9. Hukuk Dairesi 2024/12794 E. , 2024/14485 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucun…
**9. Hukuk Dairesi 2024/12794 E. , 2024/14485 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Enerji Su ve ... İşçileri Sendikasının (... Sendikası) üyesi olduğunu, davalıya ait işyerinde alt işverenler bünyesinde işletme teknisyeni olarak çalıştığını, davacı ve arkadaşlarının Yüksek Hakem Kurulu kararıyla uygulanan toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak davalarının Ankara 19. İş Mahkemesinin 2018/89-137 Esas sayılı dosyalarına kayden açıldığını, bu davaların 17.09.2019 tarihli ve 2019/490-538 Karar sayılı ilâmlar ile sonuçlandığını, davacının 01.04.2016-31.03.2018 tarihleri arası fark ücret, ikramiye ve bayram yardımı alacaklarının 2018/110 Esas sayılı dosyada karara bağlandığını, Yüksek Hakem Kurulunun 06.11.2018 tarihli ve 2018/1066 Esas, 2018/1825 Karar sayılı kararı ile 01.04.2018-31.03.2020 tarihleri arasında yürürlüğü bulunan toplu iş sözleşmesinin işyerinde uygulanmaya başlandığını; ancak bu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden davacının yararlandırılmadığını, davalı işverenin ödenmeyen alacaklardan asıl işveren sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan yakacak, bayram, çocuk ve öğrenim yardımı alacakları ile fark ücret ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın iş bölümü, tahkim, yetki, derdestlik, görev, kesin hüküm, husumet, dava şartı noksanlığı ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalı Kurumun ihale makamı olduğunu, hizmet alım işinin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin (g) bendi kapsamında ihale edildiğini, davacı ile aralarında iş ilişkisi bulunmadığını, davalının toplu iş sözleşmesinin tarafı olmadığını, toplu iş sözleşmesinin davalı açısından bağlayıcı olmayacağını, işçilerin mali ve sosyal hakları ile izin, kıdem tazminatı, izine ayrılmaları vs. özlük haklarının ihbar edilen Firmaların sorumluluğunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.07.2021 tarihli ve 2020/318 Esas, 2021/781 Karar sayılı kararı ile; davacının dava dışı yüklenici firma işçisi olarak davalıya ait işyerinde çalıştığı, 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin yedinci fıkrasına göre asıl işverenin kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu, davacının talep ettiği döneme ilişkin zamanaşımına uğrayan bir alacağının bulunmadığı, davacının sendika üyesi olduğu ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre toplu iş sözleşmesi uygulanan işyerlerinde işverenin değişmesinin toplu iş sözleşmesinin uygulanmasına bir etkisinin bulunmadığı, davacının ibraz edilen belirli süreli iş sözleşmelerinde açıkça brüt asgari ücretin belirli bir oran fazlasının ödeneceğinin kararlaştırıldığı, iş sözleşmesine uygun şekilde tespit edilen ücretlere toplu iş sözleşmesinde belirlenen tarihlerde ve belirlenen oranda ücret zamları uygulanarak fark alacakların hesaplandığı, ayrıca toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince hiç ödenmeyen yakacak, çocuk, öğrenim, bayram yardımı ve ikramiye alacaklarının bilirkişi raporunda tespit edilmesi sonucunda dosyada bulunan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin 15.06.2023 tarihli ve 2022/997 Esas, 2023/1395 Karar sayılı kararı ile; davacının davalı ... Elektrik İletim AŞ (...) Genel Müdürlüğüne bağlı işyerinde alt işveren işçisi olarak çalıştığı, davalı ile davalıdan ihale ile iş alan yüklenici firmalar (gerçek ve/veya tüzel kişiler) arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, alt işveren ... Elektrik İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. ile ... Sendikası arasında, Yüksek Hakem Kurulunun 06.01.2018 tarihli kararıyla 01.04.2018-31.03.2020 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesi imzalandığı, davacının ... Sendikasına üye olduğu, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği kabul edilerek hesaplanan alacaklara hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 08.01.2024 tarihli ve 2023/15018 Esas, 2024/52 Karar sayılı ilâmı ile; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğu, sürecin anlaşamama ile sonuçlanması üzerine 03.03.2020 tarihli son tutanak dava dilekçesine eklenerek dava açıldığı, hükme esas alınan ve davacının ıslahına dayanak oluşturan bilirkişi raporunda, hesaplamaların 2020 Mart ayı için 30 gün üzerinden yapıldığı, arabuluculuk son tutanak tarihinden sonra, ihtilaf konusu olan 03.03.2020 son tutanak tarihi ile hesaplama yapılan 30.03.2020 tarihi arasında kalan dönem için arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği dikkate alındığında; bu dönem yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, bozma gerekçeleri doğrultusunda alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının talep ettiği alacakların ... Sendikası ile ihbar olunan Şirket arasında Yüksek Hakem Kurulu kararı ile imzalanan toplu iş sözleşmesinden kaynaklandığını, davalının ihale makamı olduğunu, davacının çalışmaları sebebiyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, alt işverene bırakılan hizmet alım işinin 4734 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin (g) bendi kapsamında ihale edildiğini, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki fiyat farkından kaynaklı ödemelerin bu madde kapsamındaki işlere ilişkin olduğunu, kendilerinin ihale ettiği işlerin ise 62 nci madde kapsamında yer almadığını, davalı Kuruma toplu iş sözleşmesinden kaynaklı müteselsil sorumluluk yüklenemeyeceğini, Yüksek Hakem Kurulu kararının müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, savunma ve bilirkişi raporuna, ıslah dilekçesine karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu alacakların hesap döneminin belirlenmesi ile arabuluculuk son tutanak tarihinden sonraki dönem için dava şartının mevcut olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin yedinci fıkrası, 6356 sayılı Kanun'un 37 ve 39 uncu maddeleri, 4734 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi., 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu^nun 3 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.