TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2021 NUMARASI : 2020/34 Esas, 2021/931 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1585 KARAR NO : 2026/249 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2021 NUMARASI : 2020/34 Esas, 2021/931 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 19/02/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalıya ait "Cumhuriyet Mahallesi Cumhuriyet Caddesi ... Sokak ... Beylikdüzü/İstanbul" adresinde bulunan ... Merkezinin tüm elektrik, zayıf akım, seslendirme kamera alt yapı, tesisat, borulama, montaj, kablolama ve diğer tüm işlemlerin yapılması hususunda sözleşme imzalandığını, davacı tarafından tüm elektrik ve alt yapı işlerinin yapılıp teslimi edildiğini, davalıya ait tesis işlerinin yapılması için gerekli tüm malzeme araç gereçler ve teçhizatın davacı tarafından açık hesap usülü ile yapılma süreci ile orantılı olarak alındığını, davalı tarafından temin edilen bazı malzemelerin davacı tarafından montajlarının yapıldığını, işin yapım sürecinde davalı taraf ile birlikte müzakere edilerek karar verildiğini, yapılmasına karar yerilen iş ve işlemlerden sonra davacı tarafından gerekli malzemelerin alındığını, bedellerinin davacı tarafından ödendiğini, bütün bu işler karşılığında 234.984,49-TL'lik iş yapıldığını, buna karşılık davalı tarafından yapılan ödemenin 80.300,00-TL olduğunu, bu bedelin malzeme hedelini bile karşılamadığını, bu durumda davacının bakiye alacağının 154.684,49 TL olduğunu, işin 6-7 ay sürdüğünü, bakiye alacağın tahsili için İstanbul 29.İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı dosyası ile 11.10.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini iddia ederek davalının itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını, davacının dilekçesinde belirtildiği gibi tüm elektrik zayıf akım seslendirme kamera alt yapısı, tesisat, borulama, montaj, kablolama işlerinin yapıldığının doğru olmadığını, ... merkezinin sadece bir bölümü için anlaşma sağlandığını, diğer bölümlerdeki işlerin başka firmalarca yapıldığını, başlangıçta davacının projeyi inceleyip işin yapılacağı yeri gezip işin en fazla 40-45 bin TL'ye yapılacağını söylediğini davacının iddia ettiği yazılı sözleşmenin işin tesliminden sonraki yapılmayan işlerin tespit edildiği tutanak olduğunu, 2019 Yılının Mart ayında işe başlayan davacının başlangıçta 1 eleman ile birlikte 1 hafta boyunca desant işleri yaptığını, 20.06.2019- 05.07.2019 tarihleri arasında ise bağlantı ve montaj işlerini tamamladığını ancak temmuz ayı sonunda müvekkil tarafından tesiste inceleme yapılarak hatalı işlerin tutanak ile tespit edildiğini, işin yapımı sırasında davacıya çeşitli tarihlerde 80.300,00-TL ödendiğini ayrıca davacının hatalı işlemi sonucu...A.Ş tarafından davalının 2019 Temmuz ayı elektrik faturasına reaktif bedeli olarak 4.663,66.-TL yansıtıldığını, davacı tarafından elektriğin açılması için ödenecek depozito bedelinin kendisince ödeneceğinin taahhüt edildiğini ancak ödemediğini, bu paranın da davalıca ödendiğini, davacı tarafından yapılan işlerin piyasa rayiçlerinin araştırıldığını, ödenen bedelin yaptığı işleri fazlasıyla karşıladığını, bunun üzerine davacı tarafından toplamı 234.984,49 TL olan 55 adet fatura kesilerek davalıya teslim edildiğini, önceden 40-45 bin TL bir bedele anlaşma sağlanmasına rağmen davacının işin sonunda ödenmesini talep ettiği miktarın çok fahiş olduğunu, bu nedenle ihtarnameyle faturaların iade edildiğini, kesilen faturaların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından kesilmiş toplam fatura tutarının 02.09.2019-04.09.2019 tarihleri arasında kesildiğinin anlaşıldığını ancak davacının yapmış olduğu işin 05.07.2019 tarihinde bittiğini, davacının iş bittikten 2 ay sonra fatura kesmesinin vergi yasalarına aykırı olduğunu, bu faturaların incelendiğini, davacının dava konusu yerde hiç yapmadığı işleri faturaya eklediğini, bazı yapmış işleri birden fazla kez faturaya eklediğini, davacı tarafından hazırlanan iş/fiyat listesinin davacının eli ürünü olduğunu, davacının bu fiyat listesini sunarak alacağının 134.784.10.-TL olduğunu belirttiğini daha sonra bu miktara 234.984,49-TL'ye yükselttiğini iddia ederek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu yerde davacı tarafından hizmet verildiğinin taraflar arasında ihtilaf konusu olmadığı, bu hususun tanık anlatımlarıyla da sabit olduğu, davalının davacının hizmeti gereği gibi yerine getirmediğini iddia etmesi karşısında işin yapıldığı yerde yapılan keşif incelemesi ile dava konusu üzerinde uzman bilirkişi heyet raporunda tespit edilen hususların gerçeği yansıttığı kanaatine varıldığı, incelenen davacıya ait 2018 hesap dönemi ticari defterlerine göre davacının davalıdan 154.684.449.-TL alacaklı görüldüğünün tespit edildiği, davacı tarafça her ne kadar icra dosyasında, 154.684,49.-TL tutar üzerinden icra takibi yapılıp bu tutar talep edilmiş ise de, davacı tarafından davalı için yapılan işlerin, davalı tarafından davacıya yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan bedelinin KDV dahil toplam 136.358,33.-TL olduğu, bu tutar bakımından davalının itirazının iptalinin istenebileceği hususunda kanaat oluştuğu, bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 136.358,33.-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, asıl alacak miktarı likit olup asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, ... merkezinin elektrik tesisi işlerinin yapılması için gerekli olan tüm malzeme, araç gereç ve teçhizatın müvekkili tarafından açık hesap usulü çerçevesinde satın alındığı, malzemelerin alındığı tarihteki piyasa fiyatlarına uygun olarak satın alındığı, bilirkişi tarafından raporda bir takım ürünler için takdir edilen bedellerinin ürünlerin satın alındığı tarihteki piyasa rayiçlerinin altında kaldığı, ayrıca müvekkilinin bu malzemelerin iş mahalline naklinin de sağladığı, bu malzemelerin iş mahalline nakli ücretlerinin de dikkate alınması gerektiği, talep ettikleri bedelin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, sadece malzemeler için ödenen bedelin 135.336,27-TL olduğu, müvekkilinin uzun süre davalı işyerinde personel çalıştırdığını ve kendi fiili mesaisini bu iş için harcadığı, talep edilen fatura bedelinin makul olduğu bu nedenle davanın kabulünün gerektiği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının müvekkili lehine olacak şekilde kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacı ile yazılı anlaşma bulunmadığı, davacının bu işi 45.000-TL'ye yapabileceğini beyan ettiği, davacının işi 45.000,00 TL bedelle yapacağını söyledikten sonra müvekkile 234.984,49 TL'lik fatura gönderdiği, ancak yerel mahkemece işin götürü bedel olarak mı, yoksa değere göre mi kararlaştırıldığı hususunda hiçbir inceleme yapılmadan, işin bedelinin değere göre kararlaştırıldığı düşünülerek hesaplama yapıldığı ve haksız bir şekilde müvekkili aleyhine hüküm kurulduğu, rayiç bedellerin çok yüksek belirlendiği, alacak likit olmamasına rağmen icra inkar tazminatına hükmedildiği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Davacı tarafın, taraflar arasında yapılan anlaşmaya istinaden tanzim ettiğini iddia ettiği faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlattığı icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın davanın reddini talep ettiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında iddia edildiği üzere eser sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ihtilafsız olup yazılı sözleşme bulunmadığından davacı yüklenici hangi işleri yaptığını ve bedelini ispatla yükümlüdür.Takip dayanağı faturalarda yapılan işler listelenmiş olup, bilirkişiler tarafından keşif sırasında yapılan işler belirlenmiş ve fiyatları da piyasa rayiçleriyle ücretlendirilmiş ise de, davacı, fatura konusu işlerin tümünü yaptığını tanık dahil her türlü delille ispatlayabilecekken bu hususlar ayrıntılı olarak incelenmeksizin yapılan işlemlerin tümüyle davacı tarafça yapıldığı kabul edilerek sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.O halde mahkemece, tarafların tüm delilleri değerlendirerek, davacı tarafından bildirilen daha önce dinlenmiş tanıklar da dahil keşif mahallinde tekrar dinlenerek, dayanak fatura konusu işler tek tek sorulup, hangilerinin davacı tarafından yapıldığı belirlenerek sonuca gidilmesi gerekirken, tüm işlerin davalı tarafından yapıldığı kabul edilerek sonuca gidilmesi doğru olmamıştır.Kaldırma gerekçesine göre tarafların diğer istinaf sebepleri şimdilik incelenmemiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE, 2-İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 06/12/2021 tarih, 2020/34 Esas, 2021/931 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.