T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU:Haksız Rekabetin Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 19/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU:Haksız Rekabetin Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 19/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin kendi özgün tasarımlarıyla kuruyemiş sektörüne ilişkin makineler üretip sattığını, davalının müvekkilinin makinelerine ilişkin yine müvekkili tarafından çekilen fotoğrafları kendi sitesinde kopyalayarak kullandığını, bazı müşterilerin kendilerine davalı firmanın aynı makineleri daha ucuza sattığını bildirdiğini, ayrıca yapılan bu eylemin şirket itibarına da zarar verdiğini beyanla Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümleri kapsamında davacıya ait resimlerin, çizimlerin, davalıya ait internet sitesinde ticari maksatla kullanılmasından kaynaklanan iltibas yaratma şeklindeki haksız rekabetin tespitini, tecavüzün önlenmesini, ilgili internet sayfasının kaldırılmasını, imkân dâhilinde değilse dava konusu görsellerin silinmesini, kaldırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; müvekkilinin fotoğraflara ilişkin durumu arabuluculuk aşamasında öğrendiğini ve hemen kaldırdığını, bu hatanın çalışan kaynaklı olduğunu, müvekkili ile davacının farklı illerdeki müşteri çevrelerine hitap ettiğini, davacının iddia ettiği görsellere ilişkin satışlarının olmadığını, müvekkilinin haksız rekabet oluşturacak bir eyleminin olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Taraflar tacir olup hem kendi ticari büyüklükleri hem de faaliyetlerinin kapsamı dikkate alındığında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanun'un uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığa TTK'nın haksız rekabete ilişkin 54 ve devamı maddeleri uygulanmalıdır. Bunun yanında haksız rekabet temelinde bir haksız fiil olduğundan hüküm bulunmayan hallerde Türk Borçlar Kanunu'ndaki haksız rekabet hükümleri ile haksız fiile ilişkin genel hükümler uygulama alanı bulacaktır. TTK'nın 54/2.maddesinde rakipler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranış ve uygulamaların haksız rekabet rekabet oluşturacağı belirtilmiş ve 55.maddesin örnek kabilinden kategorilere ayrılarak dürüstlük kuralına aykırı davranış ve uygulamalar sayılmıştır. Somut olayımızda haksız rekabet oluşturduğu iddia edilen eylem davacıya ait ürün resimlerinin kullanılması ve bu ürünlerin ucuza satılarak davacının zarara uğratılmasıdır. 55.maddede sayılan örnekler incelendiğinde "c" bendi dışındaki hususların olayımızla uyarlığı yoktur. "c" bendinde ise haksız rekabette bulunduğu iddia edilene tevdi edilmiş bir bilgi veya ürünün haksız kullanımı ile hazır çalışma ürünlerinin yetkisiz şekilde çoğaltılmasından bahsedildiğinden somut olayın bu bent ile de ilişkisi yoktur. Bu halde 54/2.maddesinde yapılmış tanımdan hareketle somut olay nitelenmeli, bunun yanında yukarıda değinildiği gibi haksız rekabet bir haksız fiil olduğundan kusur illiyet bağı ve zarar şartlarının da gerçekleşip gerçekleşmediği gözetilmelidir. Buna göre davacının iddia edilen ve kendisinin de kabul ettiği eylemi ürün fotoğraflarının izinsiz kullanımı olup bu yolla müşterilere karşı aldatıcı veya dürüstlük kuralına davranış veya uygulamaya gidildiğine ilişkin bir kanıt yoktur. Hatta davalı şirket yeni kurulmuş bir şirket olup satılan ürünlerin aynı veya benzer ürünler olduğu dahi kanıtlanamamıştır. İlaveten tarafların müşteri çevreleri coğrafi olarak birbirinden farklı olduğu gibi davalının kabul ettiği eylem ile davacının satışı azaltıcı, ürünlerini kötüleyici veya bunun gibi rekabeti bozucu bir davranışı olduğu da kanıtlanamamıştır. Kaldı ki alınan rapora göre davacı ürünleri için bir faydalı model veya tescil talebi/kaydı da yoktur. Bu haliyle TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde haksız rekabet için belirlenen şartların oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Diğer taraftan TBK'nın 57.maddesi ve haksız rekabete ilişkin genel hükümler kapsamında yapılan incelemede davalının fotoğrafları izinsiz kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu kabul edilse dahi davacının kendi ticari defterlerini sunmadığı, bu haliyle müşteri ve kazanç kaybı olduğunun maddi ve manevi bir zarara uğranıldığının kanıtlanamadığı görülmektedir. Tüm bu sebeplerle kanıtlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 15/02/2022 tarihli makine mühendisi bilirkişisinin raporunda davalının internet sitesinde kullanılan görsellerin tamamının müvekkil şirketin internet sitesinde kullanılan makina görselleri ile aynı olduğunun tespit edildiğini, davalının internet sitesinde bulunan görseller ile müvekkilinin internet sitesinde bulunan görseller karşılaştırıldığında birebir aynı olduklarının çok basit bir inceleme ile bile fark edildiğini, 20.01.2022 tarihli Bilişim Uzmanı, SMMM Bilirkişi ve ....Vekilinin raporunda da aynı doğrultuda görüş bildirildiğini, karar gerekçesinde "ürünlere ilişkin tasarım/patent belgelerinin bulunmadığı" belirtilmiş olsa da, davanın tasarım/patent haklarına tecavüze ilişkin değil, haksız rekabete ilişkin olduğunu, müvekkilinin davaya konu görsellerin sahibi olduğunun, kendisinin çektirdiğinin, davalının da bu görselleri birebir kopyalayarak sitesinde kullandığının davalının ikrarı ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, haksız rekabet hükümlerinin oluşması için bunların yeterli olduğunu, Mahkemenin davanın konusunu anlayamadığı için davayı reddetme yoluna gittiğini, davalı tarafın müvekkili şirkete ait olan ve fotoğraf çekimleri kendilerince bizzat yaptırılan makinaların görsellerini birebir kopyalayarak, müvekkil şirketin tanınmışlığından faydalanmak istediğini, Mahkemenin gerekçesinde "tarafların farklı müşteri çevresine sahip olduğu" belirtilmiş olsa da müvekkili şirketin Denizli'de bulunduğu için yakın olması sebebiyle Antalya'dan da ciddi bir müşteri portföyüne sahip olduğunu, davalı şirketin güncel adresinin Antalya olsa da, Ticaret Sicil Gazetesinde belirtildiği üzere eski adresinin Denizli olduğunu, ayrıca, dinlenen tanıkların beyanlarından da anlaşılacağı üzere davalı şirket kurulduğundan itibaren, müvekkilinin Antalya'daki bir çok müşterisinin müvekkili şirketi arayarak "Antalya'da sizin makinaların aynısını çok daha ucuza satan bir firma var, internet sitelerinde bu makinaların fotoğrafları var, sizin makinalar ile birebir aynı, biz artık onlardan alışveriş yapacağız." gibi söylemlerde bulunduğunu, davalı firmanın bu sayede, görsellerini kullandığı makinaları üretmiş olsun veya olmasın, satmış olsun veya olmasın kendisine müşteri çektiğini, bu görseller sayesinde pazarını genişlettiğini, bir çok müşteri ile iletişim kurma imkanı sağladığını, davalı şirketin bu sayede kendi üretimi olan, davalarına konu edilmeyen başka makinaları da bu müşterilere satma imkanı kazandığını, müvekkil şirketin ise bazı müşterilerini, onlardan elde edeceği muhtemel kazancını kaybettiğini, davaya konu edilen makina görsellerinin de müvekkili şirket tarafından bizzat fotoğraflandığını ve ilk kez kullanıldığını, davalı şirketin ise bu görsellerin tıpatıp aynısını kendi internet sitesinde kullandığını, bu durumun davalının da kabulünde olduğunu, gerekçeli kararda "Başvuru konusunun TTK'nın 55. maddesinde belirtilen örnek haksız rekabet hallerinden birine uymadığı" şeklinde hukuka aykırı bir değerlendirme yapıldığını, ilgili kanun maddesinde sadece başlıca durumların yazıldığını, herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını, ayrıca, kararda Davalının fotoğrafları izinsiz kullanmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunun kabul edildiğini, buna rağmen davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; TTK'nın 54 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ile haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. Haksız rekabet hükümleri 6102 sayılı TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın "Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar" başlıklı 55. maddesinde "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur." şeklindeki düzenlemeye yer verilmiş olup ilgili maddede başlıca haksız rekabet halleri sayılmıştır. Somut uyuşmazlıkta; tarafların rakip teşebbüsler olduğu, aynı müşteri kesimine hitap ettikleri, davacıya ait bir takım makine fotoğraflarının davalıya ait internet sitesinde kullanıldığının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve davalının ikrarı ile sabit olduğu, davalının internet sitesinde kullanılan görselleri davacı şirketin internet sitesinde kullanılan makina görselleri ile birebir aynı olduğu, bu hususun 6102 sayılı TTK'nın 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 4 üncü alt bendi bağlamında "başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklindeki hükmün ihlali niteliğinde olduğu, davalının izinsiz bir şekilde ve yasal bir hakka dayanmaksızın davacıya ait iş ve işletme unsurlarını şirket internet sitesinde kullanmasının davacı aleyhine ve aynı zamanda davalı lehine haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece "55. maddede sayılan örnekler incelendiğinde "c" bendi dışındaki hususların olayımızla uyarlığı yoktur. "c" bendinde ise haksız rekabette bulunduğu iddia edilene tevdi edilmiş bir bilgi veya ürünün haksız kullanımı ile hazır çalışma ürünlerinin yetkisiz şekilde çoğaltılmasından bahsedildiğinden somut olayın bu bent ile de ilişkisi yoktur." şeklindeki yanılgılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Dosya kapsamından; davalı tarafın cevap dilekçesinde internet sitesinde kullanılan fotoğrafların davacıya ait olduğunu kabul ederek, fotoğraflara ilişkin durumu arabuluculuk aşamasında öğrendiklerini ve hemen kaldırdıklarını, bu hatanın çalışan personellerinden kaynaklı olduğunu beyan ettiği görülmekle Yerel Mahkemece dava ve karar tarihi itibariyle davacıya ait görsellerin davalının internet sitesinde halen kullanılıp kullanılmadığı da araştırılarak davacının haksız rekabetin önlenmesi istemi yönünden dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı veya davanın konusuz kalıp kalmadığı da değerlendirilmek suretiyle yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda bir sonuca varılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalıdır. 6102 sayılı TTK'nın 56/1. maddesi "(1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men’ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini, isteyebilir. Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir." hükmünü içermektedir. Davacı vekilinin ticari defter ve belgelerini ticari sır nedeniyle dosyaya sunmadıklarını beyan ederek TTK'nın 56/1. maddesinin son cümlesi uyarınca tazminata hükmedilmesini talep ettiği görülmüş olup Yerel Mahkemece bu talebe ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmaması da isabetsizdir. Bu durum karşısında; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a.6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, Mahkemece davalının internet sitesinde yer alan davacıya ait görsellerin kaldırılıp kaldırılmadığı, kaldırılmış ise hangi tarihte kaldırıldığı hususunda bilişim uzmanı bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre davacının haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve kaldırılması talepleri ile maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda değerlendirme yapılarak karar verilmesi yönünden davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekillinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2022 tarih ... Esas ve ....Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istem halinde İlk Derece Mahkemesi'nce davacıya İADESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgili tarafa İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19/12/2025