İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/04/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:27/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının işletmecisi olduğu otelin hamam kısmının ayrı bir kira sözleşmesiyle üçüncü bir şahsa devredildiğini, bu bölümde yapılan denetimde tespit edilen kaçak ku…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA ...ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:16/01/2024 DAVANIN KONUSU:MENFİ TESPİT İSTİNAF TALEP TARİHİ:26/12/2024-08/01/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/04/2026 KARARIN YAZIM TARİHİ:27/04/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı aleyhine taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının işletmecisi olduğu otelin hamam kısmının ayrı bir kira sözleşmesiyle üçüncü bir şahsa devredildiğini, bu bölümde yapılan denetimde tespit edilen kaçak kullanım nedeniyle davalı kurumca toplam 223.267,68 TL tutarında tahakkuk ve ek tahakkuk faturası düzenlendiğini, kaçak kullanımın yalnızca hamam kısmını kapsamasına rağmen tüm işletmeyi kapsayacak şekilde kurulu güç üzerinden fahiş hesaplama yapıldığını, Yönetmelik gereğince azami 90 gün olması gereken hesaplama süresinin hukuka aykırı olarak 12 ay üzerinden hesaplama yapıldığını, mevcut fatura ödemelerinin mahsup edilmediğini ve tesis kapasitesiyle uyumsuz olan çift vardiya esaslı hesaplamanın yerinde olmadığını beyanla; davalı tarafça davacı hakkında yapılacak icra takiplerinin durdurulmasına, davacı aleyhine düzenlenen faturalarda davalı tarafın açıkça kötü niyetli ve hukuka aykırı hareket etmesi nedeniyle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yapılacak hesaplamalar sonucunda borçlu olmadıkları miktarın belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01/12/2023 tarihli değer arttırım dilekçesinde; 140.151,23 TL kaçak elektrik tahakkuku ve 83.116,45 TL kaçak elektrik faturaları olmak üzere toplam 223.267,68 TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, ödemiş oldukları toplam 79.850,57 TL'nin istirdadına ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 23.12.2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ile davacının ana kolon sigorta girişinden ek hat alarak enerjiyi sayaçtan geçirmeden kullandığının somut olarak tespit edildiği, bu eylemin Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği uyarınca kaçak elektrik kullanımı teşkil ettiği ve tahakkukların mevzuata uygun şekilde hesaplandığını, davacının kaçak kullanımı ikrar ettiği, yalnızca hesaplama yöntemine itiraz ettiği, ödenen dönem faturalarının kaçak tahakkukuyla bir ilgisinin bulunmadığı ve yapılan tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu belirterek; davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir. YEREL MAHKEME KARARI:Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 16/01/2024 tarihli kararı ile; "...davacı abonenin işletmekte olduğu otelin ana panosunda ana kolon sigorta girişinden yapının bodrum katında bulunan hamama ek olarak hat çekildiği, dava konusu olayda tespit edilen kaçak kullanım durumunun yasanın 42. Madde 1. Fıkrasının (b) bendi kapsamında olduğu, hesaplama yapıldığı ve bir aykırılık bulunmadığı elektrik mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek raporlardan anlaşılmıştır. Yukarıdaki karar içeriğinde de ayrıntılı açıklandığı üzere Elektrik kullanımından dolayı fiilen kullanan kişinin haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğu bulunduğu, ancak, bu sorumluluk davacı olan abonenin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmamaktadır. Fiilen elektrik kullanan şahsın haksız fiil hükümleri uyarınca, abonenin de sözleşmeden doğan sorumluluğunun bulunduğu, bu durumda Asliye Ceza mahkemesi beraat kararının haksız fiil üzerinden değerlendirme yapmış olmasına ve abone ve fiili kullanıcının müteselsil sorumluluğuna göre, alacaklının alacağını sorumluların tamamından isteyebileceği gibi bunlardan biri veya birkaçından da isteyebileceğinin kabulü gerekir. Davacı tarafça ... numaralı Tarihli ve ... tarihli kaçak tahakkuk faturaları yönünden toplam 223.267,68-TL borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmiş ise de; alınan bilirkişi rapor ile kaçak tahakkuk faturalarının toplamda 79.802,21-TL olması gerektiği, Yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının sözleşme ilişkisi kapsamında kaçak tüketimden sorumlu olduğu ancak ödenmesi gereken gerçek kaçak tahakkuk bedelinin 79.802,21-TL olduğu, yapılan 59.850,57 TL'nin kaçak tahakkuk bedelinin içinde kaldığı istirdadı gereken kalan bir bedel bulunmadığı," gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile; davacının ... fatura numaralı 140.151,23 TL tutarlı kaçak elektrik tahakkuku faturası yönünden 90.056,98-TL, ... fatura numaralı 83.116,45 TL tutarlı kaçak elektrik ek tahakkuku faturası yönünden 53.408,49-TL olmak üzere toplam 143.465,47-TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ:Davalı vekili 26/12/2024 tarihli istinaf dilekçesinde; davacı şirketin haksız ve hukuksuz olarak sayaca müdahale ettiğinin tespit edildiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamaların hatalı yapıldığını, 30,56 kwh güç üzerinden 184 gün baz alınarak ve iki vardiya 14 saat kullanım üzerinden kurumca hesaplama yapıldığını, yapılan hesaplamanın mevzuata uygun olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Davacı vekili 08/01/2025 tarihli istinaf dilekçesinde; müvekkilinin bahse konu işletmeyi elektrik hırsızlığını yapan veya kaçak elektrik kullanan hamam işletmesinden sonra kullanmaya başladığını, sorumluluğun hamam işletmesine ait olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi hakkında Antalya 20. Asliye ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında berat kararı verildiğini, davanın tümden kabulü gerektiğini, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nun 355/1 maddesi uyarınca, istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Dava; kaçak elektrik kullanıldığı iddiasına dayalı tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin tahsili için başlatılmış icra takibinden kaynaklı menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin konuya ilişkin maddeleri aşağıdaki şekildedir: "MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik enerjisi tespit süreci MADDE 43 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamında doğrudan dağıtım sistemine yapılan müdahalelerde dağıtım sistemine olan bağlantılar ortadan kaldırılır. Kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sayaca müdahale edildiğine ilişkin şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde aşağıda belirtilen kaçak tespit süreci başlatılır; a) Sayaç sökülerek yerine uygun bir sayaç takılmak sureti ile mevcut sayaç incelemeye alınır. b) Sökülen ve takılan sayaçlarla ilgili EK-6’da yer alan sayaç değiştirme tutanağı düzenlenir. c) İnceleme sonucunda sayaca müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesinin engellenmesi suretiyle elektrik enerjisinin eksik veya hatalı ölçülerek veya hiç ölçülmeden tüketildiğinin laboratuvar raporu ile tespiti halinde EK-5’te yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir. ç) Laboratuvar raporu, kaçak elektrik tespit tutanağı ve ödeme bildirimi beraber tüketiciye bildirilir ve aynı süre içerisinde kesme bildirimi düzenlenmek suretiyle kullanım yerinin elektriği kesilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi kapsamında kullanım yerinde EK-5’te yer alan kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenir ve kullanım yerinin elektriği kesilir. (4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişiler ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. (5) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. (6) Bu madde kapsamında düzenlenen kaçak elektrik tüketim faturası en geç 3 iş günü içerisinde tüketiciye gönderilir. (7) Bu madde kapsamında yapılan tespit ve işlemler kullanım yerini de içerecek şekilde fotoğraflanır ve iletişim bilgilerinin bulunması halinde kalıcı veri saklayıcısıyla da tüketiciler bilgilendirilir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre MADDE 45 – (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır." Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumludur. Tüm bu açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa bakıldığında; davalı hakkında ... Mahallesi, ... Sokak No: ... Otel adresinde yapılan kontrolde 23/12/2021 tarihinde "yapılan kontrolde kullanıcı ana hattın sigorta girişinden ek olarak ticarethaneye ve hamama ayrı hat olduğu" gerekçesiyle kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik kullanıldığının tüm dosya kapsamından anlaşılmasına, abone olan davacının kaçak elektrik tüketiminden sorumlu olmasına ve ceza dosyasında verilen beraat kararının davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun konuda uzman bilirkişi tarafından yönetmelik hükümlerine ve denetime elverişli olarak düzenlendiğinin anlaşılmasına, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından; HMK'nun 353/1.b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydedilmesine, 3-Alınması gereken 9.800,12 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 2.450,10 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 7.350,02 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydedilmesine, 4-Taraflardan ayrı ayrı peşin alınan istinaf kanun yoluna başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydedilmesine, 5-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTALIK yasal süre içinde YARGITAY ilgili hukuk dairesinde TEMYİZ YASA YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE, oybirliği ile karar verildi.21/04/2026 ...