9. Hukuk Dairesi 2025/9720 E. , 2026/729 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1631 E., 2025/2000 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereğ…
9. Hukuk Dairesi 2025/9720 E. , 2026/729 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1631 E., 2025/2000 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili sendika üyesi davacının davalı Bakanlığa bağlı ... Komutanlığı işyerinde elektronikçi iş ve meslek kolunda çalıştığını, Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat Veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik'in (Yönetmelik) "7,5 saat çalışabilecek işler" başlıklı 4. maddesine aykırı olarak günde 7,5 saat çalışması gerekirken 8,5 saat çalıştırıldığını, günde iki kez on beş dakikadan ibaret ara dinlenme süresinin düşümüyle günlük çalışma süresinin sekiz saat olduğunu ve davacının günlük yarım saat fazla çalışması olduğunu ancak fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, davacının maruz kaldığı lehim malzemesinin "kurşun ve kalay" bileşenlerinden oluştuğunu, ölçüm yapıldığı esnada tehlikeli ortam bulunmasa dâhi konuya ilişkin emsal içtihatlar gereği davacının daima çalışma ortamının tehlike sınırları içinde bulunduğunun kabulü gerektiğini, 20 11... yıllarında yapılan ölçüme dair tablolarının sunulduğunu, kan değerlerinde kurşuna rastlanan işçilerin sonuçlarının sunulduğunu, işçinin iş yapmaktan kaçınma hakkının dâhi bulunduğunu, işyerinde yürürlükte bulunan dönem toplu iş sözleşmelerinin 25. ve 33. maddelerinde fazla çalışma ücretlerinin %80 zamlı ücret üzerinden ödeneceğinin hükme bağlandığını, konuya ilişkin emsal içtihatlarda ilgili Yönetmelik gereği günlük 7,5 saat çalışma ile sınırlandırılan işlerde günlük 7,5 saatin aşılması hâlinde yapılan çalışmaların fazla çalışma olarak nitelendirilmesi gerektiğini, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre günlük 7,5 saati aşan çalışmaların %80 zamlı ücret üzerinden ödenmesi gerektiğini, yine davalı işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinin 52. maddesine göre, ilgili Yönetmelik gereği günlük 7,5 saat veya daha az çalışması gereken işlere fiilî çalışma sürelerine %14 oranında kısa çalışma primi ödeneceğinin düzenlendiğini ancak davacıya kapsamda olmasına rağmen kısa çalışma priminin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti ile kısa çalışma primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, işçinin Yönetmelik kapsamında olabilmesi için fiilen yapılan işlerin değerlendirilmesi gerektiğini, iddia olunduğu gibi anılan yıllarda ölçüm sonuçlarının yüksek çıkmayıp aksine normal ve kabul edilebilir seviyelerde olduğunu elektronikçi meslek koduyla kart onarım atölyesinde çalışan davacının ayda en fazla iki saat lehim faaliyeti olduğunu ve fiilen lehim işinde görev yapmadığını, Yönetmelik'e göre çalışan işçilere fazla mesai yaptırılamayacağını, bu sebeple 7,5 saati aşan çalışmaların fazla çalışma kabul edilerek ücretinin %80 zamlı ödenmesinin mevzuata da uygun olmadığını, müvekkili İdarenin uygulamalarının mevzuata uygun olduğunu ve aksi yöndeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve davacı talebinin de toplu iş sözleşmesinin 25. maddesine aykırı olduğunu, zira Yönetmelik kapsamı dışında çalışan işçiler için mesai süresinin günlük 8,5 saat, haftada 5 gün ve 42,5 saat olduğunu, işçilere bu çalışmaları karşılığı 45 saat üzerinden ücret ödendiğini, Yönetmelik kapsamındaki işçiler için haftalık çalışma süresinin 37,5 saat olduğunu ve 45 saat üzerinden ücret ödendiğini, davacı lehine %80 zamlı ücret üzerinden fazla çalışma ücreti ödenmesi hâlinde, davacının fiilen çalışmadığı hâlde toplu iş sözleşmesi hükmü gereğince ödenmiş olan ücretinin tekrar ödenmiş olacağını, alacak talebinin haksız ve dayanaksız olduğu gibi hükmolunması istenilen faiz türü ve başlangıç tarihinin de kanuni dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2024 tarihli kararı ile; davacının davalı Bakanlığa bağlı ... Komutanlığı işyeri bünyesinde olan Elektronik Sistemler Fabrikasının kart onarım atölyesinde, elektronik kartların bakım onarım işlerinde elektronikçi olarak görev yaptığı, kart onarım atölyesinde sürdürülen çalışmada ağır metallerden etkilenmenin boyutunun Yönetmelik'te yer alan işlerdeki kadar etkili olacağı anlaşılmakla davacının davalı işyerinde yaptığı işlerin günde 7,5 saat veya daha az çalışılması gereken işler kapsamında olan kurşun ve arsenik işleri ile ilgili olarak Yönetmelik'te yer alan işlerle, benzer veya yakın olabilecek bir ilgisi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 12.12.2024 tarihli kararı ile; davacı tarafça yapılan işin arızalı olan elektronik kartların tamiri amaçlı ağırlıklı olarak lehim yapmak olup bu lehim işleminin; kesintiye uğrayan bağlantı yollarının yenilenmesi, kondensatörlerin, soketlerin devre sigortalarının, rölelerin, köprü diyotları gibi birçok parçanın değişimi ve lehimle sabitlenmesi olup bu yoğun lehim işleminden kaynaklı olarak kurşun ile muhatabiyeti söz konusu olduğundan kart onarım atölyesinde yapılan bu çalışmanın gün içindeki devamlılığının zararlı ağır metallere maruziyet anlamına geldiği, ortama yayılan kurşun ve diğer ağır metallerin solunan havaya karışmadan kaynağından emilerek ortam dışında kontrollü olarak toplanmaması hâlinde bu maruziyetin etkisi ve şiddeti doğru orantılı olarak arttığı ve bu nedenle yapılan işin Yönetmelik kapsamında değerlendirilmesi yönündeki kabulün isabetli olduğu; ancak hüküm kurulurken hata yapıldığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 12.12.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, kısa çalışma prim alacağı bakımından bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş ise de 01.03.2019-28.02.2021 tarihleri arasında yürürlükte olan ve 23.08.2019 tarihinde imzalanan 27. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin 52/ğ-(4) hükmü gereğince "primlerin o ayki ücretlerle birlikte ödeneceği" hüküm altına alınmış olup daha önce yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinde bu hususta herhangi bir ödeme günü belirlenmediği, bu nedenle kısa çalışma primi alacağına ilişkin olarak 01.03.2019 tarihindeki önceki dönem yönünden arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihlerinin hükme esas alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İdarece yapılan işlem ve uygulamaların yasal mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirildiğini, 2. Davacının çalıştığı atölyenin bizzat tehlikeli maddeyle temas edilen, üretim yapılan atölye olmadığını, ihtiyaç durumunda elektronik kart onarımı amacıyla havya kullanılarak lehim teli ile lehim işlerinin yapıldığı atölye olduğunu, üstelik atölyenin tamamında yapılan ölçümlerin referans sınır değerinin çok altında çıktığını, 3. Hüküm altına alınan alacaklara işletilen faizin başlangıç tarihi ve türünün usul ve düzenlemelere aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hükmedilen faize ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.