T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1511 - 2025/1970 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1511 KARAR NO : 2025/1970 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 Tarihli Ek Karar NUMARASI : 2025/167 D.İş Esas - 2025/170 D.İş Karar İHTİYATİ HACİZ TALEP E…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1511 - 2025/1970 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1511 KARAR NO : 2025/1970 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2025 Tarihli Ek Karar NUMARASI : 2025/167 D.İş Esas - 2025/170 D.İş Karar İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : MONAT METAL KAPLAMA VE METAL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN : KRATOS METAL ANONİM ŞİRKETİ ... VEKİLİ : Av. ... TALEP TÜRÜ : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 21/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Talep eden vekilinin talep dilekçesinde özetle; talep eden şirket, taraflar arasında akdedilen 12.07.2024 tarihli sözleşme gereği yüklenici olup, karşı taraf borçlu şirket ise şirket olarak anıldığını, ilgili sözleşme gereğince sevk edilen ürünler için ekte ki faturalar düzenlendiğini, talep eden şirket, davalıya olan ticari güveninden dolayı sözleşmeden doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın borçlu şirket kendisine teslim edilen malların bedelini sözleşmede belirlenen fatura ödeme süresinde ödemediğini ve ödememekte ısrarcı olduğunu beyan ederek borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın, alacağımızın sürüncemede kalmaması ve yapacakları icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine İİK’da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Alacaklının ibraz ettiği dilekçe ve ekinde bulunan 12.07.2024 tarihli sözleşme, taraflar arasında ki akdi ilişkiyi gösteren faturalar, Kartal 23. Noterliği'nin 26.05.2025 tarih ve 12839 yevmiyeli nolu ihtarnamesi ve Beyoğlu 34. Noterliği'nin 04.06.2025 tarih ve 05232 yevmiye nolu ihtarnamesi, Mutabakat ve borçlu şirketin mutabakatı gönderdiği maili incelendiğinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki yasal koşulların oluştuğu anlaşılmakla İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜNE, 2-Borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarının İHTİYATİ HACZİNE ... " karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden, itiraz dilekçesinde özetle; itiraz eden şirket huzurda olmaksızın dosya kapsamında itiraz eden aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğinin öğrenildiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ihtiyati haciz kararına istinaden konu olan borç esas itibariyle fatura alacağına dair olduğunu, faturaların alacağın varlığını kesin olarak ispat edebilecek bir nitelikte olmayıp, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, ihtiyati haciz evrakı talebinde bulunan davacının elinde kambiyo senedi ve benzeri olarak ihtiyati haciz talep edebileceği bir evrak bulunmadığını, bunun yanı sıra itiraz eden şirketin yerleşim yeri belli olup kendisinin kaçma ve mal kaçırma gibi bir durumunun da mevcut olmadığını, dolayısıyla bu açıdan da ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını bu sebeple; ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece 17/07/2025 tarihli ek karar ile; " ... 1-İhtiyati hacze itirazın REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi gerekçesindeki öz konusu ihtarnamede bir borç ikrarı olmayıp, karşı taraftan ayıplı ürün telim ettiğinden bahis edildiğini, dolayısıyla ortada bir borç ikrarı olmayıp mutabakat formu da bu anlamda ihtiyati hacze konu bir varaka olmadığını, sayın mahkemenin nitelemeleri mevcut duruma yasaya ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. İhtiyati haciz talep eden vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf talebinin süresinde olmadığını beyan ile; itiraz eden tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/167 D.İş Esas - 2025/170 D.İş Karar sayılı 17/07/2025 Tarihli Ek Kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 16/06/2025 tarihli kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı tarafın itiraz etmesi üzerine 17/07/2025 tarihli ek karar ile, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiş karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; talep eden, karşı taraf ile aralarında bulunan 12/07/2024 tarihli sözleşme gereğince düzenlenen faturalar gereği alacaklı olduğunu ve yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunu beyan ederek karşı taraf hakkında ihtiyati haciz talep ettiği, ilk derece mahkemesince 16/06/2025 tarihli kararı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, karara karşı tarafın itiraz etmesi üzerine 17/07/2025 tarihli ek karar ile, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlık; ihtiyati haciz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, itirazın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2004 sayılı İİK'nın 257-(1) maddesi "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." 2004 sayılı İİK'nın 257-(2) maddesi "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." 2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesi" ...Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." hükmü düzenlenmiştir. İhtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için durumun gerektirdiği hallerde karşı taraf dinlenmeden (İİK m.258) ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görülerek de verilebilir. Mahkemece ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi şartı olmayıp, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Geçici hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü; hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Ancak; kanun koyucu bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hakime, bu durumu belirterek, ispat olgusunu düşürme imkanı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde; tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak; yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu göz ardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukuki korumalarda; bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür; bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından 6100 Sayılı HMK'da bir yenilik getirilmemekle birlikte; “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış; ayrıca, burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. Somut olayda; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacı alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Alacaklı tarafın 12.07.2024 tarihli sözleşme, taraflar arasında ki akdi ilişkiyi gösteren 12.07.2024 tarihli sözleşme, taraflar arasında ki akdi ilişkiyi gösteren faturalar, Kartal 23. Noterliği'nin 26.05.2025 tarih ve ... yevmiyeli nolu ihtarnamesi, Beyoğlu 34. Noterliği'nin 04.06.2025 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, taraflar arasında borçlu tarafından imzalanmış Mutabakat ve borçlu şirketin mutabakatı gönderdiği maili ile alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, mahkemenin kesin ispatı aramadığı, alacağın muaccel olduğu ve rehinle temin edilmediği, borçlunun itirazının yerinde bulunmadığı, 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilme koşullarının oluştuğu, davacının davalıya mal satıp teslim ettiğini yaklaşık olarak ispat ettiği, davalının itirazlarının 2004 sayılı İİK'nın 265. maddesinde sayılı itiraz nedenleri arasında olmadığı anlaşılmakla davalı vekilince yapılan istinaf isteminin reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; ihtiyati hacze itiraz edenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*