İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/02/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ: 26/02/2026 Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı 02/01/2026 tarihli ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı takip dosyasında kaçak elektrik kullanımı sebebiyle dü…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/01/2026 DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ İSTİNAF TALEP TARİHİ: 19/01/2026 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/02/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ: 26/02/2026 Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı 02/01/2026 tarihli ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı takip dosyasında kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenen faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ayrıca Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyasında menfi tespit istemli dava açıldığını, davanın reddine karar verildiğini, bu dava dosyasında alınan bilirkişi heyet raporu ile emsal Yargıtay Kararları dikkate alınarak takibe yapılan itirazın iptali ile takibe konu alacağa ilişkin ihtiyati haciz kararı verilmesi talep ve dava etmiştir. YEREL MAHKEME ARA KARARI : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/01/2026 tarihli ve ...Esas sayılı ara kararı ile; "ihtiyati haciz isteyenin ihtiyati haciz talebinin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bu dava yönünden haklılığın ispatlandığını, mahkeme kararının hatalı olduğunu, bahse konu dosyada aldırılan bilirkişi raporu kapsamında da haklılıklarını ispat ettiklerinden bahisle ihtiyati haczin reddine ilişkin karar yönelik istinaf itirazında bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 Sayılı HMK'nun 355/1 maddesi uyarınca, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine konu elektriğin kaçak olarak kullanıldığı iddiasına dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İhtiyati hacze ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunundaki düzenlemeler incelendiğinde; İhtiyati haciz, HMK 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise İİK 257. maddesinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklindedir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur. Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyat haciz isteyebilir. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; İİK.’nun 257 maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip,uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, dosyaya sunulan belgelere göre ihtilafın yargılamayı gerektirmesine, ihtiyati haczin yasal koşullarının somut olayda oluşmamasına göre ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından; ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İncelenen ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irad kaydedilmesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararla değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.24/02/2026