu, bu nedenle dava konusu çekin iptali için talepte bulunma gereği doğduğunu, ayrıca yargılama süresince çekin bankaya ibraz edilerek ödenmesinin önüne geçilmesi amacıyla çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757 ve devamı maddelerine göre açılmış bulunan zayii nedeniyle kıymetli evrak (çek) iptali çekişmesiz yargı işidir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307.maddesinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın (HMK md.309/2), hüküm kesinleşinceye kadar her zaman (HMK md.310) davacının tek taraflı irade beyanıyla dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabilen (HMK md.307), kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran (HMK md.311) ve rücu edilemeyen usul işlemidir. Bu işlemin vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK md.74). Feragat ve kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh mahkemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır (Harçlar Kanunu 22/1). Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır. Dosya kapsamında davacı vekilinin 07/05/2026 tarihli feragat dilekçesi özetle; davalarından feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri "Çek İptali" davası olması, vekaletnamede davacı vekilinin feragat etmeye yetkisinin bulunması, feragatin karşı tarafın yahut mahkemenin muvafakatine bağlı olmaması hususları nazara alınarak davacının kayıtsız ve şartsız feragati sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Anılan gerekçelerle davacının kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuran ve ön inceleme duruşması yapılmadan önce sunulan feragat beyanı sebebi ile davanın feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nın 312. maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına dair karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde kurulmuştur. HÜKÜM : İzah olunan nedenlerle; 1-Davanın feragat nedeniyle reddine, 2-Alınması gereken karar ve ilam harcı olan 244,00-TL'nin, başlangıçta peşin olarak yatırılan 12.808,13-TL'den mahsubu ile fazla alınan 12.564,13-TL'nin talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 41,60-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde 09/04/2026 tarihli tensip ara kararıyla verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Karar kesinleştiğinde muhatap bankaya müzekkere yazılmasına, 5-İhtiyati tedbir nedeniyle yatırılan 112.500,00-TL tutarındaki teminatın, 6100 sayılı HMK'nın 392/2.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden 1 ay sonra dosyaya teminatın iade edilmemesi yönünde bir talepte bulunulmadığı takdirde davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kullanılmayarak artan bakiye gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/05/2026 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır