T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:20/01/2026 DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/03/2026 İlk Derece Mahkemesi'nin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:20/01/2026 DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/03/2026 İlk Derece Mahkemesi'nin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu ve "..." isimli teknesi ... Barınağında ... numaralı alanda bağlı bulunduğunu, davalı kooperatifin yönetim kurulu (adına başlık kısmında isimleri belirtilen kayyım heyeti) tarafından alınan 06/10/2025 tarih ve ... numaralı kararla; "teknelerinin 7 metre altında olduğu" gerekçesi ile gerek davacının ve gerekse davacı ile aynı durumda olan diğer kooperatif üyelerinin bağlama yerlerinden tahliye edilmelerine karar verildiğini, davalı kooperatif yönetim kurulunun böyle bir karar vermeye yetkisi bulunmadığı gibi verilen kararın tamamen kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle mutlak butlanla batıl olan bu kararın iptali gerektiğini, davalı kooperatifin yönetim kurulu, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 14/11/2024 tarih ve ...-... sayılı kararı ile görevden alındığını ve "Mahkemelerce kayyım atamaları yapılana kadar görev yapmak üzere" ... "1 yıl içerisinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için gerekli işlemleri yürütmek üzere" kaydı ile Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli arasından ..., ... ve ..., görevden alınan yönetim kurulu yerine tedbiren görevlendirildiklerini, Bakanlığın bu kararı gereğince kayyım atanması için Mahkemeye dava açtığını ve neticesinde Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı, 31/12/2024 tarihinde kesinleşen ilamı ile davalı kooperatife aynı kişiler (..., ... ve ...) kayyım olarak atandığını ancak bu kararda kayyım heyetinin "olağanüstü genel kurul toplantılarının yapılması için" atandıklarının açıkça belirtildiğini, yani kayyım heyetine temsil ya da yönetim kayyımı sıfatı verilmediğini, Mahkemece kayyım seçilen aynı heyetin bakanlık tarafından tedbiren kooperatif yönetim kurulu olarak görevlendirdiği düşünülse bile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 14/11/2024 tarih ve ...-... sayılı kararında "Mahkemelerce kayyım atamaları yapılana kadar görev yapmak üzere" görevlendirme yapıldığından, görevlendirme Mahkemece kayyım ataması yapılıncaya kadar sınırlı tutulduğundan, Mahkemece kayyım atamasının yapıldığına ilişkin kararın kesinleştiği 31/12/2024 tarihinde bakanlığın yönetim görevlendirmesi sona erdiğini, dolayısıyla davalı kooperatif yönetiminin (kayyım heyetinin) hiç bir koşulda kooperatifi yönetme ve yönetime ilişin karar alma yetkisi bulunmadığını, ayrıca davanın konusunu oluşturan davalı kooperatif yönetim kurulunun 06/10/2025 tarih ve 23 tarihli kararında, "kooperatif ortaklarına ait 7 metre altındaki teknelerin barınaktan tahliyesi" kararının dayanağı olarak, Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 02/09/2025 tarih ve ... sayılı görüş yazısı gösterildiğini, bahsi geçen yazı idari bir karar niteliğinde olmayıp İl Müdürlüğü'nün görüşünü yansıttığını ve yazının hiç bir yerinde 7 metre altındaki teknelerin balıkçı barınağından yararlanamayacağına ilişkin her hangi bir tespit bulunmadığını, müvekkili davacının veya 7 metre altı tekne sahibi diğer kooperatif üyelerinin barınaktan balıkçı gemisi statüsünde yararlanma gibi bir talepleri olmadığı gibi, buna gerek de olmadığını, sonuç olarak Bakanlığın 14/11/2024 tarihli kararında Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personelinden üç kişiyi "mahkemece kayyım ataması yapılana kadar ve 1 yıl içerisinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için gerekli işlemleri yapmak üzere" görevlendirdiği, Mahkemenin de aynı personeli sadece "olağanüstü genel kurul toplantılarının yapılması için" atadığı ve temsil ya da yönetim kayyımı sıfatı vermediği sabit olduğuna göre, kayyım heyetinin Yönetim Kurulu sıfatıyla; davacı ve davacı benzeri kooperatif üyeleri hakkında teknelerinin 7 metre altında olduğu gerekçesiyle balıkçı barınağından tahliyelerine ilişkin karar alma yetkisi bulunmadığını, bu nedenle yetki aşımı yoluyla alınan bu karar mutlak butlanla batıl olduğunu, dolayısıyla sırf bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı tarafın 01 Temmuz 2025 tarihinden itibaren sadece 7 metre altı tekne sahibi kooperatif üyelerinin bağlama sözleşmelerini yenilemediğini, 3 ay sonra (dava konusu karar ile) 7 metre altı kooperatif üyelerine tahliye ihtarnamesi gönderilmesine karar verildiğini ve bu kararı uyguladığını, ihtarnamede 7 metre altı tekneden hiç bahsetmeyip sanki sırf bağlama sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle tahliye işlemi yapılacağı izlenimi vermeye çalışılmışsa da zaten sadece 7 metre altı tekne sahibi kooperatif üyelerinin sözleşmeleri yenilenmediğinden, kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, bu nedenle dava konusu kararın 01/12/2025 tarihinde uygulanacağı göz önüne alınarak ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... Su Ürünleri Kooperatifinin 06/10/2025 tarih ve 23 Yönetim Kurulu kararının uygulanmasının dava sonuna kadar durdurulmasına, davanın kabulüne karar verilerek davalı ... Su Ürünleri Kooperatifinin 06/10/2025 tarih ve 23 yönetim kurulu kararın mutlak butlanla batıl olması nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; 27/11/2025 tarihli dava “06/10/2025 tarih ve 23 numaralı Yönetim Kurulu kararının, yargılama sonunda mutlak butlan sebebiyle iptali istemli...” olarak açıldığı ancak 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca kooperatiflerde ortakların yönetim kurulu kararları aleyhine iptal davası açmasının mümkün olmadığını, söz konusu kanunun ortaklıktan çıkarma kararları hariç diğer yönetim kurulu kararları aleyhine doğrudan dava açma hakkı verilmediğini, buna göre işbu dava bir tespit davası niteliğine haiz olup söz konusu yönetim kurulu kararının iptaline değil kararın batıl olup olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, Kooperatıiflerde Yönetim Kurulu kararlarının iptali hususunda dava açılamayacağından Mahkeme tarafından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, alınan kararların ve yapılan uygulamaların mevzuata uygun olduğu Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 19/11/2025 tarih ve ... sayılı yazılarında açık ve net olduğunu, görüş alınmaksızın taraflarınca hiçbir kararın alınmadığının deliller ile sabit olduğunu, davacının karada konuşlanma sözleşmesi yapması durumunda bu durumun herhangi bir mali yük oluşturmadığını, karada konuşlanma ve denizde barınma ile ilgili ödenecek tüm ücretlerin eşit olduğu ve barınağın tüm imkanlarından aynı şekilde faydalanmaya devam edeceğinden davacının iddiasının aksine bu husus ortaklar arasında eşitliksizlik oluşturmamasını dolayısıyla söz konusu özel gemi sahibi kooperatif ortaklarının bir kısmı kooperatif ortaklığının kendilerine halihazırda barınakta yer sahibi yaptığı düşüncesiyle Bakanlık denetimleri sonucunda verilen talimatlara uymayarak ortaklıktan çıkarılma işlemlerini gerçekleştirmemesini bu haliyle kooperatif ortaklığının kooperatifçiliğin temel ilke, esas ve amaçları ile bağdaşmayacak şekilde kullanılmaya çalışılmasını, devlet tarafından kanun ve ilgili mevzuatlar eliyle balıkçılık faaliyetlerine destek olunması,nı balıkçılık faaliyetlerinin geliştirilmesi ve düzenlenmesi için kurulan ... Kooperatiflerine bu faaliyetleri daha iyi yerine getirebilsin diye Balıkçı Barınaklarının kiralanmasında öncelik tanınmakta olduğunu ancak birtakım kooperatif ortakları bu amaçlara uygun hareket etmek yerine bu durumu kendi çıkarları doğrultusunda kullanma nedenler ile davanın usulden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, " davaya konu kooperatif yönetim kurulu üyelerinin KK 90/3.maddesi uyarınca Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından görevlerine tedbiren son verildiği, Bakanlık oluru ile Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü personellerinden ..., ... ve ...'ın yönetim kurulu üyeleri olarak görevlendirildikleri, kooperatif olağanüstü genel kurul toplantısının henüz yapılmadığı, yönetime Bakanlıkça atanan yönetim kurulu üyelerinin devam ettiği, davacının 06/10/2025 tarih ve 23 yönetim kurulu kararının butlanı talebiyle açtığı davada; Antalya İl Tarım Orman Müdürlüğü'nden, Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden temin edilen kayıtlar, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu yönetim kurulu kararı, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 14/11/2024 tarihli kararı, Antalya İl ve Tarım Müdürlüğü'nün 02/09/2025 tarihli yazısı, davacıya gönderilen 20/10/2025 tarihli ihtarname ile davalıların cevap dilekçesi ekinde sunduğu genel kurul toplantı tutanakları örneği, Bakanlık Temsilcisi Raporu, Antalya Bölge Liman Başkanlığı'nca yapılan denetim sonucu düzenlenen 01/10/2024 tarihli idari yaptırım karar tutanağı, Antalya İl ve Tarım Müdürlüğü'nün 04/06/2025 tarihli görüş yazısı, Antalya Liman Başkanlığı'nın ... Barınağı Hakkında Bölge Liman Başkanlığı Talimatı ... konulu yazısı ve mevcut delil durumuna göre HMK uyarınca uyuşmazlık konusunda ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi" halinin yaklaşık ispatının sağlanamadığı anlaşılmakla, davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin Yönetim Kurulu Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 14/11/2024 tarih ve ...-... sayılı kararı ile görevden alındığını ve "mahkemelerce kayyım atamaları yapılana kadar görev yapmak üzere" ... "1 yıl içerisinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için gerekli işlemleri yürütmek üzere" kaydı ile Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli olan üç kişinin görevden alınan yönetim kurulu yerine tedbiren görevlendirildiğini, bu kararda kayyım heyetinin "olağanüstü genel kurul toplantılarının yapılması için" atandıklarının açıkça belirtildiğini, temsil ya da yönetim kayyımı sıfatı verilmediğini, Mahkemece kayyım atamasının yapıldığına ilişkin kararın kesinleştiği 31/12/2024 tarihinde Bakanlığın yönetim görevlendirmesinin sona erdiğini, dolayısıyla davalı kooperatif yönetiminin hiç bir koşulda kooperatifi yönetme ve yönetime ilişin karar alma yetkisi bulunmadığını, bahsi geçen yazının idari bir karar niteliğinde olmayıp, İl Müdürlüğü'nün görüşünü yansıtmak olduğunu, yazının hiç bir yerinde 7 metre altındaki teknelerin balıkçı barınağından yararlanamayacağına ilişkin her hangi bir tespit bulunmadığını, görüş yazısının balıkçı barınaklarından kimlerin hangi statüde yararlanacağına ilişkin olup 7 metre altı teknelere ilişkin görüş bildirilmediğini, davacının veya 7 metre altı tekne sahibi diğer kooperatif üyelerinin barınaktan balıkçı gemisi statüsünde yararlanma gibi bir talepleri olmadığını, ... Barınağının şu an 366 tekne bağlama kapasitesi bulunmakta olduğunu ancak barınakta sadece 140 kadar balıkçı teknesi bağlı bulunduğunu, özel veya ticari teknelerin tahliyesi yoluna gidilmesi gerekirken kooperatif üyelerinin teknelerini tahliye yoluna gidilmesinin Kooperatifler Kanunu, ana sözleşme ve ... Barınağı Kira Sözleşmesi hükümlerine açıkça aykırılığını, kayyım heyetinin yönetim kurulu sıfatıyla davacı ve davacı benzeri kooperatif üyeleri hakkında teknelerinin 7 metre altında olduğu gerekçesiyle balıkçı barınağından tahliyelerine ilişkin karar alma yetkisi bulunmadığını, bu nedenle yetki aşımı yoluyla alınan bu kararın mutlak butlanla batıl olduğunu, öte yandan kayyım heyetinin görevlendirmelerinin üzerinden 1 yıl 2,5 aylık süre geçtiği halde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması için hiç bir girişimde bulunduklarını ve yetkileri olmadığı halde halen yönetime ilişkin kararlar almaya devam ettiklerini, gerek davacı müvekkilin ve gerekse onunla aynı durumdaki diğer 7 metre altı tekne sahibi olan kooperatif üyelerinin barınaktan yararlanma konusunda öncelikli olduklarının kabulünün zorunlu olduğunu, Yönetim Kurulunun ortaklar arasında farklı statüler yaratma sonucunu doğuracak böyle bir karar alma yetkisi olmadığını, 01/12/2025 tarihine kadar teknelerini barınaktan çıkarmadıkları taktirde "... Barınağı ve Ürün Boşaltma Ücreti" tablosunda yer alan günlük ücretin 15 katı ücret tahakkuk ettirileceğinin ilan edildiğini, 15 katı üzerinden aylığa bağlama ücretinin 47.106,00 TL7ye ulaştığını, tarifeye göre 7 metrenin bir üst kademesi olan 11,99 metrelik bir teknenin aylık bağlama ücreti bile 4.627,80 TL olduğunu, İhtarnamede teknenin 7 metre altında olduğundan hiç bahsedilmediğini, sanki sırf bağlama sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle tahliye işlemi yapılacağı izlenimini verilmeye çalışıldığını, Kayyım heyeti göreve geldikten sonra can ve mal güvenliğini tehlikeye atan ... Kooperatifi tarafından bağlama rıhtımları haricindeki yerlere bağlatılan teknelerin büyük kısmını kaldırtılmış olup, Liman Başkanlığı'nca can ve mal güvenliğini tehlikeye atması nedeniyle ceza yazılan kooperatif de davalı kooperatif olmayıp ... Kooperatifi olduğunu, dolayısıyla müvekkilin veya davalı kooperatifin diğer üyelerinin barınakta düzensizlik yaratmalarına veya can ve mal güvenliğini tehlikeye atmalarına sebep olacak her hangi bir eylemleri olmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesi halinde 7 metre altı tekne sahibi olan davalı kooperatif üyelerinin bağlama yerlerini terk ederek barınaktan ayrılması veya karada konuşlandırma işlemi yapılması gerekeceğini, bu durumda bağlama yerleri başkalarına tahsis edileceğinden üyesi oldukları kooperatifçe yönetilen balıkçı barınağına bağlama imkanları ortadan kalkacağını, bağlama yerini terk etmemeleri halinde ise bağlama ücreti olarak diğer kooperatif üyelerinin 15 katı ücret ödeyeceklerini, aksi taktirde ileride telafi edilmesi mümkün olmayan zararlar meydana geleceğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 10/03/2026 ...