16. Hukuk Dairesi 2019/2449 E. , 2019/4026 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 49 parsel sayılı 1.288,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak d…
**16. Hukuk Dairesi 2019/2449 E. , 2019/4026 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sonucu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 49 parsel sayılı 1.288,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak, tapu iptali ve ortak mirasbırakanın tüm mirasçıları adına tescili istemiyle davalı ...’e karşı dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ..., dava konusu taşınmazın ortak murisleri olan ve 1982 yılında ölen kayınpederi ...’den kaldığı iddiasıyla, tapu kaydının iptali ve tüm mirasçılar adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalı ... ise, babası ...’den kalan çekişmeli taşınmazın, babasının sağlığında kendisine verildiğini savunmuştur. Mahkemece, alınan beyanlar doğrultusunda taşınmazın, ...’e ait olduğu ve sağlığında davalıya bırakıldığının çevreden duyulduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Taşınmazın öncesinin ortak muris ...’e ait olduğu hususu tarafların kabulünde olup, bu husus taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın murisin sağlığında davalıya verilip verilmediği, verilmiş ise murisin vefatına kadar taşınmazda hangi sıfatla zilyet olduğu ve taşınmazın zilyetliğinin davalıya devredilip devredilmediği hususlarında toplanmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen davalı tanığı ..., kök murisin ölmeden önce davalının bekar olması nedeniyle çekişmeli taşınmazı kendisine bıraktığını söylediğini bizzat duyduğunu belirtmiş olup, alınan diğer beyanlarda da duyumlara dayalı olarak, taşınmazın kök muris tarafından sağlığında ...’e verildiği ifade edilmiş ve Mahkemece de keşif yerinde alınan duyumlara dayalı bu beyanlara itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak hükme esas alınan bu beyanlara göre, murisin ölene kadar çekişmeli taşınmazda zilyet olduğu anlaşıldığı halde, bu zilyetliğin hangi sıfatla sürdürüldüğü ve murisin ölümünden sonra davacının eşi ...’ün hangi sıfatla taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunduğu hususları açıkça sorulup saptanmamış; bağışlamayı kanıtlama yükümlüğünün buna dayanan tarafta olduğu göz önünde bulundurulmamış ve kadastro tespiti sırasında teknisyenliğe ibraz edildiği belirtilen senedin aslının ya da onaylı örneğinin davalı tarafça dosyaya sunulması istenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulamaz.