9. Hukuk Dairesi 2024/14253 E. , 2025/2083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin
**9. Hukuk Dairesi 2024/14253 E. , 2025/2083 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hâlihazırda ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım servisinde temizlik görevlisi olarak çalışmakta olduğunu, daha öncesinde Adana Dr. ... ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları hastanesi bünyesine temizlik görevlisi olarak kadroya geçtiğini, 01.02.2021 tarihinde Sağlık Kurulu ve rapor biriminin temizliğini yapmak üzere görevlendirildiğini, bu sırada müvekkilinin eğitimli, meraklı ve okumaya düşkün yapısının amirlerince fark edilmesi üzerine 04.02.2021 tarihli İdarenin kararı ile rapor odası biriminde gelen/giden evrak bölümünde çalışmaya başladığını ve 04.02.2021 tarihinden ... Dr. ... ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları hastanesi ile bağının kesildiği tarihe kadar temizlik işlerinde çalıştırılmadığını, hastanece tanzim edilen adli raporları kaleme aldığını, Elektronik Belge Yönetim Sistemini (...) kullanarak kurumlarla yapılan yazışmaları gerçekleştirdiğini, bununla birlikte müvekkiline aynı hastanenin adli yazışma biriminde de evrak tanzimi ve evrak gönderimi gibi konularda ... yetkisi verildiğini, 04.02.2021-09.03.2022 tarihleri arasında rapor tanzimi, iletişim evrakı tanzimi, kurumlarla yazışma, gelen evrakın kaydedilmesi, giden evrakın hazırlanması, yazıların şablonlarının hazırlanması ve yazıların amirlerin onayına sunulması gibi vasıflı işlerde çalıştırıldığını, üyesi olduğu sendika ile davalı arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin 29/d bendi uyarınca müvekkilinin vasıfsız bir işte çalıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin 1 yıl süresince vasıflı bir işte çalıştığını, bu nedenle vasıflı bir işte çalışma hakkını elde ettiğini ileri sürerek müvekkilinin vasıflı bir işte çalıştırılması gerektiğinden vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürekli işçi vasfında temizlik görevlisi olarak görev yapmakta olduğunu, davacının atama kararında sürekli işçi ve temizlik personeli olduğunun belirtildiğini, davacının kadro ve görev unvanına uygun olan alanlarda istihdam edildiğini, bu nedenle davacının Adana Dr. ... ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde hizmetin zorunlu kıldığı hâllerde başka görevlendirmeler yapılarak çalıştırıldığından bahisle tekrar temizlik görevlisi olarak çalıştırılmayacağı iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarına İşçi Alınmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre ... Dr. ... ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları hastanesi temizlik görevlisi unvanı ile naklen tayinin yapıldığı, hastanedeki görevine 04.05.2020 tarihinde başladığı, davacının 13.05.2020 tarihinde ...ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikasına (Sendika) üye olduğu, dosyaya sunulan davacıya ait görevlendirme evraklarına göre davacıya 04.02.2021 tarihinde ...'de gelen ve giden evrakları görme yetkisi verilerek sistem tanımlamasının yapıldığı, 17.02.2022 tarihinde de adli yazışma biriminde evrak tanzimi ve gönderimi gibi konularda ... yetkisi verildiği, davacının ... güvenliğinin tehdit altında olduğundan bahisle ... Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 08.03.2022 tarihli atama kararı ile 09.03.2022 tarihinde hastanedeki görevinden ayrıldığı, davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki görevine 15.03.2022 tarihinde başladığı, bu tarihten itibaren ve dava tarihi itibarıyla hâlen temizlik görevlisi olarak görev yaptığı, davalı Bakanlığın üyesi bulunduğu Türk Ağır Sanayii ve Hizmet Sektörü Kamu İşverenleri Sendikası (...) ile Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin 29/d bendinde "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamazlar." hükmüne yer verildiği, dava konusu uyuşmazlığın davacının vasıfsız işte çalıştırılamayacağının tespiti istemine ilişkin olduğu, dosya kapsamından davacı her ne kadar temizlik görevlisi kadrosunda işe başlamış gibi görünse de 04.02.2021 tarihinden itibaren fiilen rapor odası biriminde gelen ve giden evrak bölümünde çalıştığı, söz konusu işin vasıflı işlerden olduğu, toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinde açıkça vasıfsız kadroda yer alan bir işçinin vasıflı kadroda bir yıl süreyle çalışmış olması hâlinde tekrar vasıfsız olarak çalıştırılamayacağının düzenlendiği, davacının vasıflı işte çalışma süresinin de toplu iş sözleşmesinde belirtilen bir yıllık süreden fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının temizlik işlerinde çalıştırılamayacağı ve vasıflı bir işte çalışma hakkını elde ettiğinin tespitini talep ettiği, dava konusu görev değişikliğinin iş sözleşmesinin davacı ya da davalı tarafından tazminat (...) talebiyle feshi hâlinde haklı ya da geçerli sebep olup olmadığı kapsamında değerlendirebileceği, iş sözleşmesi devam ederken iş ve çalışma koşullarındaki değişikliğin işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu hususta tespit yapılmasında işçinin güncel bir hukuki yararının bulunmadığı, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Sendika ile davalı Bakanlık arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesi gereğince 1 yıl süresince vasıflı bir işte çalışan kişinin daha sonraki dönemde vasıfsız işte çalıştırılamayacağını, 2. Müvekkilinin toplu iş sözleşmesindeki vasıfla işte çalıştırılma vaadine duyduğu haklı güven çerçevesinde uzun süre vasıflı işi icra ettiğini, 3. Müvekkilinin hak ettiği vasıflı işte çalıştırılma durumuna rağmen hâlen temizlik hizmetlerinde çalıştırılmasının kendisinin daha fazla emek ve mesai harcamasına yol açtığını, işte bu durumda müvekkilinin hakkının ve hukuki durumunun tehlikede olmadığı ya da müvekkilinin bir tereddüt içerisinde olmadığının iddia edilemeyeceğini, 4. Açılan davada hukuki yararın bulunduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının toplu iş sözleşmesinin 29/d bendi kapsamında vasıfsız bir işte çalıştırılamayacağına yönelik tespit isteminde hukuki yararı bulunup bulunmadığına ilişkindir. Mahkemeden istenilen hukuki korunmaya göre davalar; ... davaları, tespit davaları ve inşai davalar olarak ayrılmaktadır. ... davalarında, bir şeyin yapılması, bir şeyin verilmesi veya bir şey yapılmaması istenmekte iken; inşai (yenilik doğuran) davalar ile de var olan bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılması istenir. İnşai (yenilik doğurucu) davanın kabulü ile yeni bir hukuki durum yaratılır ve hukuksal sonuç genellikle bir yargı kararı ile doğar. Tespit davaları ise, bir hakkın veya bir hukuki ilişkinin var olup olmadığının yahut bir belgenin sahte olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davası kendine özgü davalardan olup dava sonucunda verilen kararın icra ve infaz kabiliyeti yoktur. Tespit davalarında davacının amacı, bir hak veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun veyahut içeriğinin belirlenmesi olup hak veya hukuki ilişkinin varlığı yahut yokluğu tespit davası açılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Bundan başka, tespit davasının dinlenebilmesi için konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının Mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir. Tespit davaları ... davalarının öncüsü olduğundan ... davası açılmasının mümkün olduğu hâllerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi hâkim tarafından da resen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti hâlinde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesine göre dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. Somut uyuşmazlıkta davacı; 04.02.2021-09.03.2022 tarihleri arasında rapor tanzimi, iletişim evrakı tanzimi, kurumlarla yazışma, gelen evrakın kaydedilmesi, giden evrakın hazırlanması, yazıların şablonlarının hazırlanması ve yazıların amirlerin onayına sunulması gibi vasıflı işlerde çalıştırılmasına rağmen dava tarihi itibarıyla ... Eğitim Araştırma Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım servisinde vasıfsız işçi/temizlik işçisi olarak çalıştırıldığını oysa üyesi olduğu sendika ile davalı arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin 29/d bendi uyarınca müvekkilinin vasıfsız bir işte çalıştırılmasının mümkün olmadığını, İdareye yapılan başvurulardan sonuç alınamaması üzerine dava açmak zorunda kaldıklarını ileri sürerek müvekkilinin vasıflı bir işte çalıştırılması gerektiğinden vasıfsız işte görevlendirilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunun tespitini talep etmiştir. Dava dilekçesinin içeriğine göre davacının talebi, son bir yıldan daha fazla süre vasıflı işlerde çalıştırıldığı için işveren tarafından bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin 29. maddesi uyarınca çalışmasının devamında artık vasıfsız işte çalıştırılamayacağı iddiasına dayalıdır. Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de yapılan değerlendirme, dosya kapsamına uygun olmadığı gibi tarafların iddia ve savunmalarıyla da bağdaşmamaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki işçinin görev yerinin işverenin yönetim hakkı kapsamında değiştirilmesi hukuki yararı ortadan kaldırmaz. Bir diğer ifade ile yönetim hakkının kanuna, sözleşmelere ve dürüstlük kuralına uygun kullanılıp kullanılmadığı da hukuki yarar mevcut olmak kaydıyla tespit davasının konusunu oluşturabilir. Bu açıklamalardan sonra somut olay bakımından hukuki yarar hususu ele alınmalıdır. Davacının talebi iş ilişkisini sonlandırmak olmayıp mevcut durumda aleyhine yapılan ve çalışma koşullarında esaslı değişiklik arz ettiğini iddia ettiği görevlendirilmenin hukuka aykırı olduğunun tespit edilmesidir. Ayrıca dosya kapsamından anlaşıldığı üzere temizlik personeli olarak çalışma ile vasıflı personel olarak görev yapmak arasında ücret anlamında herhangi bir farklılık bulunmadığından, davacının alacak farkına yönelik ... davası açması gerektiğinden söz edilemez. Diğer taraftan hukuki yarar olgusunu, davacıyı iş sözleşmesini feshetmeye zorlama sonucu doğuracak şekilde yorumlamak da doğru değildir. Tespiti istenen hukuka aykırılık için ... davası açılması mümkün olmadığına göre, güncel hukuki yararı bulunmak kaydıyla tespit davası açılması mümkün olmalıdır. Bunun için sözleşmenin sona ermesinin beklenmesi gerektiği kabul edilemez. Şu hâlde davacının, somut davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına yönelik inceleme yapılması gerekirken davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.