9. Hukuk Dairesi 2025/8315 E. , 2025/10127 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/177 E., 2025/1143 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/386 E., 2022/206 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendi…
9. Hukuk Dairesi 2025/8315 E. , 2025/10127 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/177 E., 2025/1143 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2013/386 E., 2022/206 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi kreşinde 15.11.1995 tarihinde bakıcı anne olarak işe başladığını, Hastane Başhekimliğince işe alınırken sigorta girişinin en kısa sürede başlatılacağı bildirilmesine karşın yıllar içinde hep bir bahane ileri sürülerek hiçbir zaman sigorta başlangıcının yapılmadığını,bu konuda yaptığı araştırmalar neticesinde aslında söz konusu kreşin de resmî kaydının bulunmadığını öğrendiğini, kreşe ilişkin ... ve Millî Eğitim Bakanlığı müfettişleri tarafından da durumun tespit edilerek İdarenin uyarılmasına karşın sonuç alınamadığını, nihayetinde 28.03.2008 tarihinde kreşin kapatılması ile birlikte işçilik tazminat ve alacakları ödenmeksizin davacının iş sözleşmesine haksız şekilde son verildiğini ileri sürerek davacının 15.11.1995-28.03.2008 tarihleri arasında fiilen çalışıp da Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) bildirilmeyen hizmet süresinin tespiti ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Bakanlığın taraf sıfatının bulunmadığını, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde resmî bir kreşin olmadığını, geçmiş yıllarda çocuğu bulunan kadın personeline yardımcı olmak için çocuk bakım odası gösterildiğini, hastane çalışanı annelerce bu bakım odasında kendilerinin ücretlerini karşıladığı bakıcıların çalıştırıldığını, hastane yönetiminin işçi çalıştırmadığını, olayda asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, yapılan işin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4/e maddesindeki istisnai işlerden olduğunu, alacakların bir kısmının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 28.03.2013 tarihinde açmış olduğu hizmet tespiti ile işçilik alacaklarına ilişkin taleplerinin tefrik edilmek suretiyle ayrılmış olduğu, ... 1. İş Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2020/90 Karar sayılı dosyasına kayıtlı olarak görülen hizmet tespit davasının 03.03.2020 tarihinde kısmen kabulüne karar verildiği, davacının 25.05.1997-28.03.2008 tarihleri arasında asgari ücret karşılığı 10... ay 3 gün kıdeme esas hizmetinin bulunduğunun tespit edildiğini, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/4623 Esas, 2021/10047 Karar sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiğini, davacının hak kazandığı alacaklarının 04.05.2016 tarihli bilirkişi raporu ile hesaplanmış olduğu, davacının iş sözleşmesinin fesih tarihi, dava ve ıslah tarihleri gözetildiğinde zamanaşımına uğrayan bir alacağının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça, ... ve SGK aleyhine, ... 1. İş Mahkemesinin 2013/132 Esas sayılı dosyası ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsili ve hizmet tespiti talepli dava açıldığı, alacak talebinin tefrik edilerek Mahkemenin 2013/386 Esas sayılı sırasına kaydedildiği ve hizmet tespiti davasının sonucunun bekletici mesele yapıldığı, hizmet tespit davasına ilişkin verilen ilk kararın Yargıtay tarafından bozulmasından sonra ... 1. İş Mahkemesinin 2018/85 Esas, 2020/90 Karar sayılı dosyasında görülen dava neticesinde; davacının davalı Bakanlığa bağlı ... ve Eğitim Araştırma Hastanesinde 25.05.1997 tarihinden 28.03.2008 tarihine kadar geçen hizmet süresinden 08.04.2002, 24.08.20 04... .01.2007 tarihli doğumlar nedeniyle 16 haftalık süreler dışlanmak suretiyle davacının asgari ücret ile çalıştığının, Kuruma 3.546 eksik gün bildirimi olduğunun tespitine dair 03.03.2020 tarihinde karar verildiği, Yargıtay onama kararı üzerine hükmün 13.09.2021 tarihinde kesinleştiği, Mahkemece, kesinleşmiş hizmet tespiti ilâmına rağmen, davacının 25.05.1997 - 28.03.2008 tarihleri arasında 10... ay 3 gün çalıştığının kabul edilmesinin hatalı olduğu ancak davalının hizmet süresine ilişkin açık bir istinaf talebi bulunmadığından bu hususun eleştirilmekle yetinilmiş olunduğu, dosyaya yıllık izinlerin kullandırıldığına dair belge sunulmadığı, davacının ise 1-2 yıl kadar izin kullanmadığını, kalanını kullandığını beyan ettiği bu alacak kalemine ilişkin davacı tarafça talep tutarının ıslah edilmediği, davanın kısmi alacak davası olarak ikame edildiğini, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin ıslah yolu ile arttırıldığını, iş sözleşmesinin 28.03.2008 tarihinde feshedildiği, davanın 28.03.2013 tarihinde açılmış ve 11.07.2016 tarihinde ıslah edilmiş olduğu dikkate alındığında kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin, dava ve ıslah tarihleri itibarıyla, uygulanması gereken 10 yıllık zamanaşımına uğramadığını, yıllık ücretli izin alacağında ise zamanaşımı süresi her ne kadar 5 yıl ise de, bu alacak kaleminin ıslah edilmemesi nedeniyle dava dilekçesindeki tutar üzerinden hüküm kurulduğu gözetildiğinde Mahkeme kararında bu yönden isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı Bakanlığın taraf sıfatının olmadığını, 2. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının çalışma süresine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Bekletici Sorun" kenar başlıklı 165. maddesinin ilgili bölümünde; "Bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir...." hükmü mevcuttur. Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hâllerde bekletici mesele söz konusu olur Somut uyuşmazlıkta, tefrik edilen eldeki eda davası bakımından sonucu bekletici mesele yapılmış olan hizmet süresinin tespitine ilişkin ... 1. İş Mahkemesinin 2018/85 Esas ve 2020/90 Karar sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde; "davacının davalı Bakanlığa bağlı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 25.05.1997 tarihinden 28.03.2008 tarihine kadar geçen hizmet süresinden 08.04.2002, 24.08.20 04... .01.2007 tarihli doğumlar nedeniyle 16 haftalık süreler dışlanmak suretiyle davacının asgari ücret ile çalıştığının, Kuruma 3.546 eksik gün bildirimi olduğunun" tespit ve kabul edildiği, kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2021/46 23... /10047 Karar sayılı dosyasından yapılan temyiz incelemesi sonucunda onanmak suretiyle kesinleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup bunlar; ikrar, senet, yemin ve kesin hükümdür. (Hukuk Genel Kurulu 24.12.2014 tarihli ve 2014/17-1656 Esas, 2014/1099 Karar sayılı kararı) Bu delillere dayandırılan vakıaları hakim ispat edilmiş olarak kabul etmek zorunluluğundadır. 6100 sayılı Kanun'un "İlâmların ve resmî senetlerin ispat gücü" başlıklı 204/1. maddesinde "İlâmlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar." ve aynı Kanun'un "Kesin hüküm" başlıklı 303/1.maddesinde; "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükümleri yer almaktadır. Hizmet tespiti davasında verilen ve temyiz incelemesinden geçmekle kesinleşmiş olan karar, alacak davasında hükmolunacak hakların hesap unsuru olan hizmet süresi ve ücret verileri bakımından hakimi bağlayıcı nitelikte kesin delil teşkil ettiğinden, talep konusu hak ve alacakların bu verilere dayalı şekilde hüküm altına alınması zorunludur. Hâl böyle iken; kesinleşen hizmet tespit davası ile davacının davalı nezdinde geçen hizmeti 3546 gün (9 yıl 8 ay 21 gün ) olarak belirlenmiş olup somut uyuşmazlıkta hizmet tespit davası hükmünün alacak davası bakımından kesin delil niteliğinde olup bağlayıcı mahiyette olduğu gözetilmeksizin hizmet süresi kesintisiz 10... ay 3 gün olarak kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre yazılı şekilde verilen karar hatalı bulunmakla bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.