T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/870 - 2025/1854 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/870 KARAR NO : 2025/1854 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/02/2024 NUMARASI : 2023/497 Esas - 2024/95 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEK…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/870 - 2025/1854 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/870 KARAR NO : 2025/1854 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/02/2024 NUMARASI : 2023/497 Esas - 2024/95 Karar DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/06/2023 KARAR TARİHİ : 05/11/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 05/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... adresinde ticari faaliyet yürüten ... vergi nolu 23 S Ev Çözümleri Makine San. Tic. A.Ş.'nin hesabına USD cinsinden ödemeler ile USD tutarlı çekler keşide ettiğini, ayrıca davalı şirket mülkiyetinde bulunan 27 ... 703 plakalı ve 27 ... 689 plakalı araçların 23S Ev Çözümleri Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından kullanıldığını, araç kiralama bedelleri için 8 adet fatura kesildiğini, kira bedellerinin tahsil edilmediğini, Big Pazarlama Anonim Şirketi'nin 23S Ev Çözümleri Makina Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ticari faaliyetlerini devam ettirebilmesi amacıyla verilen USD endeksli çek keşideleri ve banka havaleleri ile şirketin ticari faaliyetlerinde kullanması için zilyetliği devredilen 2 adet aracın 23S şirketi tarafından kiralandığını, davalı şirkete USD tutarlı ödemeler yapıldığını, karşılığınıda davalının ...'e yaptığı ödemelerin toplamının 16.568,)3 USD olduğunu, alacaktan mahsup edildiğini, ayrıca Vestel Anonim Şirketi'ne gönderilen 89/1 ihbarnamesi sonucu 29.07.2022 tarihinde ilgili dosyaya 548.019,54 TL tutarında ödeme yapıldığını, akabinde 29.07.2022 tarihinde dosyaya 99.979,93 TL.- ödeme yapılıp, dosyanın infazen kapatıldığını, yani bu dosyada 359.567,84TL. nin ve 11.096,07 USD'nin tahsil edildiğini, Vestel'e tanzim edilen ... Fatura nolu fatura kesim tarihi itibariyle 2.054.139,58 TL olup, fatura kesim tarihi 29.03.2022 Dolar kuru 14.8488 TL.-den 138.337,07 USD, açıklanan nedenlerle, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu ve ilişkinin döviz üzerinden kurulduğunun kabulü gerektiğinden, itirazın iptaline, takibin devamına , 020 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Gebze İcra Müdürlüğünün 2023/3845 E sayılı dosyasında talebin 24.367,30 USD olduğunu ancak bu davada talebin 23.691,66 USD olduğunu, davalı şirketin hesabına toplam 2.413.707,44 TL.- ile 27.665 USD tutarlı çekler keşide edildiğini, bu tutar karşılığında davacı şirketin, davalı 23S...şirketinin müşterisi Vestel A.Ş. den 2.054.139,60 TL.- tahsil ettiklerini, ayrıca icra takibinde de 359.567,84 TL'nin de tahsil edildiğini, böylece davacı şirketin 2.413.707,44 TL.- sini geri aldığını, 27.655 USD lik çek için ise davacı şirketin icradan 11.096,07 USD tahsil ettiklerini şirket çalışanı ...'e 16.568,93 USD lik araç kira bedeli ve yakıt masrafları olarak ödendiğini, davacı şirkete borçlarının olmadığını, hesaba gelen ve giden paraların 2358.. şirketinin hisse devriyle alakalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü tazminatı isteminin REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de belirtmiş oldukları davacı şirket hesabından davalı şirket hesabına yapılan borç havalelerinden davalı şirket hesabına 17.03.2022 tarihinde gönderilen 10.000,00 USD karşılığı 147.700,00 TL'ye istinaden davalı şirket hesabından 19.04.2022 tarihinde 10.000,00 USD "ALINAN BORÇ ÖDEMESİ" açıklaması ile davacı şirket hesabına gönderildiği, bu hususun da taraflar arasındaki ticari ilişkinin döviz üzerine kurulmuş olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir hizmet/mal alışverişi olmadığı gerçeğinin davacı tarafça davalı şirkete ait banka hesabına yapılan ödemelerin ve davalı şirket emrine keşide olunan çeklerin hisse devir bedeli karşılığı yapılan ödemeler olarak kabul edilmesi gerekliliğine işaret etmekte olduğunu, davacının iddiasını ispat edemediğini, davacı tarafın istinaf taleplerinin ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2024 tarih, 2023/497 Esas - 2024/95 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava itirazın iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır. İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı taraf davalıya çeşitli tarihlerde iade edilmek üzere döviz cinsinden ve döviz kuru baz alınarak TL cinsinden davalıya paraların gönderildiğini, yine davalıya iki adet araç kiralandığı, buna ilişkin 8 adet fatura düzenlendiği, taraflar arasındaki yazışmalar ve fatura içerikleri dikkate alındığında taraflar arasındaki ilişkinin döviz üzerinden gerçekleştiği, davalının bir kısım ödemelerde bulunduğu, bakiye kalan 23.691,66 USD’nin ise ödenmediğinden bahisle davaya konu takibin başlatıldığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı; davalı tarafından verilen cevapta taraflar arasındaki ilişkinin bir kısmının TL üzerinden bir kısmının USD üzerinden olduğunu, yapılan ödemeler ile anılan borcun sonlandırıldığını beyan ederek davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafın istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür. İcra Takibine İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur. (2004 sayılı kanun 62.madde)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. (2004 sayılı kanun 67.madde) Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. (HGK 2017/(19)11-1309 Esas. 2021/377 Karar) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir (HMK m 222/1, TTK m. 83/1). HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca, ticari defterlerin ticari delil olarak kullanılabilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının bir birini doğrulamış olması gerekmektedir. Öte yandan aynı Kanunun 222/3. maddesi uyarınca da, ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu, bazı belgelere senetle ispat kuralının aşılabilmesi ve hakimin delilleri değerlendirirken takdir yetkisini kullanabilmesi imkanını vermiştir. Ancak belgenin, kesin delille ispatlanması gereken bir vakıa karşısında bu kuralı aşıp değerlendirilmeye alınabilmesi için HMK m. 202'de belirtilen bütün unsurları karşılaması gerekmektedir. Hakimin bu konuda yani kurala istisna getiren "kanuni unsurlar" üzerinde ise herhangi bir takdir yetkisi yoktur; bu unsurların objektif olarak gerçekleşmesi gerekir. Bir belge ancak aleyhine kullanılacak kişiden kaynaklanmışsa ve hukuki işlemi muhtemel gösteriyorsa delil başlangıcı sayılabilir. Bu bağlamda elektronik veriler de delil başlangıcı teşkil edebilir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2019/5327 esas- 2021/5363 karar) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17/09/2019 tarihli 2017/19-919 E. 2019/886 K. sayılı "...6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddelerde cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK'nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK'daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz... ...Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 84 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun'un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre birden fazla borcu bulunan borçlu, ödeme zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etme hakkını haizdir. 86. maddeye göre de yasal olarak geçerli bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda ödemenin hangi borca mahsup edileceği gösterilmediği takdirde, tediye muaccel olan borca mahsup edilir. Birden çok borç muaccel ise tediye, borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen borca mahsup edilir. İcra takibi yapılmamış ise tediye, vadesi daha önce gelmiş olan borca mahsup edilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03/05/2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09/06/2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K; 27/01/2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25/04/2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır..." açıklamalı ilamı ile cari hesap/ açık hesap arasındaki farklar, yapılan ödemelerin hangi borca mahsup edileceği hususları anlatılmıştır. Somut olay yukarıdaki açıklamalar ile birlikte değerlendirilecek olursa; taraflar arasında davacı tarafından davalıya borç olarak bir kısım çekler verildiği, bir kısım banka havalesi yoluyla para gönderildiği, verilen bu paraların bir kısmının TL olarak gönderildiği, bir kısmının USD olarak gönderildiği, yine davacı tarafından düzenlenen faturaların da TL olarak düzenlendikleri görülmüş, davacı taraf taraflar arasındaki tüm ilişkinin döviz üzerinden yapıldığını iddia etmiş, davalı taraf ise bir kısmının TL olarak bir kısmının USD olarak yapıldığını taraflar arasında dövizle ödeme yapılacağına dair bir sözleşme olmadığını savunmuş, takibe konu borcun ödendiğini iddia etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki ilişkinin tamamının döviz ile ödenmesinin gerekip gerekmediği, davalı tarafından borcun tamamının ödenip ödenmediği hususlarında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece 31.10.2023 tarihli duruşmada tarafların ticari defterlerinin incelenmesi yönünde ara karara oluşturulmuş ise de; davacı vekilinin 01.11.2023 tarihinde verdiği yazılı beyanlarında davacının ticari defterlerinin Gaziantep ilinde olduğunun bildirildiği, davalı tarafından verilen dilekçede ise davalının ticari defterlerinin bulunduğu yerin bildirildiği, dosyaya sunulan 08.01.2023 tarihli raporun sadece davalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu tanzim edildiği, davacının defterlerinin dosya kapsamında incelenmediği, taraflar arasında eldeki davaya konu edilmeyen senetler ile ilgili Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/601 esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunun dosyaya bilirkişi tarafından eklenmesiyle sonuca gidildiği, bu şekilde eldeki dava ve iddialar yönünden davacının defterlerinin incelenmeksizin hüküm kurulduğu, gerek mahkeme kararında gerekse de dosyaya sunulan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki ilişkinin tamamının USD olarak kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, kararlaştırılmış ise bir kısım ödemelerin TL olarak yapıldığı nazara alındığında davacının kur farkı talep edip edemeyeceği, kur farkı talebinin şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmediği, kur farkı talebi yönünden taraflar arasındaki tüm ilişkinin tek tek irdelenerek (benzer yönde (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/3692 esas 2021/984 karar sayılı ilamı) taraf defter ve kayıtlarının uyumlu olup olmadığı, varsa farkın hangi iş ve işlemlerden kaynaklandığının araştırılmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin bir kısmının döviz bir kısmının TL olarak kararlaştırıldığının tespiti halinde ise yapılan ödemelerin 6098 sayılı yasanın 100-102. maddeleri dikkate alınarak davalının davacıya takip konusu kadar döviz borcunun olup olmadığının değerlendirilmediği, yine dosyaya raporu sunulan Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/601 esas sayılı dosyasının dosyaya alınıp eldeki davayı etkileyip etkilemeyeceği hususunda bir değerlendirme de yapılmadığı, bu haliyle verilen hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayandığı görülmüştür. O halde mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda araştırma ve değerlendirme yapmak ve oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davacının istinaf isteminin kabulü ile kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE, 2-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2024 tarih, 2023/497 Esas ve 2024/95 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf edene iadesine, 5-İstinaf eden tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.05/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*