T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:18/01/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü de…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:24/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:18/01/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:24/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; müvekkili ... ile ... Bankası Nazilli Şubesi arasında 29.09.2003 tarihli Genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer müvekkillerinin kredilere kefil olduklarını, 27.08.2009 tarihinde davalı ile protokol yapılarak kredinin yapılandırıldığını, ancak alacağa istinaden davalı banka tarafından Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibin usul ve yasaya aykırı olduğunu, takip dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini ve %20'den az olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafça ... Yönetimi A.Ş. tarafından borcun kalmadığına dair belge verildiği iddia edilmişse de, söz konusu belgenin sadece ...'a verilmiş olduğunu, diğer borçlular yönünden herhangi bir bağlayıcılığının bulunmadığını, takibe esas borcun halen devam ettiğini, davacının kötü niyetli olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "... Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarından dosyaya ve delilere uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli bulunan buna göre, hükme esas alınan bankacı bilirkişi ...'dan alınan 15/12/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... ile dava dışı temlik eden ... Bankası Nazilli Şubesi arasında 2003, 2005, 2007 tarihli iki adet ve 2008 tarihli iki adet olmak üzere birden fazla Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, diğer davacıların da sözleşmeleri müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladıkları, davacı ...'a Nazilli 1. Noterliği'nin 19.08.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı, davacılardan ... ve ...'a Nazilli 1. Noterliği'nin 19.08.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı, yine davacılardan ..., ... ve ...'a Nazilli 1. Noterliği'nin 19.08.2009 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin gönderildiği, ... numaralı Taksitli Ticari Krediden kaynaklanan borç için 27/08/2009 tarihli protokol imzalandığı, protokolde davacılar ... ve ...'ın imzasının bulunduğu, ... numaralı Taksitli Ticari Krediden kaynaklanan borç için yine 27/08/2009 tarihli ayrı bir protokol imzalandığı, bu protokolde davacı ... dava dışı ...'ın imzasının bulunduğu, ... nolu krediye ilişkin toplam 21.080,00 TL ödenerek kredinin kapandığı, ... nolu krediye ilişkin toplam 20.840,00 TL ödenerek kredinin kapandığı, temlik alan davalının takip tarihi itibariyle talep edilen 21.820,18 TL borca ilişkin bilirkişi tarafından yapılan hesaba göre, takip tarihi 19.10.2009 itibariyle takip konusu edilen Ticari Kredili Mevduat Hesabı nedeniyle davacılardan; ...'ın davalı şirkete 15.198.36 TL asıl alacak, 665,89 TL İşlemiş faiz, 33,29TL BSMV olmak üzere toplam 15.897,54 TL borçlu olduğu, 5.922,64TL 'lik kısmı için borçlu Olmadığı, dava tarihi itibariyle asıl alacak ödendiğinden, dava tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği, diğer davacılar ... ve ...'ın davalı şirkete borçlu olmadıkları tespit edildiğinden, davacılar ... ve ... yönünden davanın kabulüne, davacı ... yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK'nun 72/4. maddesinde; " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. " şeklinde tazminat düzenlenmiş olup, davalı cevap dilekçesi ile kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, Mahkememizce verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından ve dolayısıyla şartları oluşmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine; İİK'nun 72/5 maddesi hükmü "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz." hükmü gereğince davacı borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacı yararına kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığı kanaatine varıldığından bu talebin de reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiller tarafından ödeme nedeniyle anapara alacağına ve faize itiraz edildiği halde Mahkemece takip tarihinden itibaren asıl alacak için faiz işletilip işletilmeyeceği konusunda her hangi bir hüküm kurulmadığını, böylece Mahkemece verilen hükmün infaza ve icraya elverişli olmadığını, hükmün infazı sırasında mağduriyetlerin yaşanacağını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verildiği halde bankadan gerekli incelemeler yapılmadığını, müvekkili ...'ın davalı bankaya borcu bulunmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında düzenlenen hesap kat ihtarının takipten önce borçluya tebliğ edildiğini, Mahkemenin hükme esas aldığı ...'nun 15.12.2021 havale tarihli bilirkişi raporunda TBK'nın 100. maddesine aykırı şekilde takip tarihinden itibaren işleyecek şekilde borç hesapladığını, davacı tarafça sunulan borcun sona erdiğine dair belgelerde kefil ...''a yönelik bir ibare bulunmadığını, bu borçlu yönünden sorumluluğun devam etmesi gerektiğini, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilirken, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, Menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın davacılar ... ve ... yönünden kabulü ile Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, bu davacılar yönünden takibin iptaline, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile, Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davacının takip nedeniyle 5.922,64 TL borçlu olmadığının tespitine bu kısım yönünden takibin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, tarafların yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. ... Bankası ile ... arasında 29.09.2003 tarihli Genel Nakdi Ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye diğer davalıların müşterek kefil olduğu, sözleşme kapsamında borçluya ... ve ... numaralı kredilerin kullandırıldığı, yine ... Bankası'nda davacı ...'a ait Ticari Kredili Mevduat hesabı bulunduğu, dava dışı banka tarafından ödenmeyen kredi borcunun ve mevduat hesabından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla 19.10.2009 tarihinde davalılar aleyhine Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamsız icra takibinin başlatıldığı, alacağın 13.06.2012 tarihinde davalı şirkete temlik edildiği, ... ve ... numaralı kredilere yönelik 27.08.2009 tarihinde yapılan protokol ile borcun yapılandırıldığı, taraflar arasında imzalanan Genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin 86. maddesinde sözleşmeden kaynaklanacak uyuşmazlıklarda Denizli mahkemelerinin yetkili olacağının kararlaştırıldığı, dosya içerisinde birbirinden farklı tespitler içeren Bankacı bilirkişi ...'un ... tarihli, SMMM bilirkişi ...'in ... tarihli, Bankacı bilirkişi ...'ın ... tarihli ve Bankacı bilirkişi ...'nun ... tarihli bilirkişi raporlarının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda mahkemece üç kişiden oluşacak bankacı bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile çelişki giderilerek uyuşmazlığın çözümü gerekirken, gerekçesi belirtilmeden Bankacı bilirkişi ...'nun ... tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekili ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, 5-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesi'nce ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.24/02/2026 ...