T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/3072 KARAR NO : 2025/3324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/07/2024 NUMARASI : 2024/25 Esas, 2024/664 Karar DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 TARAFLARIN İDDİA VE…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/3072 KARAR NO : 2025/3324 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/07/2024 NUMARASI : 2024/25 Esas, 2024/664 Karar DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’den bedeli tamamen ödenerek müvekkili tarafından satın alınan İstanbul İli Esenyurt İlçesi, Çınar Mah. (Satım tarihinde Kapadık Köyü) ... Ada, 2 Parselde yer alan G blok 1.... no.lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile taşınmazın tapu kaydında diğer davalılar ... Bank A.Ş. lehine tesis edilmiş ipotek, ve varsa diğer bütün ipotek, leasing ve haciz olmak üzere bütün kısıtlamaların fekedilerek davacı müvekkili adına tescili ve teslimine karar verilmesini, bu talebimizin mümkün olmaması halinde ise ödenen bedellerin denkleştirici adalet ilkesi gereğince faiziyle birlikte değerlenerek müvekkiline iadesine karar verilmesi, tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin ve varsa diğer takyidatlar ile haciz kayıtlarının paraya çevrilmesine yönelik yapılacak her türlü yasal takiplerin, icra işlemlerinin ve cebri satışların dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar durdurulması mahiyetinde HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, öncelikle ve ivedilikle, Dava konusu gayrimenkulün 3. Kişilere satış ve devrinin engellenmesi açısından HMK 389. Maddesi ve devamı maddeleri uyarınca tapu kaydına teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, yine müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlarının önlenmesi açısından davalılar ... Bank A.Ş. tarafından konulan ve tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin, şerhlerin ve varsa diğer takyidatlar ile haciz kayıtlarının paraya çevrilmesine yönelik yapılacak her türlü yasal takibin dava sonuçlanıncaya ve karar kesinleşinceye kadar durdurulması mahiyetinde HMK 389 ve devamı maddeleri uyarınca teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haklı hukuki nedenlere dayanan davanın kabulü ile, İstanbul İli Esenyurt İlçesi, Çınar Mah. (Sözleşme tarihinde Kapadık Köyü) ... Ada, 2 Parselde yer alan G blok 1. .. no.lu nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tüm takyidatlardan ari olarak tapuda kayıt ve tesciline, tapu senedinin müvekkile teslimine, tapu kaydında mevcut tüm ipoteklerin ve başkaca diğer hacizlerin ve kısıtlamaların terkin edilerek (fekkine) tüm ipoteklerin kaydının terkin edildiğinin ilgili tapu müdürlüğü’ne bildirilmesine, taleplerinin yerinde görülmemesi halinde ise müvekkili ile davalı ... ... arasında akdedilen satım sözleşmesinin feshedilmesine, müvekkilinin ödediği tüm bedellerin denkleştirici adalet ilkesi gereğince faiziyle birlikte değerlemesi yapılarak müvekkiline iadesine karar verilmesini, her halükarda yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "Somut olayda; davacının öncelikli talebi taşınmazın tapuya kaydına ve tesciline yöneliktir. Öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, adına teslimi istemine ilişkindir. Davacının talebi, taşınmazın tapuya kayıt ve tescili olup, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir. Kayıt kabul niteliğinde olmayan aynen teslim talepleri yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur. Davacının yükleniciden konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, kaldırma ilamı sonrasındaki davacı beyanının da bu şekilde olduğu, dosya kapsamında aksine bir delil bulunmadığı, davacının müflis şirket çalışanı olduğu ve ödemenin bir kısmının kıdem tazminatından mahsup edildiğinin belirtildiği; bu haliyle davacının dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı kanun kapsamında tüketici konumunda olduğu anlaşıldığına göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 20.10.2022 Tarih ve 2022/2719 E. - 2022/2557 K. Sayılı ilamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 12.02.2021 Tarih ve 2020/1983 E. - 2021/306 K. Sayılı ilamı.)HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulduğunu, 1- Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,2- GÖREVLİ MAHKEMENİN BAKIRKÖY 2. TÜKETİCİ MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın İSTANBUL BAM 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... Bank A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taşınmazı tüketici vasfıyla almadığı açık olup bu hususta söz konusu taşınmazın kiralama amacı ile alındığından davanın tüketici işlemi olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp, dava asliye ticaret mahkemelerinin görev alanına girdiğini, yanı sıra dava tapu iptal ve tescil talebini de içermekte olup; davada tamamen üçüncü kişi sıfatında olan müvekkil bankanın herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, nitekim davacı ile diğer davalı arasında akdedildiği iddia edilen sözleşme resmi şekilde düzenlenmemiş ve tapuya şerh edilmediğinden müvekkil bankanın iyiniyetli olarak tesis etmiş olduğu ipoteğin hukuki ayıp olarak nitelendirilmesi hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. DELİLLER: Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı takyidattan ari tapu iptal ve tescil yada tazminat istemine ilişkindir.1-Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıklar 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile çözüme ulaştırılmaktadır.30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla “tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hâllerinde; olayın özelliğine göre Medeni Kanununun 2. maddesi gözetilerek açılan tescil davasını kabul edilebileceği” kabul edilmiştir.Kural olarak Türk Borçlar Kanunumuzda (TBK) sözleşmelerin yapılışı bir şekle tabi tutulmamıştır. Fakat taşınmaz mülkiyetinin devrine ilişkin sözleşmelerin 818 sayılı Borçlar Kanununun 213 (TBK 237)., 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706., Noterlik Kanununun 60., ve Tapu Kanununun 26. maddelerinde resmî şekilde yapılacağı düzenlenmiştir. Buradaki şekil şartı ispat değil, bir geçerlilik şartı olup, resmî şekle uyulmadan yapılan sözleşme kesin hükümsüzlük yaptırımı ile karşılaşacak ise de, 30.09.1988 gün ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile buna istisna getirilmiştir ve harici satış sözleşmesinin alıcısı konumunda olan kişinin tescil isteminin kabul edilebilmesi için ;1. Satışa konu taşınmazın Kat Mülkiyeti Kanunu’na tabi olarak yapılması,2. Alıcının edimlerini yerine getirmiş olması,3. Satıcının bağımsız bölümü teslim etmiş olması,4. Satıcının tescile yanaşmaması, koşullarının var olması gerektiği kabul edilmiştir.Bu şekilde İçtihadı Birleştirme Kararı gerek kendi taşınmazı üzerine gerekse üçüncü kişi taşınmazı üzerine bina yapmakta olan kişilerin, binanın yapımı aşamasında sattığı bağımsız bölümlerin parasını kullanıp, daha sonra da enflasyon nedeniyle paranın değer kaybetmesi, bununla ters orantılı olarak satılan yerin kıymetlenmesi sonucu, yukarıda belirtilen yasa maddelerinin öngördüğü şekil zorunluluğundan yararlanmak istemelerini ve böylece Türk Medeni Kanununun (TMK) 2. maddesine aykırı davranışları önlemeyi amaçlamıştır.2-Davalı ... ......AŞ.vekilince sunulan dilekçe ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere ,dava 19/01/2023 tarihinde açılmış olup dava açılmadan önce Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/917 esas sayılı dosyası ile davanın kabulüne, ... ... ...AŞ.'nin 30/03/2021 günü saat:14:24 itibariyle iflasına karar verildiği sabittir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 191 ve 192. maddeleri uyarınca iflas açıldıktan sonra müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil iflas idaresine aittir.3-2004 sayılı Kanun'un 194 üncü maddesine göre, iflasın açılması ile kural olarak müflisin taraf olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. İkinci alacaklılar toplantısında dava konusu alacağın masaya kabul edilmemesi halinde davaya kayıt kabul davası olarak devam edilerek bir karar verilir. Bu durumda alacak davası kanun gereğince kayıt kabul davasına dönüşür.4-2004 sayılı Kanun'un 235 inci maddesine göre ise, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar.5- İflastan sonra müflis aleyhine açılmış olan davalarda, iflas idaresi dava konusu alacak iddiasının masaya kaydı için tayin edilen süre bittikten sonra dava konusu iddiayı inceleyip kabul veya ret kararı verir (md. 230). İkinci alacaklılar toplantısında alacağın iflas masasına kabul edilmesi hâlinde dava konusuz kalacağından, mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi; alacağın masaya kabul edilmemesi hâlinde ise davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekir.Bu durumda mahkemece artık tescile dair bir karar verilemez. Yapılması gereken, iflas tarihi itibarıyla taşınmazın değerini tespit ederek, bu bedelin davacı lehine tazmini koşullarının oluşup oluşmadığını değerlendirilmek suretiyle davayı kayıt kabul davası olarak neticelendirmektir.6-Somut olayda; davacının, iflas eden şirkete yönelik talebini iflas masasına yöneltmesi, talebin kabul edilmemesi halinde ise kayıt-kabul davası olarak ticaret mahkemesinde dava açması gerektiği yasayla düzenlenmiştir. Dava, davalı ... ... A.Ş.’nin iflasından sonra 19/01/2023 tarihinde açılmıştır. Açılan dava, sıra cetveline itiraz mahiyetinde kayıt-kabul davası niteliğinde olduğundan, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı ... Bank A.Ş. vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin talebin kamu düzeni yönünden kabulü ile HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve açıklanan nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Bank A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a/3. maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2024 tarih, 2024/25 Esas, 2024/664 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde işlem yapılmak ve yeniden karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı ... Bank A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde davalı ... Bank A.Ş. iadesine, 5-Davalı ... Bank A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek kararda değerlendirilmesine ve hükme bağlanmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Bank A.Ş. yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025