T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/560 Esas KARAR NO : 2025/1685 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2020/475 Esas, 2021/869 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı veki…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/560 Esas KARAR NO : 2025/1685 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/11/2021 NUMARASI : 2020/475 Esas, 2021/869 Karar DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) KARAR TARİHİ: 18/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'ın sağlık sigortası kapsamında müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkilinin sigortalısının 29/05/2018 tarihinde... plakalı araç içerisinde trafik kazası sonucu yaralandığını ve kaza sebebiyle gördüğü tedavilerin giderlerinin müvekkili tarafından ödendiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili tarafından gönderilen yazı ile, tedavi masraflarının Sağlık Uygulaması Tebliği (SUT) kapsamında kalan 9.066,81 TL'sinin SGK tarafından ödendiği bildirilerek SUT'u aşan 35.290,86 TL'sinin ödenmesi talep edilmiş ise de, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, oysa tamamı müvekkili tarafından karşılanan tedavi masraflarının yasal düzenleme uyarınca davalı tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek şimdilik 5.000,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 13/07/2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile, dava değerini 35.290,86 TL'ye arttırarak toplam 35.290,86 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin 2 yıllık süre geçtiğinden zamanaşımına uğradığını, davacının, sigortalısı için yaptığı ödeme belirlenebilir olduğundan davanın belirsiz alacak olarak açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dışı ...'ın maliki olduğu ... plakalı vasıtanın müvekkili nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı şekilde ve sigortalısının kusuruna göre olduğunu, dava konusu edilen tedavi giderlerinin SGK’nın sorumluluğunda olduğunu, zira Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesindeki yenilik ile trafik kazası sonucu yaralanan kişinin sağlık kuruluşundaki tüm tedavi giderleri bakımından müvekkilinin yükümlülüğünün sona erdiğini, ayrıca dava konusu olayda rücu ve halefiyet şartlarının mevcut olup olmadığının denetlenmesi gerektiğini, ödemeye dayanak faturalarda tedavi giderlerinin yüksek belirlendiğini, bunun yanı sıra müvekkili temerrüde düşürülmediğinden ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceği gibi dava konusu talep haksız fiile dayandığından ticari temerrüt faizinin de istenemeyeceğini belirterek davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; talebe konu trafik kazasının yaralamalı olması sebebiyle uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği, buna göre davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı, davalı sigorta şirketinın zarardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu, aldırılan adli tıp raporuna göre davalının sigortalısının tam kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının talep ettiği tedavi gideri yönünden alınan raporda ise, davalının, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Uygulama Tebliği dışında kalan ve ödemesi gereken tedavi giderinin 35.290,86 TL olarak tespit edildiği, davacının poliçe kapsamında ödeme yaptığı ve ödeme belgesini dosyaya ibraz ettiği, davalının poliçe süresi içinde 3. kişiye gelen zarardan sorumlu olduğu, dava yapılan ödemenin rücuen tahsiline ilişkin olduğundan ödeme tarihinden itibaren faiz istenmesinin yerinde olduğu, davalının poliçeye göre sorumluluğunun 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu, ayrıca tarafların tacir olduğu gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile, 35.290,86 TL'nin ödeme tarihi olan 30/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı davayı açarken rücu edilecek miktarı bildiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, faiz türü ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, tedavi giderlerinden SGK sorumlu olup müvekkilinin hiçbir sorumluluğu olmadığından davanın kabulünün hatalı olduğunu, ayrıca kusur raporu hatalı olduğundan kabul etmediklerini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında trafik kazasında yaralanan sigortalısı için ödediği tedavi giderinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.Dava dışı sigortalı ...'ın davacı şirket nezdinde 01/01/2018-01/01/2019 tarihleri arasında Grup Sağlık Sigortası Sertifikası ile sigortalı olduğu, sigorta ettirenin ... olduğu, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağına göre 29/05/2018 tarihinde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle sigortalı ...'ın yaralandığı, davacı tarafından ise tedavi giderine ilişkin yapılan ödeme sebebiyle ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, dava dışı sigortalı için ödenen tedavi giderlerinden davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 17/02/2021 tarihli raporda, davalı nezdinde sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen trafik kazasında %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.Doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 17/06/2021 tarihli raporda; ...'ın 29/05/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle oluşan tedavi giderlerinden dosya içinde bulunan belgelere göre 15/09/2021 tarihine kadar oluşan giderlerin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanan miktarının 40.007,86 TL olduğu, bu meblağ dışında kalan tutarların ...'ın geçirdiği trafik kazasına bağlı olup Sağlık Uygulama Tebliği dışında kalan yani Sosyal Güvenlik Kurumu ödemesi kapsamı dışındaki tutarların ise 35.290,83 TL olduğu bildirilmiştir.6111 Sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi" başlıklı 98. maddesinin 1. fıkrasında "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez." hükmü düzenlemiştir. 6111 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ise "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer..." şeklinde hüküm içermektedir. Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi 2013/773 Esas ve 14/11/2013 tarihli kararı ile önce Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiş olup akabinde 2013/773 Esas 2016/1779 Karar ve 16/03/2016 tarihli karar ile ise, dava konusu Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "... Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1 maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/25173 Esas 2024/881 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, Acıbadem Kayseri Hastanesi tarafından düzenlenen 11/06/2018 tarihli 8.300,07 TL bedelli, 28/08/2018 tarihli 18.229,92 TL bedelli ve 17/09/2018 tarihli 8.760,84 TL bedelli üç faturanın da davacının sigortalısının 29/05/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeni ile Acıbadem Kayseri Hastanesinde gördüğü tedavilere ilişkin olduğu anlaşılmış olup davacı da söz konusu fatura bedellerini ödediğinden bahisle tahsil talebinde bulunarak işbu davayı açmıştır. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında, 6111 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılan işbu davada, rücu istemine konu hastaneye ödendiği belirtilen tedavi giderinin mahiyeti itibariyle 6111 sayılı Yasa kapsamında kaldığı, zira rücuya konu miktarın tamamı hastane tarafından fatura edildiğinden tedavi giderlerinin belgeli olduğu dikkate alındığında 6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği dava dışı SGK bu tedavi giderlerinin tamamından sorumlu olmasına rağmen sorumluluğu bulunmayan ZMMS sigortacısı olan davalı yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle davalı vekili istinaf başvurusunda haklıdır.Açıklanan nedenler ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen sebeplerle kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıdaki nedenlerle KABULÜ İLE, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/475 Esas, 2021/869 Karar sayılı ve 18/11/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından başlangıçta yatırılan 85,39 TL peşin harç ve 517,30 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 602,69 TL harcın mahsubu ile bakiye 12,71 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 35.290,86 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, f)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, İstinaf Başvurusu Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 602,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 12,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davalı tarafından karşılanan 764,80 TL istinaf harçları ile 40,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 804,80 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.18/12/2025